Ahmet Hurşit TOLON Paşam, gerçekten bu Memleket

‘Vatan Haini’ de yetiştiriyor!



Dr. Doğan DEMİRHAN

Ege Ordu Komutanlığı yaptığı dönemde, Ahıska Türkleri Genel Sekreteri sıfatıyla Sayın Hakkı DEDELER, Ahmet Hurşit TOLON Paşa’dan randevu talebinde bulundu. Randevu talebini yabancı şiveli Yaveri Kurmay Albay not alır… O günlerde Ahmet Hurşit TOPLON Paşa, esmez kokmaz, kendi halinde bir Ordu Komutanıdır. Protokol harici hiçbir randevuyu kabul etmemektedir. Sayın Hakkı DEDELER’in gayesi; 2011 yılında, Gürcistan tarafından elimizden tamamen çalınacak olan Ahıska topraklarının geleceğini Paşa’ya anlatmaktır. Ama aradan aylar geçtiği halde, Paşa Ahıska heyetine bir türlü randevu vermez. DEDELER, yabancı şiveli Kurmay Albay Yaveri iki kez arar, bir olumlu cevap alamaz…

Ege Ordu Komutanlığı yaptığı dönemde, Ahıska Türkleri Genel Sekreteri sıfatıyla Sayın Hakkı DEDELER, Ahmet Hurşit TOLON Paşa’dan randevu talebinde bulundu. Randevu talebini yabancı şiveli Yaveri Kurmay Albay not alır…

O günlerde Ahmet Hurşit TOPLON Paşa, esmez kokmaz, kendi halinde bir Ordu Komutanıdır. Protokol harici hiçbir randevuyu kabul etmemektedir. Sayın Hakkı DEDELER’in gayesi; 2011 yılında, Gürcistan tarafından elimizden tamamen çalınacak olan Ahıska topraklarının geleceğini Paşa’ya anlatmaktır. Ama aradan aylar geçtiği halde, Paşa Ahıska heyetine bir türlü randevu vermez. DEDELER, yabancı şiveli Kurmay Albay Yaveri iki kez arar, bir olumlu cevap alamaz…

Aradan bir zaman daha geçtikten sonra, Sol güdümlü ve bu gün ESTOP adı altında İşçi Partisi marifetiyle bir çuvala doldurulan ‘ULUSALCI’ –Her ne halt ben de bilmiyorum. Zaten ‘ulusal’ kelimesine oldum olası gıcığım!- 170 dernekle birlikte,  DEDELER’in derneğine de randevu verilir.  Ama, davetli listesini inceleyen DEDELER bu davete iştirak etmez. Dernek adına başka yönetim kurulu üyeleri gider…

O günlerde İşçi Partisi yani: ‘İP’ kazıklı ipini en milliyetçi, muhafazakar geçinen partilere ve derneklere geçirmekle meşguldü… O kadar ileri gitmişti ki; Türkiye’nin en büyük Milliyetçi, ülkücü gücü haline gelmişti. Milliyetçi parti il başkanları, acemice ve cahilce ‘İP’ in ipine dolanmışlardı. Sizin anlayacağınız İzmir’de mevcut 9 siyasi parti İl başkan ve İl başkan yardımcılarının tamamını, 9’unu da tek bir ipe bağlamıştı. Dün vatan hainliğinden yargılanmış, fırça bıyıklı Kızıllarla, bölücü militanlarla Milliyetçi ve dindar geçinen partilerin nasıl birlikteliği olabilirdi ki? ULUSAL Kanalın şu anda tutuklu bulunan o meşhur provokatörü Hayati’de hiçbir etkinliği kaçırmıyordu. İzmir’de Milliyetçi ve muhafazakar partiler, Şehit ve Muharip Gazi dernekleri Hayati’nin iskelesinden ayrılmıyorlardı. Kendilerine uzatılan her mikrofona ‘Muzaffer komutan’ edasıyla konuşuyorlardı. Bu durum Sayın DEDELER’i rahatsız ediyordu. Marksist – Leninist eğitim almış ve Devletimizin en üst kademelerinden emekli olmuş tüm zakkum çiçekleri, onursallar bu barut fıçısına mermi çekirdekleri gibi gizlenmişlerdi. Kızıl Çin’in maşası haline gelen Koca Rauf DENKTAŞ da bu fıçının içerisine aksesuar olarak yerleştirilmişti. Kızıl Çin Uşağı Perinçek, Yeni Çağ Gazetesi ve Ulusal Kanal; toy ve çaylak Milliyetçi, muhafazakar il başkanlarını, dernek yönetim kurulu üyelerini ‘fikr-i iğfal’ ediyordu. Gayeleri Türkün Kutsalını çalarak; ‘Ergenekon’ kıyametine zemin hazırlamaktı. Bunu da başardılar. İzmir’deki 9 partiyi tek ipe bağlamaktan mada, 170 derneği de ESTOP trenine bindirip, Yeni Çağ gazetesinde poster, Ulusal kanalda artiz yaptılar.

