|
Evet, Cumhuriyet
tarihinin en büyük hırsızlık ve yolsuzluk
dosyasında ki; 5 Milyar dolar, Necip Türk
Milleti’nin ve Aziz vatanımızın çalınan ve iç
edilen para miktarıdır bu. Bu yazıyı yazarken
korkuyorum. Dosyamdaki belgeleri açıklarken
ürperiyorum. Merhum Uğur Mumcu’nun öldürülmesine
gerekçe olan dosya miktarı sadece 135 milyon
dolardı. Ama bu dosya o kadar büyük ki;
karşınızdaki kişiyi hedef haline getirmemeniz,
ama; yolda yürürken de Osmanlı efeleri gibi; iki
ileri bir geri gitmeniz gerekir. Mesela; önce
sol omuz ileri, Kadırgalı gibi sonra sağ omuz
yarım arkaya akacak şekilde!.. Yazarken
hırsızlara “Hırsız beyefendi” demelisiniz. Söz
verip yerine getirmeyen dönekler için asla ve
asla “Sözünün eri, güvenilir insan değil”
tabirini kullanmamalısınız. Eğer kullanırsanız;
üç yıl mahkeme kapılarında sürünürsünüz,
ödeyemeyeceğiniz, kaldıramayacağınız cezalara
çarpılırsınız. Kapınızdan gizli kameracıları,
maliyecileri ve komplo kuran polisleri eksik
etmezler. Sürüm sürüm süründürürler, hem de
hakim değişikliği yapılan mahkemelerde
süründürürler. Bu yazdıklarım Kenya’da mı
oluyor? Elbette Kenya’da veya bir Bedevi
krallıkta oluyor. 84 Yıllık Cumhuriyetimizin
kazanımı olan, Gazi Paşamızın ve silah
arkadaşlarının akpacık bırakıp gittiği kurum ve
kuruluşlarında olacak hali yok ya! Olsa bile bir
üst makam yok mu sizce? Elbette var ve olmaya da
devam edecek.
Merhum Diyanetten
sorumlu Devlet Bakanı Ekrem Ceyhun’un
makamındayım. Şiddetli olarak tartışıyoruz;
-Sen şimdi atla
uçağa hemen İstanbul’da TÜRSAB Başkanı Başaran
Ulusoy’a git. Bakanım söyledi işimi hallet de!
-Aman bakanım,
Başaran ölür de benim işimi halletmez.
Merhum ayağa
kalktı ve bana şiddetle çıkıştı:
-Ben Türkiye
Cumhuriyeti’nin Devlet bakanıyım. Başaran da kim
oluyor ki?
(Offf! Başaran
Ulusoy kim olmuyor ki? Pasaportunu ve vizesini
almış, kavurmasını kavurmuş, Cilvegözü sınır
kapısına umreye gitmek için dayanmış, Hiçbir
Anayasal insan hakkını elde edemeyen TC
vatandaşı, Başaran Ulusoy’un çektiği faksla
sınırdan geri çevrilir. Yüzüne TC sınır kapıları
çarpılıverir. Kim takar anayasamızın 23, 24, 91,
40’cı maddelerini? 16 yıldır sürüyor bu
hırsızlık, 16 yıldır sürüyor bu tröstleşme)
-Efendim değil
siz, Genel Kurmay Başkanımız istese bile Başaran
bir yolunu bulur ve çark eder. Ne de olsa
kendisi Karadenizlidir, çark etmeyi iyi becerir.
Merhum iyice
küplere binmişti. Nasıl olur ki; beni kendisine
Başbakan Demirel göndermişti. Üstelik Kamu
kurumu niteliğindeki bir kurumun başkanı söz
dinlemez, çark ederdi. Hemen telefona sarıldı.
Santraldeki bayana bağırarak;
-Bana TÜRSAB
Başkanı Başaran denen adamı bulun! (Öyle
dememişti de, anlayan anladı nasılsa, boş verin,
nasılsa merhumun şahitliğine de bakılmaz!)
Santralci kız
bakanın öfkesinden korkarak beş altı saniye
içinde ne yaptı, etti Başaran’ı bulup,
buluşturdu ve Bakana bağladı.
-
Başaran, Hakkı DEDELER İstanbul’a geliyor, sakın
işini halletmeden gönderme.
-
Elbette efendim, buyursun gelsin emriniz olur,
halllllederiz!.. (En son babalar duyar
dizisindeki Kadir Beyefendiyle ikiz her hal)
Bakan öfkesini
telefondan çıkartırcasına çarparak kapattı. Ben
daha fazla ara kızıştırmanın bakanın kalbine
zarar vereceğini anlayarak makamından ayrılıp,
havaalanına gittim. Zira beynimde taşıdığım bir
galon gazı bakana boca etmeyi başarmıştım.
