|
Değerli okuyucularımız; Her türlü
şiirlerinizi bize gönderebilirsiniz.
Ancak, müstehcen veya sol içerikli şiirler
kesinlikle yayınlanmaz. Resminizin veya
şahsi bilgilerinizin yayınlanmasını
istiyorsanız bize jpg formatında resim
veya fotoğraf gönderebilirsiniz. Başkasına
ait şiirleri gönderenlerin sorumluluğu
kendilerine aittir.
Şiirlerinizi:
bilgi@asilkan.org adresimize
gönderebilirsiniz.
|
Adamlar |
|
Sönmüş saçlarında son damla ışık,
Bir düş’ün içinde gibi her akşam
-Ve yüzleri duman kadar dağınık-
Geçer bu sokaktan binlerce adam.
Umut gözlerinde ölü bir bakış,
Çığlık bir bükülüş dudaklarında;
Bulamadıkları nedir ki, yaz kış
Dolaşırlar şehrin sokaklarında?
Sanki yalvaran bir duadır onlar,
Belki tanrılara açık vesvese,
Bir nehir. Bu nehir her akşam akar
Derinden ruhları çağıran sese.
|
Ayaklar |
|
Ölmüş o, ayrı düşmüş sürüden,
ayakları dışarda örtüden.
Ölmüş herkes gibi ölen insan,
Yalnız ayaklar kalmış yaşayan.
Ardından ölüme düşen başın
İki kardeş bakakalmış şaşkın.
Der ki, bu ayakları görenler,
Başım değilmiş düşünen meğer.
Ayaklarım, az gide uz gide,
Ayaklarım, ümitler peşinde!
Yolcu ölmüş; ite ayaklar hür!
Yolcu ölmüş; ayaklar
düşünür...
|
Balad |
|
Yağmurlar dindiği zaman
Geleceksin
Ki karanlık ölümdür.
Işığım söndüğü zaman
Güleceksin
Ki karanlık ölümdür.
Karanlığımda dişlerin
Parıldar ki
Yine görüneceksin
Kuraklığımda düşlerin
Işıldar ki
Yine arınacaksın.
Bekliyeceğim elbette
Gelişini
Yaşamak başka nedir;
İsterse ta kıyamete
İlle seni
Ki bu aşk başka nedir.
Bütün ömrümüz onunla
Böyle geçti;
Toprakla gök arası,
Varla yok arası öyle;
Derken uçtu.
Dranas yalvarası:
Tanrım merhamet et kula.
|
Büyük Olsun |
|
Ben büyük şarkıları
severim; büyük olsun.,
Deniz gibi, gökyüzü
gibi her ey ve mahzun.
Seviyorsam seni aşk
ölümsüzdür gönlümce,
Aşıksam kadınım değil
tanrıçasın, ece.
Denizler yolculuğa
çağırır durur da beni
Gitmem düşünerek geri
döneceğim günü.
Ben büyük rüzgarları
severim; büyük osun
Aşkım da, özlemim de
hepsi, her şey ve
mahzun.
İnsan bir yanınca
Kerem misali yanmalı,
Uykudan bile mahşer
gününde uyanmalı.
|
Gerçek |
|
Uyandığı zaman
gökte yıldızlar
İnsan düşünür :
belki de Allah
var!
Tanrısal bir
öpüştür soken
şafak.
Ne hoştur insanın
bir gül açası,
Koşan göklerde kuş
gibi uçası,
Bulutlarla yagmur
olup ağlamak.
Gitmek, sona
ermeden ... bir
zamanda...
Başıboş bir tekne
gibi ummanda;
Fırtınalarda ne
yelken, ne bayrak.
Fakat beni sen
uyandir, ey zeka !
Bak, işte önümde
her günkü çorba,
Ekmek, kaşık ve
kasesiyle bu aşk.
Sarhoş eden, davet
eden bu olum
İçinde ben salt
bir ademoğluyum,
Korkan, ölüsünü
hatırlayarak.
Ey, ışığin
boşandığı gerçek
düş !
Bütün zamani
kucaklayan öpüş ;
Yaşamak... eken
insan, veren
toprak.
|
|
|
|
|
|
|
|
|