Hayati’nin vazgeçilmez adamı haline gelen, Bulgaristan Belene kamplarında ‘Türk Milliyetçisi’ olduğu için 16 yıl domuzların arasında hapis yatan 82 yaşındaki Embiya Çavuş bile, İpin ipiyle; domuz bağıyla adeta bağlanmıştı. Nasıl bağlanmasın ki; Emekli generaller, emekli onursallar, iki yüzlü Proflar, Yeni Çağ sayfaları, Ulusal kameraları gerisinden hiç ayrılmıyorlardı.

Yine o günlerde MHP’ye Amerikan darbesi yapma senaryoları vardı.  Sayın Hakkı DEDELER www. ulkucu.org.vr ve Ülkü Ocakları Genel Merkez sitesinde makaleler yazıyordu. Adı değiştirik, 42 kez vatan hainliğinden yargılanmış, bebek katilinin bilmem nesi Neşe Düzel PKK parkası giyerek, MHP’nin başına Amerika’nın ataması beklenilen Prof. Dr. Ümit Özdağ ile bir röportaj yapıyor. Bu röportaj Osman Öcalan denen dürzünün sitesinde yayınlanacak. Ama bu Ümit beyi zora sokar. Buna resmi bir kılıf uydurmak gerekir. Öyleyse; bu afişte, Kürt sitesi adına değil, Radikal Gazetesi adına hareket etmeli. Böylece bu röportaj eş zamanlı olarak hem Radikal’de yayınlanır ve hem de Şer sitede… İşte bu kahpeliği Sayın DEDELER yazdığı sitede değil, Ülkü Ocakları Genel Merkezi’nde yayınlar. Ama, devamlı yazdığı sitenin direktörü oradan aldığı yazıyı DEDELER’in diğer makalelerine ekleyiverir. Ortalık toz duman olur. Önce Osman Öcalanın demokrasi (!) tetikçileri adı geçen ülkücü siteyi protesto yağmuruna tutarlar. Ümit hocanın avukatlığına soyunurlar. Bunun üzerine DEDELER böyle bir sitede yazı yazmayacağını duyurur ve site okuyucularına veda ederek, www. asilkan.org Bozkurt sitesini kurar. Bu da yetmez… Aaaaa o da nesi? Amerika’nın üst düzey heyeti, MHP’ye baskın bir ziyaret yapar. DEDELER’in yazısı nedeniyle Ülkü Ocakları Resmi Sitesi www.ulkuocaklari.org birden bire yayınını karartır. Site 15 gün süreyle yayına kapatılır. 15 gün sonra açıldığında, sitede sadece Hakkı DEDELER’in yazıları silinmiştir. Al sana Amerikan parmağı… Buna öfkelenen Sayın DEDELER; Müslüman Necip Türk Milleti’ne kendi partisini kurması için Büyük Turan Partisi’ni yırtık ayakkabılarıyla kurmaya teşebbüs eder. Parti kurmak kolay mı ya? Senin ve eşinin kasasında üzerinde Atatürk resmi olmayan, Amerikan ormanlarından kesilen ağaç kağıtlarıyla üretilen trilyonluk Kaloşa parası var mı ki Parti kurmaya kalkıyorsun? Hem bu ülkede ‘Büyük Turan’ Sevdalısı mı kaldı? Benim yanımda, bir cami cemaatinden tanıdığın 60 yaşındaki adam sana: “Bu partiyi Turan Feyzioğlu mu kuruyor!” demedi mi? “Aramızda yeterli parayı toplayalım, holdinglere, Fenere, Ortodokslara muhtaç olmadan Müslüman Necip Türk Milleti’ne kendi partisini kurduralım” diye harekete geçtiğinde, gavatlar: “DEDELER paraları toplayıp kaçmayı planlıyor” diye o koca koca şer sözlüklerde matrak geçmediler mi? Sayın DEDELER seni ölümle tehdit eden cühela milliyetçiler, Kızıl Çin uşağı Ulusalcılar varken, sen sanal kalmaya mahkumsun demektir. Senin elinde uzatacak mikrofon, çarşaf gibi yayacak gazeten mi var? Atsız, tasız yaşadı, yoksul öldü. Sen de yırtık ayakkabılarınla gömülmeye mahkumsun!..

