|

GÜN SAZAK
Türkmen Beyi ŞEHİT GÜN
SAZAK (1932-1980)
"Bizi öldürebilirler, fakat davamızın
yürüyüşünü kimse engelleyemez."
BİYOGRAFİSİ
27
Mayıs akşamı komünist katiller tarafından şehid edilen Gün Sazak, 26
Mart 1932 yılında doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Ankara Maarif
Kolejinde yapan Sazak 1951-1959 yılları arasında Birleşik Amerika'ya
gitti. Burada California Polytechnic-Curleck Koleji'nde süt sanayii
ihtisası yaptı. 1955-1956 yılları arasında çiftlik yapan Sazak,
1956-1958 yıllarında askerlik vazifesini ifa etti.
Askerliği bitince çiftliği sürdüren Sazak, 1972 yılında bir
inşaat firması kurarak müdürlüğünü üstlendi. Bu firmanın müdürlüğü
döneminde 6 liman, 1 havaalanı ve bir hastahanenin yapımında görev
aldı.
Gün
Sazak daha sonra Türk Milliyetçiliği fikrinin siyasi hayattaki
aksiyonu MHP'ye girdi ve genel kurul üyeliğine seçildi. 1973'deki
kongre ile yeniden genel kurul üyeliğine getirildi. Bu kongre
Sazak'ı aynı zamanda MHP Genel Başkan Yardımcısı yaptı.
Şehid
Gün Sazak 21 Temmuz 1977 tarihinde kurulan AP, MSP, MHP koalisyon
hükümetinde parlemento dışından Gümrük ve Tekel Bakanı oldu. Gün
Sazak'ın bakanlık dönemi Türk tarihinde kaçakçılığa karşı en
şiddetli mücadelenin yürütüldüğü bir dönem olarak hatırlanacaktır.
Gün Sazak, üstün çalışma şevki ve azmi ile başarılı bir bakanlık
döneminde dost ve düşman herkesin takdirini kazanmıştı.
İngilizce bilen Sazak evli ve iki kız, iki erkek dört çocuk
babasıydı... Büyük dava adamı, Ülkücü Lider, Şehid Gün Sazak,
sağlığında Türklük düşmanlarının saldırılarına, iftiralarına
uğramıştı...
27
Mayıs, Türk siyasî hayatına iki önemli hadiseyle geçti. Birinde DP
iktidarı bir askeri darbeyle görevinden uzaklaştırılmış, diğerinde
Türk siyasi tarihine meş'um bir cinayet olarak geçecek bir şehadet
vukû bulmuştur. Bu şehit, 27 Mayıs 1980 günü Ankara'daki evinin
kapısında, terör örgütü DevSol'un militanları tarafından
kurşunlanarak, toprağa düşen Gün Sazak'tı. Şehadet mertebesine
ulaşmadan ewel, Anadolu'nun dört bir yanında bir gül bahçesine
girercesine toprağa düşen şehit ülkücülerin cenaze törenlerinde,
"herkesin acaba bir gün bize de sıra gelecek mi" diye birbirine
baktığı bir dönemde; "Bizi vurabilirler, ama davamızın zafer
yürüyüşünü durduramazlar" diyordıı üllcüdaşlarına. Gün Sazak,
ülkemizin tanınmış köklü ailelerinden biri olan Sazak ailesine
mensuptu. Babası Emin Sazak, tek parti diktatörlüğü döneminde milli
şef ve onun partisi CHP zulmüne karşı mücadele etmiş ve çok partili
siyasi hayata geçişte, Demolcrat Parti saflarında yer almış, ciddi
bir siyaset adamıydı. Anadolu insanının bütün hasletlerini
üzerinde taşıyan bir karakter örneği olaraK, tam bir millî sentezdi.
Toprakla haşır neşir olmuş Anadolu insanının ağırlığını, seciyesini,
ahlâkını üzerinde taşıyan bir abide şahsiyetti. Yetiştiği Anadolu
kültürünün bilincinde olarak, millî, manevî değerlere bağlı genç bir
delikanlı iken, yüksek öğrenim için gittiği Amerika'da bile
ülkesine, kültürüne, toprağına bağlılığını yitirmedi. Köklü ve
zengin bir ailenin oğluydu. Ama, kendisi gibi zengin aileye mensup,
falcat kökünden ve kültüründen uzaklaşmış, rııhlarını Batının
maddeci dünyasına esir etmiş şımarık burjuva gençleri gibi
olmadı. Amerika'dan döndükten sonra atıldığı iş hayatında da
başarılıydı. Zenginlik onun kişiliğini ve ahlâkını asla
bozmadı. Sazak, iş hayatıyla birlikte ülkedeki siyasî gelişmeleri
de yakinen takip ediyordu. Siyasetçi değildi ama, siyasetçilerin ve
siyasi partilerin yakından tanıdığı bir lcişiydi. Ülkenin içinde
bulunduğu ekonomik ve siyasî şartları da biliyordu. Türkiye iyi
yönetilmiyordu. İşler iyi gitmiyordu. Kızıl terör günden güne ülkeyi
felakete sürüklüyordu. Bu karamsar tablo Sazak'ı da derinden derine
üzüyordu.