Herkes yerini yurdunu bilsin demi ya!.. Birkaç
saat sonra mesai dışı Başaran Bey’in
yanındaydım. Her zamanki Alinazik tavrını
takındı ve;
-Sen mevzuatları
benden iyi bilen bir insansın…
“Anlat kızım
Melahat, 90 derece mi, istersin, 180 derece mi
istersin veya sırt sırta 360 derece mi istersin,
bizim taka çarkçısı ben uçakta gelirken
hazırlamış rotayı…”
Evet, bugün yine
aynen söylüyorum: Başaran istediyse bu kongreyi
de kazanarak çıkacaktır. Eğer havlu atmayı
düşünüyorsa, bir yolunu bulup, çarkı kendi
rotasına göre çevirmesini de becerir. Şuraya
bakın; TÜRSAB’ın olaysız bir toplantısı yok. Her
türlü imkanı sağlamış Başaran bey, hiç kimseden
çekindiği, mekindiği ve de korkusu da yok.
Havada uçuşan yumruklar vız gelir, tırıs gider
demi ya!..
Vakit namazları
sonrasında, sık sık cami cemaatiyle tartışırız.
Mübarekler erkekseniz tek tek gelin üstüme. Yahu
arkadaş bir cami düşünün, namazdan çıkanların
tamamı da AKP’ye oy vermiş olsun! Yahu, Allah
Rızası için biriniz de Kadayıfçı hocaya verin
yahu! Yok arkadaş hepsi de; “AKP” diyor, başka
bir şey söylemiyor. Geçtiğimiz gün cami
avlusundaki çay ocağında öfkelendim ve
sıraladım:
-
AKP Başörtüsü
meselesini çözemez,
-
AKP İmam
Hatip, Kur’an Kursu, İlahiyat sorununu
çözemez,
-
AKP Hac ve
Umre ticaretini gayrimüslimlerin tekelinden
çıkartıp, serbest bırakamaz.
-
AKP Siirt
seçimlerinde kendisini başbakan yapan
seçmene ihanet edemez, anarşiyi, manarşiyi
bitiremez,
-
Bırakın bu
büyük işleri, AKP Başaran Ulusoy’a bile söz
ge-çi-re-mez.
-
AKP sayesinde
Ahıska; Gürcistan, Ahıskalı; Güristan
vatandaşı olacak. Sizler de Salamon’dan,
Simon’dan vize almadan hacca ve umreye
gitmeyi unutun! Nasılsa, yılbaşı geliyor,
Başaran 20-30 tane yılbaşı eşantiyonu olarak
Jeames Bond çanta diktirmiştir,
valizcilerine! Şööle bir bakanlıklar arası
dolaşıvermesi bile yeter ona!..
Bakın, iki
dönemdir ne kızıyor, ne de kızarıyor, uslu,
puslu Mehmet Aydın makamında oturup duruyor. Ne
acı tecelli ki; Mehmet Aydın’la da, Ekrem Ceyhun
Merhum’dan beter diyalogumuz oldu. Mehmet Aydın
100 tane dernek başkanına hitaben -beni
dinledikten sonra- Ahıskalıların diploma
denklikleri konusunda:
-
Hakkı DEDELER
arkadaşımız doğru söylüyor, Batı Trakya’ya
hangi müftünün tayin edilmesi meselesinden
önce, işsiz ve aşsız gezen kendi insanımızın
diploma denkliklerinin çözülmesi gelir.
Ahıskalı doktorlarımız park ve bahçelerde
amele olarak çalışmak zorundalar.
-
Vay be!, vay
ki ne vay! Aradan 2 yıl geçti, TBMM’nin
önüne YOK ve Emekli Sezer dikildi.
Milliyetsiz irade dikildi Aydın’ın
karşısına. Öyle ya; hadi Ahıska Türkü
doktorun diplomasını denk saydınız, Ermeni
doktorlar ne olacak? Anayasanın eşitlik
ilkesine uyar mı bu iş? Elbette uymaz!. Hem
2 milyon Ermeni’yi Dr. Devlet Bahçeli
zamanında TC vatandaşlığına 57. Hükümetimiz
almadı mı? Varsın Doğudaki, Güneydoğu’daki
gelinimiz doktorsuzluktan biraz daha
ölüversin ne çıkar, Türkiye’de TC nesli mi
tükendi yani!..
