|
Bulgaristan'da Yaşayan Türkler
Bulgaristan Türklerinin menşei çok eskilere
dayanmaktadır. X ve XII. asırlar arasında
Karadeniz'in kuzeyinden gelen Kuman (Kıpçak),
Peçenek ve Uzlar bölgeye yerleşmişlerdir.
1371 yılından itibaren Osmanlı İmparatorluğu'nun
bölgeyi fethetmesiyle birlikte bölgeye Anadolu'dan
Türkler yerleştirilmeye başlanmıştır.
Osmanlı İmparatorluğu'nun zayıflamaya başlaması ile
birlikte, Balkanlarda Avrupa devletlerinin oynadığı
oyunlar ve Rusya'nın Bulgaristan devleti kurma
plânlan gereği, Bulgaristan'da Türklere soykırım
1877-78 Osmanlı-Rus Harbi'nde icra edilmiş, yaklaşık
350 bin Türk katledilmiş, 800.000 Türk Anadolu'ya
göç etmek zorunda kalmıştır.
1908 yılında Bulgaristan'ın bağımsızlığını ilan
ettiği yıllardan, günümüze kadar Türklere soykırımı,
sürgün, açlık ve soğuktan kırma, eğitim ve kültür
yozlaşmasına tâbi tutma, Türkleri; Pomak, Müslüman
Bulgarlar diye ayırıma tâbi tutma politikalarına
devam edilmiştir. Günümüze kadar 5 defa büyük göç
yaşanmış, 900.000'den fazla soydaşımız Anadolu'ya
göç etmek zorunda bırakılmıştır.
Günümüzde özellikle Rodop dağları, Pirin, Vardar,
Filibe, Kırcaali, Mestanlı, Dand, Eğridere, Hasköy
bölgelerinde çoğunluk olmak üzere 3 milyondan fazla
Türk yaşamakta ve Bulgaristan nüfusunun %30'unu
teşkil etmektedir.
Özellikle komünizm döneminde topraklarını ve eğitim
olanaklarını kaybeden Türkler fakirleştirilerek alt
tabaka hâline getirilmişlerdir.
Jirkov yönetiminin baskıları karşısında "Türk
Halkının Kurtuluş Hareketi" adlı örgütü kuran Ahmet
Doğan, Bulgaristan'da yönetimin değişmesi ile
birlikte "Hak ve Özgürlükler Hareketi-Partisi"ni
kurmuş, 1990 seçimlerinde 23, 1995 seçimlerinde ise
15 milletvekili ile parlâmentoya girmiştir.
Ancak Bulgaristan'da başlayan demokratik gelişmeler
sonucu Türkler, "Demokratik Gelişim Hareketi",
"Demokratik Adalet Partisi" ve "Türk Demokratik
Partisi"ni kurarak sayıyı dörde çıkarmışlardır.
HÖH'den sonra gelen TDP, HÖH'ni ihanetle suçlamakta,
Bulgaristan Parlâmentosunun anayasa değişiklik
teklifi olan "Bulgaristan üniter ve tek milletti bir
devlettir" maddesini desteklediklerini, Türkçe
okulların açılmamasını ve Türk millî kültürünün
gelişmemesini HÖH'ün yürüttüğü politikadan
kaynaklandıklarını ileri sürmektedirler. |