|
Itrî'den önceki
klasik Türk müziği bestecilerinin en büyüğü, müzik kuramı yazarlarının
da en önemlisi sayılan Abdülkadir Merâgi (Batı kaynaklarında İbni Gaybî
diye geçer), 1360'ta doğdu. İlk müzik derslerini, dönemin değerli bilgin
ve müzikçilerinden olan Gıyaseddin Gaybî'den aldı, sonra döneminin belli
başlı bilginlerinin ve sanatçılarının öğrencisi oldu. Genç yaşta
babasını yitirince, Meraga'dan ayrılarak Celayirlilerin başkenti
Tebriz'e gitti. 1377'de, üçüncü Celayirli hükümdarı Hüseyin'in
(1374-1382) düzenlediği beste yarışmasını kazanınca, hükümdarın
yakınları arasına girdi. Hüseyin'den sonra Celayirli tahtına çıkan ve
başkenti Bağdat'a taşıyan Sultan Ahmet'in de gözde sanatçılarından oldu.
1393'te Bağdat'ı ele geçiren Timur tarafından, birçok bilgin ve
sanatçıyla birlikte Semerkand'a götürüldü ve Timur'un en değer verdiği
sanatçılarından biri haline geldi. 1399'da Timur'un Tebriz'de oturan
oğlu Miranşah'ın çevresine girdi. Miranşah'ın uygunsuz davranışlarını
çevresine yoran Timur, oğlunu yoldan çıkardıkları gerekçesiyle,
çevresindekilerin öldürülmesi buyruğunu verince, Abdülkadir, son anda
kaçmayı başararak, yeniden Sultan Ahmet'in eline geçen Bağdat'a sığındı.
Ama, 1401'de ikinci kez Bağdat'ı kuşatan Timur'un eline düştü,
yargılanarak, ölüm cezasına çarptırıldı. Ceza yerine getirileceği sırada
Kur'an-ı Kerim'den bir sure okumaya başlayınca sesinin güzelliği ve
müzikteki ustalığı sayesinde bağışlandı ve Timur'un sarayında eski
yerini aldı. Timur'dan sonra tahta çıkan Halil Mirza ve Şahruh'un
saraylarında çalıştı. 1421'de Osmanlı Sultanı Murad II'ye, Makasıd'ül
Elhan (Ezgilerin Amaçları) adlı kitabını sunmak için Bursa'ya geldi.
Kısa bir süre sonra Herat'a döndü ve orada 1435'te veba salgınından
öldü.
Günümüze Abdülkadir Merâgi'nin olduğu ileri sürülen 40 kadar
beste kalmıştır, ama başlıca bestelerinin yok olduğu, günümüze
ulaşanların orta derecede besteler olduğu düşünülmekte, üstelik bu
bestelerin de bir bölümünün Abdülkadir tarafından değil, ona özenen ve
onun adını kullanan daha sonraki besteciler tarafından yapılmış
olabileceklerinden kuşkulanılmaktadır. Uzmanların, Abdülkadir'in olduğu
konusunda görüş birliğine vardıkları bestelerin başlıcaları şunlardır:
Segâh Kâr-ı Şeşâğâz, Hüseyni Kâr, Mahur Kâr, Rast Nakış Kârçe, Pençgâh
Ağırsemai, Irak Yürüksemai. |