Yine, Uzun uzun
Mehmet Aydın Bakanıma 100 dernek başkanı
huzurunda hacdan, umreden, Başaran Ulusoy’dan
bahsediyorum. Bööööle, ilk kez uzaylı görmüşler
gibi pür dikkat beni dinledikten sonra, sadece
bana hitaben;
-
Bu
anlattıkların Fransa’da mı oluyor,
Türkiye’de mi? (Fesubhanallah bakana yani)
-
Sayın bakanım,
arz edeyim, Türkiye’de ve sizin makamınızda
oluyor! Fransa’da vatandaş pasaportunu
çıkartır, vizesini saygı görerek alır,
kimseye eyvallah etmeden hacca ve umreye
gider ve gelir. Ama bizde, Salamon’un ve
Simon’un haracını vermeden gidip
gelemezsiniz. Sülalemde iki kişi Sayın
Bakanımızın talebesi olarak mezun oldu,
önemli mevkilere de geldiler. Ama onlardan
bilirim Mehmet Aydın Bakanın öyle bir yüz
ifadesi vardı ki; sormayın gitsin. 13,5 ayak
buzdolabında bir- iki saat beklemiş
kurbanlık etin sıfatını almıştı eli ve
yüzü!.. İnanır mısınız, peşime 12 kişilik
bir MİT ordusu takıldı, evime gidinceye
kadar o kadarını sayabildim. Hani bir
amiyane laf var: Bazılarının sırtından
sopayı, merkebin de karnından sıpayı eksik
etmeyin” diye. O günden bu yana da AKP bana
hak verdiği konuları, beceremedi ve
çözemedi. Ama benim de sırtımdan sopayı da
eksik etmedi. Başaran Ulusoy ve İzmir
Polisinin komplo baskınlarıyla ilgili
olarak davalar devam ettiği için şu anda
yorum getirmek istemiyorum.
Necip Milletimiz
ve 84 yıllık Cumhuriyetimiz hassas dönemden
geçiyor. Tarihi Pon’s Rum evlerinin restoresi
için Başaran Ulusoy’un ne kadar harcama
yaptığıyla ilgili yazı dizimin sırası geldiği
halde, basın ahlak ilkelerine uyarak sonraya
saklıyorum. Elbette Başaran Ulusoy, bir gün AKP
gidince bu 5 milyar dolarlık dosyadan adalet
önüne çıkacaktır. Elbette günahlarının ve
sevaplarının hesabını, benim inandığım Yüce Hak
Teala’ya mutlaka ve mutlaka hem bu dünyada hem
de kıyamet gününde verecektir. Ben yemin ettim.
Başaran varken asla turizmcilik yapmayacağım.
Meyhanecilik yapanın hac işi yapan kadar inanın
günahı olamaz.
Ha, konu
başlığımıza geri dönelim. Ben 6 yaşımdan beri
koyu Fenerbahçeliyim. Eğer TÜRSAB seçimlerini
binde bir ihtimal de olsa Başaran Ulusoy
kaybederse, yılbaşı için hazırlattığı eşantiyon
Jeames Bond çantaları, Fenerbahçe kongresinde
kullanacakmış. Uğur Dündar, Kadir Çelik ve hatta
Hulki Cevizoğlu bile o günü dört gözle
bekliyormuş!.. Ne de olsa Intel teknolojiyi
Mars’a yükseltti. Yeni yeni gizli kamera
hileleri Başaran’ın emrinde sayılır. Aziz
Yıldırım başkan aman ha!, kendine mukayyet ol,
Başaran Ulusooooy geliyor!.. Yılbaşında İbo’nun
koluna takıp getirdiği dansözlere bile bakayım
deme! Bakarsan, Urfa’nın çiğ köftesi gibi
yoğurur seni Başaran!..
TÜRSAB üyesi aziz
delegeler, elinden her şeyi gitmiş, sadece
Fenerbahçe sevgisi kalmış birisi olarak
sizlerden rica ediyorum; oyunuzu Başaran
Ulusoy’a veriniz. Aksi halde, Kenya’dan bir
dudağı yeri, diğer dudağı göğü süpüren
berberlik, kasaplık yapan yamyamları
Fenerbahçe’ye santrafor olarak getirir, ertesi
senelerde de Fenerbahçe amatör kümeye filan
düşer, neme lazım, siz yine unutun Rum evlerini,
hac ve umre vurgunlarını ve oyunuzu Başaran’a
verin. Fenerbahçe’me bari bişeycikler olmasın!..
