Patates
Temel ve Dursun aynı köyün iki delikanlısıdır.Yaşları yirmiyi
bulur ve askere giderler.Her ikiside
çakı gibi askerdirler.Günler,aylar
geçer ve bizim iki Karadenizlinin
başarıları artar.Bizimkiler en
iyilerin seçileceği tatbikata aday
olarak giderler.Tatbikatın ana konusu
kamuflajdır.Temel,dursun ve diğer
adaylar tatbikatın olacağı meydana
toplanır.Askerlerden istenen bu boş
arazide en iyi kamuflajı yapmaktır.
askerler dört bir yana
dağılarak,saklanmaya başlarlar.Temel
ve Dursun saklanmaya çalışırken iki
tane boş çuval bulurlar.Temel birine
Dursun birine girer.Diğer askerlerin
denetimi bitmiş sıra bizimkilere
gelmiştir.Komutan Dursun’un çuvalının
başına gelir.Çuval'a bir tekme atar.
Dursun havv!!! havv!!! diye
bağırır.Komutan içinden "aferin iyi
kamuflaj yapmış diye mırıldanır.Sıra
temelin çuvalına gelir ve ona da bir
tekme atar.Çıt yok.birdaha tekme gene
çıt yok.Komutan dayanamaz ve öyle bir
tekme vurur ki, temel acısından
bağırır.PATATES!!!, PATATES!!!.
Guş Sandım
Yüzbaşı evin papağanına belli başlı kelimeleri
ezberletmişti.Mehmet gel, Mehmet git,
şunu yap, bunu yapma v.s...
Evde kimsenin bulunmadığı bir
sırada.Evin yeni emir eri ortalığı
silip süpürmekle meşgul
görünüyordu.İçeriden MEHMED diyen sesi
duyunca fırladı koştu :
-Buyur, dedi ama arkası gelmedi .
Tekrar işine daldı.Bir zaman sonra
tekrar çağrıldı. Şaşırmıştı. Odada bu
emri beklemeye karar verdi.Papağana
gözü takıldığı anda da papağan "MEHMED"
diye çağırmasın mı!Derhal hazır ol
vaziyetine geçerek :
-Buyur komutanım, dedi.Kusura bakma
seni guş sandımdı.
İsmini Biliorum da
Temel askerdeyken yeni basçavus gelir ve tum boluge söyle der.
-"Sakin benim adimi unutmayin, benim
adim Arslan oglu Arslan.. Eger adimi
unutursaniz geldigimde caniniza
okurum." der ve gider
Aradan haftalar geçer ve basçavus
gelir herkeze adini sorar ve hepsi
bilir.
Sira Temel`e gelir..
Temel:
-"Bi hayvanogli hayvandi ama hacan
ismini bilemiyrum?"
Mehter Takımı
Bir gün Cennet`in kapıları şiddetle vurulmuş: -Güm Güm Güm !!
İçeriden seslenmişler: -Kim o?
Dışarıdan gök gürültüsü gibi bir ses:
-Biz İstanbul’u fetheden Fatih`in
yiğitleriyiz! İçeriden hoş geldiniz
diyerek kapılar ardına kadar açılmış
ve yiğitleri içeriye buyur etmişler.
Her şey çok güzel gidiyormuş. Ta ki,
40 yıl geçinceye kadar. Bir gün
kapılar yine şiddetle çalınmış: -Güm
Güm Güm !!!
İçeriden sormuşlar: -Kim o?
Dışarıdan gök gürültüsü gibi bir ses:
-Biz İstanbul’u fetheden Fatih`in
yiğitleriyiz!
İçeriden hemen cevaplamışlar: -Hadi
len! Onlar 40 yıl önce geldi!
Dışarıdan yine ses gelmiş: -Biz mehter
takımıyız ancak geldik!!!
Evli Değilim
Asker, komutanın karşısına çıktı, izin istedi. Komutan sebep
sordu:
-Efendim, karım çocuğumuzun çok hasta
olduğunu yazmış da...
-Yalan söylüyorsun. Çünkü karından
gelen mektubu ben de okudum, hiç öyle
bir şeyden bahsetmiyordu.
Asker selam verdi, tam kapıdan
çıkarken döndü ve samimiyetle:
-Komutanım, dedi. İkimiz de yalancıyız
anlaşılan, çünkü ben evli değilim.
Güneş Tutulması
Albay, binbaşıya:
-Yarın güneş tutulacak. Bu her zaman
görülen bir şey değildir. Erleri talim
elbiseleri ile talim meydanına getirin
de olayı görsünler. Ben de orada
bulunup kendilerine gerekli bilgiyi
vereceğim. Şayet yağmur yağarsa, tabii
bir şey göremeyiz. O zaman erleri,
üstü kapalı talimgaha götürürsün.
Binbaşı, yüzbaşıya:
-Albayın emri ile yarın sabah saat
dokuzda güneş tutulacak. Bu her zaman
görülen bir olay değildir. Şayet hava
kapalı olursa bir şey
görülemeyecektir. Bu durumda tutulma,
kapalı talimgahta gerekli talim
elbisesiyle yapılacaktır. Yüzbaşı,
teğmene:
-Albayın emri ile yarın sabah dokuzda
talim elbisesi ile güneş tutulmasının
açılış merasimi yapılacaktır. Şayet
yağmur yağarsa ki bu durum pek görülen
bir olay değildir, Albay kapalı
talimgahta gerekli bilgiyi verecektir.
Teğmen, başçavuşa:
-Yarın sabah dokuzda hava güzel
olursa, talim kıyafeti ile albay
tutulacak. Kapalı talimgahta yağmur
yağarsa, alayın meydanında manevra
yapılacak. Çünkü bu her zaman görülen
bir olay değildir. Basçavuş, askere:
-Yarın sabah saat dokuzda kapalı
talimgahta Albayı tutacağız. Sabah
hepiniz talim teçhizat ile hazır olun.
Askerler kendi aralarında:
-Yarın sabah bizim başçavus Albayı
tutuklayacakmış. |