|
Ege Ordu Komutanlığı
yaptığı dönemde, Ahıska Türkleri Genel Sekreteri
sıfatıyla Sayın Hakkı DEDELER, Ahmet Hurşit TOLON
Paşa’dan randevu talebinde bulundu. Randevu talebini
yabancı şiveli Yaveri Kurmay Albay not alır…
O günlerde Ahmet Hurşit
TOPLON Paşa, esmez kokmaz, kendi halinde bir Ordu
Komutanıdır. Protokol harici hiçbir randevuyu kabul
etmemektedir. Sayın Hakkı DEDELER’in gayesi; 2011
yılında, Gürcistan tarafından elimizden tamamen
çalınacak olan Ahıska topraklarının geleceğini Paşa’ya
anlatmaktır. Ama aradan aylar geçtiği halde, Paşa Ahıska
heyetine bir türlü randevu vermez. DEDELER, yabancı
şiveli Kurmay Albay Yaveri iki kez arar, bir olumlu
cevap alamaz…
Aradan bir zaman daha
geçtikten sonra, Sol güdümlü ve bu gün ESTOP adı altında
İşçi Partisi marifetiyle bir çuvala doldurulan
‘ULUSALCI’ –Her ne halt ben de bilmiyorum. Zaten
‘ulusal’ kelimesine oldum olası gıcığım!- 170 dernekle
birlikte, DEDELER’in derneğine de randevu verilir.
Ama, davetli listesini inceleyen DEDELER bu davete
iştirak etmez. Dernek adına başka yönetim kurulu üyeleri
gider…
O günlerde İşçi Partisi
yani: ‘İP’ kazıklı ipini en milliyetçi, muhafazakar
geçinen partilere ve derneklere geçirmekle meşguldü… O
kadar ileri gitmişti ki; Türkiye’nin en büyük
Milliyetçi, ülkücü gücü haline gelmişti. Milliyetçi
parti il başkanları, acemice ve cahilce ‘İP’ in ipine
dolanmışlardı. Sizin anlayacağınız İzmir’de mevcut 9
siyasi parti İl başkan ve İl başkan yardımcılarının
tamamını, 9’unu da tek bir ipe bağlamıştı. Dün vatan
hainliğinden yargılanmış, fırça bıyıklı Kızıllarla,
bölücü militanlarla Milliyetçi ve dindar geçinen
partilerin nasıl birlikteliği olabilirdi ki? ULUSAL
Kanalın şu anda tutuklu bulunan o meşhur provokatörü
Hayati’de hiçbir etkinliği kaçırmıyordu. İzmir’de
Milliyetçi ve muhafazakar partiler, Şehit ve Muharip
Gazi dernekleri Hayati’nin iskelesinden ayrılmıyorlardı.
Kendilerine uzatılan her mikrofona ‘Muzaffer komutan’
edasıyla konuşuyorlardı. Bu durum Sayın DEDELER’i
rahatsız ediyordu. Marksist – Leninist eğitim almış ve
Devletimizin en üst kademelerinden emekli olmuş tüm
zakkum çiçekleri, onursallar bu barut fıçısına mermi
çekirdekleri gibi gizlenmişlerdi. Kızıl Çin’in maşası
haline gelen Koca Rauf DENKTAŞ da bu fıçının içerisine
aksesuar olarak yerleştirilmişti. Kızıl Çin Uşağı
Perinçek, Yeni Çağ Gazetesi ve Ulusal Kanal; toy ve
çaylak Milliyetçi, muhafazakar il başkanlarını, dernek
yönetim kurulu üyelerini ‘fikr-i iğfal’ ediyordu.
Gayeleri Türkün Kutsalını çalarak; ‘Ergenekon’
kıyametine zemin hazırlamaktı. Bunu da başardılar.
İzmir’deki 9 partiyi tek ipe bağlamaktan mada, 170
derneği de ESTOP trenine bindirip, Yeni Çağ gazetesinde
poster, Ulusal kanalda artiz yaptılar.
Hayati’nin vazgeçilmez
adamı haline gelen, Bulgaristan Belene kamplarında ‘Türk
Milliyetçisi’ olduğu için 16 yıl domuzların arasında
hapis yatan 82 yaşındaki Embiya Çavuş bile, İpin ipiyle;
domuz bağıyla adeta bağlanmıştı. Nasıl bağlanmasın ki;
Emekli generaller, emekli onursallar, iki yüzlü Proflar,
Yeni Çağ sayfaları, Ulusal kameraları gerisinden hiç
ayrılmıyorlardı.
Yine o günlerde MHP’ye
Amerikan darbesi yapma senaryoları vardı. Sayın Hakkı
DEDELER www. ulkucu.org.vr ve Ülkü Ocakları Genel Merkez
sitesinde makaleler yazıyordu. Adı değiştirik, 42 kez
vatan hainliğinden yargılanmış, bebek katilinin bilmem
nesi Neşe Düzel PKK parkası giyerek, MHP’nin başına
Amerika’nın ataması beklenilen Prof. Dr. Ümit Özdağ ile
bir röportaj yapıyor. Bu röportaj Osman Öcalan denen
dürzünün sitesinde yayınlanacak. Ama bu Ümit beyi zora
sokar. Buna resmi bir kılıf uydurmak gerekir. Öyleyse;
bu afişte, Kürt sitesi adına değil, Radikal Gazetesi
adına hareket etmeli. Böylece bu röportaj eş zamanlı
olarak hem Radikal’de yayınlanır ve hem de Şer sitede…
İşte bu kahpeliği Sayın DEDELER yazdığı sitede değil,
Ülkü Ocakları Genel Merkezi’nde yayınlar. Ama, devamlı
yazdığı sitenin direktörü oradan aldığı yazıyı
DEDELER’in diğer makalelerine ekleyiverir. Ortalık toz
duman olur. Önce Osman Öcalanın demokrasi (!)
tetikçileri adı geçen ülkücü siteyi protesto yağmuruna
tutarlar. Ümit hocanın avukatlığına soyunurlar. Bunun
üzerine DEDELER böyle bir sitede yazı yazmayacağını
duyurur ve site okuyucularına veda ederek, www. asilkan.org
Bozkurt sitesini kurar. Bu da yetmez… Aaaaa o da nesi?