Not: Sel’amı
hocaefendiler okuyana kadar, Başaran kazansa da
kaybetse de; bu yazı dizisi 94 sayı devam
edecek. Eğer bu sitede; “Bu site……..” diye
kırmızı iki satır bir ileti görmezseniz, eğer
Türk adaletine güveniyorsanız, Eğer Anayasa
Mahkememizin yeni değerli Başkanı Haşim Kılıç
beyefendi görev sınırlarını azıcık zorlarsa,
Hakkı DEDELER sayesinde kıyamete kadar Başaran
Ulusoy Fenerbahçe’nin başına geçmeyi asla ba-şa-ra-ma-ya-cak…
Kenyalı berberin ve kasabın ekmeğiyle
oynadığımın farkındayım ama ne yapabilirim ki?
Hem de bu tür yazılar benim tarzım değil, ama,
TÜRSAB üyesi meslektaşlarıma armağanım olsun!..
Siz yine de; demedi demeyin, Başaran’ı seçmeye
devam edin. Ne de olsa içinizde aslanlar ve
kartallar da var nasılsa!..
DEVAM EDECEK
8’den 94’e ne
kaldı şuracıkta? Üç beş senecik kısa bir zaman..
Dünyanın en çok okunan Milliyetçi Türk İnternet
sitesini
www.asilkan.org okumayın, rağbet etmeyin,
beni değil, Başaran Başkanı dinleyin siz. Aman
ha, Sarı Kanarya’mdan uzak tutun takanın
çarkçıbaşını!.. Oyunuzu Başaran’a verin. Benden
size tavsiye. Bu arada, mahiyetinizdeki
çalıştırdığınız enformasyon memurlarına ve
müdürünüze, bilhassa müdürünüze mukayyet olunuz,
firmanızın bilgilerini kirli adamlara götürüp
satmasınlar. Memleket şerefsiz kaynıyor. Eski
Ege Ordu Komutanımız Ahmet Hurşit Tolon Paşamız
şöyle demişti; “ Bu memleket vatan hainleri de
yetiştiriyor artık” hedef göstermedi ama ben
göstereyim. Aman çalıştırdığınız müdürünüze
dikkat edin. Hani, hacı adayından çekinip;
abdest almadan namaza duran,aç ve susuz gününde
ekmek verdiğiniz, on günlük bebeğine mama
aldığınız, şerefsiz müdürünüz var ya ona çok
dikkat ediniz. Asıl köstebek o.. Benim gibi
başaranların kurbanı olup, açlığa ve sefalete
mahkum olmayın!. Anlayan anladı, anlamayanlara
anlayanlar anlatsın. Gün ola, harman ola, bir
gün bugünü de hesaba çeken çıkar nasıl olsa. Bir
gün belki bir gün 16 yıldır okunmayan Hakkı
DEDELER’in yazısını Haşim Kılıç başkan tesadüfen
de olsa okur elbet. TC vatandaşının Anayasal
insani temel haklarının nasıl korunup
kollandığını, nasıl gasp edildiğini ve milyar
dolarların çalınıp çırpıldığını idrak eder
elbet.. Başaran Ulusoy’un faks emriyle TC sınır
kapılarının nasıl TC vatandaşının suratına
kapatıldığına da bir yorum getirir zannedersem!
Dedim ya burası Kenya değil, 84 yıllık
kazanımları olan, sahip çıkmamız gereken kurum
ve kuruluşları olan Türkiye Cumhuriyeti. Elbet
16 senedir çektiğim azabı, sefaleti
sonlandıracak bir babayiğit bu memleketin
bağrından çıkar elbet!.. Askeriyle, siviliyle,
nasılsa ben en büyük rütbeye sahibim; Hür
Generalim, hür..
GELECEK YAZI;
BAŞARAN NEDEN VİP
TURİZMİN DEĞİL DE HACTUR’UN KAPATILMASINA GÖZ
YUMDU?
BAŞARAN TURİZM
BAKANINA AĞLAYARAK HANGİ MEKTUPLARI YAZDI?..
Ne zaman mı? Benim
hiç de acelem yok. Tayyip Başbakan’dan umut yok,
Haşim Kılıç Başkanım duyana kadar devam. Necip
Türk Milleti elini kolunu sallaya, sallaya
istediği vasıtayla, istediği özgürlüğü seçerek
hacca ve umreye gidip – gelene kadar devam.
Milletimiz AKP’nin çözümsüz olduğunu anlayana
kadar devam. Standart hac ücreti; 12,500
Euro’dan 790 dolara ininceye kadar devam.
Sel’amı hoca efendi okuyana kadar devam.
Dönersem namerdim!.. |