İşte bu toz duman, Kıbrıs’ın AT pazarında satıldığı günlerde, Türk-Rum melezi M. Alinin adam yerine koyulup, Kıbrıs’ın başına müptezel tayin edildiği günlerde, o esmeyen ve kokmayan Ahmet Hurşit TOLON Paşa, şapkasını kapıp meydandan meydana koşan DEMİREL havasıyla meydanlara iniverir. Ege Bölgesinde ne kadar Kızılbaş kurtarılmış bölgesi varsa; oralara ziyaretler yapar. Çok çetin konuşmalar yapar. Bu konuşmaları kısa zamanda pirim yapacak ve Paşa Ege Ordudan 1. Orduya zıplayacaktır. Artık Yeni Çağ, Ulusal Kanalın Hayati’si ve Kızıl Çin uydusu tüm onursallar paşanın gerisinden ayrılmazlar. Paşa o kadar alevlenir ki; gittiği bir Kızılbaş yerleşim yerinde şöyle çetin bir söz söyler: "Bu memleket güzel insanlar yetiştirirdi. Son zamanlarda hain de yetiştirmeye başladı. Haini de var. Yok diyemeyiz ki.. Haini yoksa verelim de kurtulalım diyen kim?" Bu güzel ve etkili sözü MHP’nin başındaki kişi bile söyleyemez!... Ama her şeye itiraz eden DEDELER, Paşa’ya hitaben yazdığı makalesinde: “Paşa’nın dediği gibi bu memleket vatan haini de yetiştiriyor, vatan haini de ithal edip TC kimliği veriyor. Ama, Paşanın ima ettiği vatan haini ile benim gördüğüm vatan haini, aynı kişiler değil. Paşa bu hainleri nitelemelidir”

Neticeye gelirsek, Ahmet Hurşit TOLON Paşa, Ümraniyeli olup, 1. Ordu Komutanlığına getirildi… Prof. Dr. Ümit Özdağ’ı Amerika MHP’nin başına atamayı başaramadı ama; Bahçeli’nin gür başına musallat ediverdi. Sayın DEDELER’i hesaba hiç katmayın… En milliyetçi İl başkanları bile onu ölümle tehdit etti. İzmir maliyesi ve Emniyet müdürünün yaptığı komplolardan başı ağrıdı. Ama çok şükür o temiz sicilini kirletmeyi başaramadılar. Allah Müslüman Necip Türk Milleti’nin başından asilkan taşıyan, soyu sopu belli Sayın DEDELER’i eksik etmesin!.. Allah (cc) Uzun ömürler versin. İP’in ipiyle, domuz bağı bağlanan Milliyetçi ve muhafazakar geçinen cühelalara bu yazım ithaf oluna!...

 

 

  

  

  

Google

Copyrights (c) 2004  karun@karunpc.com   

www.karunpc.com