|
Sen omuzunda yorgan, elinde torban,
Sen mevsim işçisi, büyük
gezginci,,
doğduğundan beri sen, anan,
baban,
Orakçı, çapacı, ırgat, ekinci,
Sen, anan ve baban... Siz
topraksızlar,
Sizi ben tanırım uzun
yollardan.
Size en yığın yığın büyük
yalnızlar,
Sizi de yaratmış bizi yaradan.
Ekip biçtiğiniz toprak
sizindir,
Sizindir zorluğu, derdi,
mihneti.
Sizin çektiğiniz derde dar
gelir,
Tanrının ambarı olsa cenneti.
Ve cennet, dünyanın
kurulduğundan
Beridir Tanrı’nın
düşüncesidir.
Sen sabrını yere çaldığın
zaman
Bu güzel hulyadan Tanrı
ürperir.
Siz ey yığın yığın büyük
yalnızlar,
Sizi de yaratmış bizi yaradan.
Ey mevsim işçisi, ey
topraksızlar,
Sizin toprağınız size bu
vatan.
|
Kır Uykusu |
|
Ne hoştur kırlarda yazın
uyumak!
Bulutlar ufukta beyaz bir
yumak,
Ağaçlar bir derin hulyaya
varmış,
Saçında yepyeni teller
ağarmış.
Baş yorgun, yaslanır yeşil
otlara,
Göz dalgın, uzanır ta
bulutlara.
Öğleyin bu uyku bir
aralıktır,
Saf hava bir kanat gibi
ılıktır.
zaman gönülde ne varsa
diner,
Yüzlere tülümsü bir buğu
iner.
Erirken sıcakta yaz
kokuları,
Ne hoştur, ne hoştur kır
uykuları! |
|