|
Tüm bölge ülkeleriyle sınıra sahip tek
Türkistan ülkesi konumunda bulunan Özbekistan, 1 Eylül 1991’de
bağımsızlığına kavuşmasının ardından jeostratejik öneme sahip bu
konumu ve doğal zenginlikleriyle küresel güçler için ilgi odağı
oldu. Yaklaşık 27 milyonluk nüfusuyla bölgenin en büyük ülkesi
olması ve Özbek azınlıkların bölgedeki diğer devletlerde de
yerleşmesi, Orta Asya’da önemli bir yer edinmesini sağlıyor. Ülkede
eğitime verilen önem büyük, okuma yazma oranı % 99,4.
İslâm Kerimov, 29 Aralık 1991’de ülkede gerçekleştirilen genel
seçimlerde, Özbekistan’ın ilk Devlet Başkanlığı görevine seçildi.
Özbekistan'da 23 Aralık 2007’deki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de,
Liberal Demokratik Parti Adayı Cumhurbaşkanı İslam Kerimov geçerli
oyların % 88,1’ini alarak, yedi yıl daha Cumhurbaşkanlığı görevini
sürdürmeye hak kazandı.
Bağımsızlık sonrası ülkede yaşanan siyasal ve sosyal gelişmelerin
yanı sıra, ekonomik kaynaklarını da hızla değerlendirmeye başlayan
Özbekistan, halkının çağdaş yaşam koşullarına kavuşması konusunda
ekonomik ve sosyal reformların uygulanmasında da kararlı bir
politika izliyor. Bu kapsamda, Kerimov; özellikle özelleştirme ve
yönetim reformları uygulanması yoluyla ekonomik büyümenin
sağlanması, enerji kaynakları konusunda bağımsız hareket edilmesi,
sanayide büyüme ve başarılı bütçe planlanmasına özel önem veriyor.
Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov, piyasa ekonomisi
reformlarının derinleştirilmesi ve ekonominin liberalleştirilmesine
yönelik olarak ekonominin istikrarlı ve sağlam bir yapıya
kavuşturulması yönünde kararlı adımlar da atıyor.
Diğer taraftan, 70 yılı aşkın süredir Özbekler üzerinde de,
SSCB’deki diğer halklar gibi dünyadan tecrit politikaları
uygulanmıştı. Özbekistan’da, bağımsızlığın ilan edilmesinden sonra,
İslam Kerimov’un liderliğinde, komşu ülkelerle diyaloğun yeniden
oluşturulmasına özel önem verildi. Batı standartlarına uyum
sağlayabilecek, milli devlet ile özgür refah toplumu oluşturulması
sürecinde önemli kazanımlar elde edildi. Halkın refah düzeyinin
yükseltilmesi ve ülkenin ilerlemesine yönelik çeşitli reform ve
modernizasyon çalışmaları yürütüldü.
Ekonomisini güçlendiren ve doğal kaynak potansiyelini etkin biçimde
kullanmaya başlayan Özbekistan, uluslararası platformda da söz
sahibi bir ülke konumuna geldi.
Uyuşturucu madde kaçakçılığı ile mücadelede bölgesel işbirliğine
özel önem veren Kerimov, bölge ülkeleri arasında ticari ve kültürel
ilişkilerin geliştirilmesi için karşılıklı fuarlar, kültür
merkezleri açılması için tekliflerde bulunuyor.
Kerimov’un liderliğini yürüttüğü Özbekistan, çeşitli uluslar arası
örgütlere de üye oldu. Örneğin, Afganistan, Azerbaycan, Çin (Doğu
Türkistan odaklı), Kazakistan, Kırgızistan, Moğolistan ve
Tacikistan’ı kapsayan Orta Asya Bölgesel Ekonomik İşbirliği (CAREC),
“XXI. Yüzyılın İpek Yolu Projesi” olarak adlandırılan TRACECA
programı içerisinde de yer alıyor.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Fonu (UNDP) Temsilciliği tarafından
Özbekistan’daki sosyal durum hakkında hazırlattırılan raporda da,
Kerimov döneminde yaşanan olumlu gelişmeler yer alıyor. Raporda,
Özbekistan’da tespit edilen ana hedeflerden olan; eğitim kalitesinin
yükseltilmesi, fakirlik ve yetersiz beslenmenin azaltılması,
ekolojik problemlere çözüm yolları aranması ve kalkınmada bölge
ülkeleriyle dayanışmaya önem verilmesine yönelik çalışmaların
başlatıldığı kaydediliyor.
Diğer taraftan, bölgede Kril alfabesinin kullanımının devam etmesi
ile bölgede hala en güçlü seçenek olan Rus etkinliğinden kurtulmayı
amaçlayan Kerimov, Türk Cumhuriyetleri’nin bir araya getirilmesi
için de çaba gösteriyor, bu amaçla ortak “Türk Dili” konusuna özel
önem veriyor.
Küreselleşen dünyada, ülkelerarası ilişkilerin geliştirilmesinin
önemi her geçen gün artıyor. Dış politikasında tarafsızlığa önem
veren Özbekistan, bağımsızlık sonrasında Kerimov’un uyguladığı iç ve
dış politikalarla, bölgede hakim güç olma yolunda emin adımlarla
ilerlemeye devam ediyor. Kerimov, stratejik konumu dolayısıyla
bölgedeki kozunu çok iyi değerlendirdi ve değerlendirmeye devam
edecek.
(Yörtürk Kültür
ve Sanat Dergisi) |