Amerika’nın üst düzey heyeti, MHP’ye baskın bir ziyaret
yapar. DEDELER’in yazısı nedeniyle Ülkü Ocakları Resmi
Sitesi
www.ulkuocaklari.org birden bire yayınını karartır.
Site 15 gün süreyle yayına kapatılır. 15 gün sonra
açıldığında, sitede sadece Hakkı DEDELER’in yazıları
silinmiştir. Al sana Amerikan parmağı… Buna öfkelenen
Sayın DEDELER; Müslüman Necip Türk Milleti’ne kendi
partisini kurması için Büyük Turan Partisi’ni yırtık
ayakkabılarıyla kurmaya teşebbüs eder. Parti kurmak
kolay mı ya? Senin ve eşinin kasasında üzerinde Atatürk
resmi olmayan, Amerikan ormanlarından kesilen ağaç
kağıtlarıyla üretilen trilyonluk Kaloşa parası var mı ki
Parti kurmaya kalkıyorsun? Hem bu ülkede ‘Büyük Turan’
Sevdalısı mı kaldı? Benim yanımda, bir cami cemaatinden
tanıdığın 60 yaşındaki adam sana: “Bu partiyi Turan
Feyzioğlu mu kuruyor!” demedi mi? “Aramızda yeterli
parayı toplayalım, holdinglere, Fenere, Ortodokslara
muhtaç olmadan Müslüman Necip Türk Milleti’ne kendi
partisini kurduralım” diye harekete geçtiğinde, gavatlar:
“DEDELER paraları toplayıp kaçmayı planlıyor” diye o
koca koca şer sözlüklerde matrak geçmediler mi? Sayın
DEDELER seni ölümle tehdit eden cühela milliyetçiler,
Kızıl Çin uşağı Ulusalcılar varken, sen sanal kalmaya
mahkumsun demektir. Senin elinde uzatacak mikrofon,
çarşaf gibi yayacak gazeten mi var? Atsız, tasız yaşadı,
yoksul öldü. Sen de yırtık ayakkabılarınla gömülmeye
mahkumsun!..
İşte bu toz duman,
Kıbrıs’ın AT pazarında satıldığı günlerde, Türk-Rum
melezi M. Alinin adam yerine koyulup, Kıbrıs’ın başına
müptezel tayin edildiği günlerde, o esmeyen ve kokmayan
Ahmet Hurşit TOLON Paşa, şapkasını kapıp meydandan
meydana koşan DEMİREL havasıyla meydanlara iniverir. Ege
Bölgesinde ne kadar Kızılbaş kurtarılmış bölgesi varsa;
oralara ziyaretler yapar. Çok çetin konuşmalar yapar. Bu
konuşmaları kısa zamanda pirim yapacak ve Paşa Ege
Ordudan 1. Orduya zıplayacaktır. Artık Yeni Çağ, Ulusal
Kanalın Hayati’si ve Kızıl Çin uydusu tüm onursallar
paşanın gerisinden ayrılmazlar. Paşa o kadar alevlenir
ki; gittiği bir Kızılbaş yerleşim yerinde şöyle çetin
bir söz söyler: "Bu memleket güzel insanlar
yetiştirirdi. Son zamanlarda hain de yetiştirmeye
başladı. Haini de var. Yok diyemeyiz ki.. Haini yoksa
verelim de kurtulalım diyen kim?" Bu güzel ve etkili
sözü MHP’nin başındaki kişi bile söyleyemez!... Ama her
şeye itiraz eden DEDELER, Paşa’ya hitaben yazdığı
makalesinde: “Paşa’nın dediği gibi bu memleket vatan
haini de yetiştiriyor, vatan haini de ithal edip TC
kimliği veriyor. Ama, Paşanın ima ettiği vatan haini ile
benim gördüğüm vatan haini, aynı kişiler değil. Paşa bu
hainleri nitelemelidir”
Neticeye gelirsek, Ahmet
Hurşit TOLON Paşa, Ümraniyeli olup, 1. Ordu
Komutanlığına getirildi… Prof. Dr. Ümit Özdağ’ı Amerika
MHP’nin başına atamayı başaramadı ama; Bahçeli’nin gür
başına musallat ediverdi. Sayın DEDELER’i hesaba hiç
katmayın… En milliyetçi İl başkanları bile onu ölümle
tehdit etti. İzmir maliyesi ve Emniyet müdürünün yaptığı
komplolardan başı ağrıdı. Ama çok şükür o temiz sicilini
kirletmeyi başaramadılar. Allah Müslüman Necip Türk
Milleti’nin başından asilkan taşıyan, soyu sopu belli
Sayın DEDELER’i eksik etmesin!.. Allah (cc) Uzun ömürler
versin. İP’in ipiyle, domuz bağı bağlanan Milliyetçi ve
muhafazakar geçinen cühelalara bu yazım ithaf oluna!...
|