Böyle
bir ortamda siyasete girecek, işadamlığından siyasete ve oradan
şehadet mertebesine ulaşacalc bir çizgiyle kendisini karşı karşıya
bırakacaktı.
ALPARSLAN TÜRKEŞ ŞUNLARI
SÖYLEDİ: Genel Başkan Yardımcısı Sadi Somuncuoğlu'nun
konuşmasından sonra Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı
Alparslan Türkeş kürsüye gelerek bir konuşma yaptı. Türkeş,
konuşmasında şunları söyledi:
"Çok
değerli arkadaşlarım, büyük dava adamı, temiz insan, büyük
vatansever, vefakar, küçüklerine karşı şefkatli ve memleketine,
devletine karşı her türlü fedakarlığı benimseyen yüce ruhlu
arkadaşımız Gün Sazak Bey'i sevdiği vatan topraklarına emanet etmek
üzere toplanmış bulunuyoruz.
Değerli arkadaşlarım, Gün Sazak hem çok değerli bir devlet
adamı, hem çok imanlı bir vatansever, bir milliyetçi, hem de gönlü
insan sevgisi ile dolu, insanlara karşı şefkatle, yardım
duygularıyla dolu büyük ruhlu, büyük insandı. Gün Sazak, insanlığı
aşağılatan her türlü fikre karşı, Gün Sazak insanların saadetinin
hür olmalarına bağlı olduğuna derinden inanmış, kanaat getirmiş,
demokrasiye inanmış, hakkı, adaleti herşeyin temeli kabul eden büyük
bir yaratılıştaydı. Gün Sazak, aynı zamanda yiğit bir Anadolu
çocuğuydu. Cesur bir insandı. Kendisine tehlikelerden, suikastlerden
bahsedildiği zaman güler geçerdi.
Değerli arkadaşlarım, niçin Gün Sazak'ı vurdular? Neden Gün
Sazak'ı Türk Devleti'nin düşmanları, vatan hainleri, Türkiye'yi
sömürge yapmak için sömürgecilerin satılmış uşakları niçin hedef
seçtiler? Çünkü Gün Sazak, herşeyden evvel Türk vatanının
bütünlüğünün korunması, Türk Milletinin birliğinin korunması, dünya
üzerindeki biricik bağımsız Müslüman Türk Devleti olan Türkiye
Cumhuriyeti'nin yaşatılması için faaliyet içinde idi, gayret içinde
idi. Türkiye Cumhuriyeti'ne yönelen tehlikelerin önlenmesi için
gayret içinde idi. Çünkü Gün Sazak köleliğe karşı, esarete karşı,
insanın insana kul olmasına karşı mücadele halinde idi. Çünkü Gün
Sazak, çok partili hürriyetçi demokratik rejimin yaşaması, bu
demokratik rejimi yıkarak yerine bir komünist dikta rejimi
kurulmaması için gayret içinde idi. Bunun için Türkiye
Cumhuriyeti'nin düşmanları, Türkiye'yi sömürge yapmak isteyenler,
Türk Milletini parçalayarak kölelik rejimine götürmek isteyenler Gün
Sazak'ı hedef seçmişlerdir. Ama değerli arkadaşlarım, Gün Sazak'ın
yolunda gayret gösterdiği, çalıştığı ve en sonunda canını da
çekinmeden feda ettiği kutsal dava; Türk milletinin kalbinden gücünü
alan, Türk milletinin milli iradesini temsil edene kutsal dava devam
edecek, yaşayacaktır! Bu kutsal davanın bütün Türk Milleti
sahibidir. Bütün Türk Milleti bu kutsal davaya kıymaya kalkanlara
karşı, bu devleti parçalamak isteyenlere karşı ayağa kalkmaktadır,
olduğu yerden doğrulmaktadır. Türk milleti ayağa kalktığında bütün
bu hıyanetler ezilip gidecektir! Hainlerle beraber olanlar, onlara
arka çıkanlar, onlara şöyle veya bu şekilde destek olanlar, yalan ve
iftiralarla gerçekleri saklayamayacaklardır. Türk milletinin yaşama
azmini, bağımsız yaşama azmini hiç bir hıyanet
engelleyemeyecektir.
Değerli arkadaşlarım, Gün Sazak, inandığı dava uğrunda şehid
oldu. 0 ölmedi, her zaman aramızdadır, aramızda yaşayacaktır;
hatırası ile, fikirleri ile, davası ile Türk milletine güç
verecektir, hız verecektir. Şehidler ölmez. Allah rahmet
eylesin." |