|
Bugün ülkemizin içinde
bulunduğu sıkıntıların en başında bölücü Kürt terörü
gelmektedir. Bu terörü koruyup – kollayanlar da üç – beş
bin çapulcu takımı değil, en az 5 Milyon TC
vatandaşıdır. Bunların içerisinde ne yazık ki, o
bölgemizde yaşayan 2 milyonluk Kürt ama öyle, ama böyle
teröre ve teröristlere yardım ve yataklık yapmaktadır.
Bu yıkıcı ve bölücü teröre
bilerek ve bilmeyerek destek olan vatandaşlarımıza, iki
Siirt seçimi sonrasında başbakan olan Sayın R. T.
Erdoğan hemen hemen verdiği tüm sözleri yerine getirerek
terörün kollanmasına ve korunmasına destek vermiştir.
Bahse girerim ki; Şehid olan askerlerimizle, dağda
haince öldürülen teröristlerin R. T. Erdoğan’ın gözünde
hiçbir fark yoktur.
Şunu iyi bilmeliyiz ki; 84
yıllık Cumhuriyetimizin sahip çıkılması gereken
kurumlarının başında Türk Silahlı Kuvvetleri
gelmektedir. Başındaki Generalleri sevsek de sevmesek de
hiçbir Türk bu kurumumuza saldırma ihtiyacını bu güne
kadar duymadı ve bundan sonra da duymamalıdır.
Gerek Büyük Turan Partisi
Kurucu Genel Başkanı Sayın Hakkı DEDELER ve gerekse
bizler bu sitede yapılan son hava ve kara harekatlarını
acımasızca eleştirdik. Gerek zamanlama açısından ve
gerekse, süresi açısından iktidar partisinin bir göz
boyama olayına giriştiğini sizlere yazdık ve duyurduk.
Her ne olursa olsun
TSK’miz üzerine düşen vazifeyi en iyi şekilde yerine
getirmiş, şehidler ve gaziler verilerek hükümetin isteği
uygulanmıştır.
Burada bizim inandığımız
olay şudur ki, vardığımız netice bu bir göz boyamadan,
amacı ve planlaması olmayan bir yaygaradan ibarettir.
İlk önce Necip Müslüman
Türk Milleti’nin zafer ayı olan Temmuz ve Ağustos
aylarında tüm kampları kapsayan geniş bir harekat
yapılmalıydı. Kış şartlarında yapılacak olan bir
operasyonun teröristlerin terk ettiği ve tuzak haline
getirdiği kamuflajların imhasından ibaret olacağını daha
önce yazdık. Sayın Genel Kurmay Başkanımız da,
Mehmetçiklerimizin ellerinin ve ayaklarının soğuktan
etkilendiğini ve parmaklarının tetik çekemeyecek kadar
uyuştuğunu dolaylı yollardan zaten anlattılar.
İfade ettiğimiz gibi;
PKK’lı teröristlerin Irak’taki kardeşleri olan Barzani
çapulcularıyla ve İran’daki diğer kardeşleri Pejak’la
buluşmalarını önleyecek şekle, Temmuz veya Ağustos
ayında Kandil’den başlayarak Ülkemiz sınırlarına kadar
olan bölgede bir süpürge operasyonu yapılmış olsaydı, 4
bin civarındaki çapulcu teröristlerin en az yüzde 60’ı
etkisiz hale getirilebilir, kampları yerle bir
edilebilirdi. AKP ne yazık ki; ülkemizin bölünmesi ve
parçalanmasını candan isteyenlerin ekmeğine yağ
sürerek, 5 milyon Kürt, Yahudi, Ermeni ve hatta
Materyalist oyunu alabilmek için göz boyamak için zamanı
geçe bırakmıştır. Böylece, teröristlerin yüzde 90’ı kış
nedeniyle dağı terk edip, Barzani kamplarında
eğitimlerine devam etmişlerdir. TSK’nin imha ettiği
teröristler o bölge köylerinde normal hayat yaşayan
deyyuslardan ibarettir. Böyle bir zamanlama ile, böyle
bir zaman dilimiyle yapılan hiçbir operasyon başarıya
ulaşamaz. Ulaştı diyenlerin yalanları daha iki gün
geçmeden ortaya çıkmış; Besler – Dereler bölgesinden
Mehmetçiklerimiz sınırımıza ulaşır ulaşmaz, onlarca
teröristte beraberinde ülkemize sızmışlardır. Yani
teröristler temizlenememiş ve amaç da
gerçekleştirilememiştir. Bu bir göz boyama operasyonu
olarak AKP’nin başarı hanesine eklenmelidir.
Evet biz ne bekliyorduk?
Bugün Irak’ta hakim güç
ABD’nin işgalci komuta konseyidir. İkinci planda kukla
Irak hükümetidir. Son olarak sınırlarımıza hükmedenler
ise; Barzani’nin Irak kolu Peşmergeler vardır.
Türkiye’de analar – babalar yavrularını şehid verirken,
anaşrişi önleme ve yok etme bahanesiyle Irak ve
Afganistan’ı işgal eden ABD bu bölgelerde sorumluluğu
almamaktadır. PKK’lı teröristlerin varlığını bildikleri
halde, o bölgelerde yönetim boşluğu oluştuğunu
söyleyerek Türkiye Cumhuriyeti ile savaşmaktadırlar. PKK
kılığına giren Barzani’nin komuta ettiği Irak, Suriye ve
İran’dan temin edilen teröristlerin arasına bazı
zamanlarda da Amerikan çapulcuları katılmakta, silah,
mühimmat ve gıda yardımları yapmaktadırlar. Karşımızda
uyanalım artık; içeride 5 milyon kanı bozuk dışarıda da
bir o kadar ABD beslemesi var demektir.
TSK Nisan veya Mayıs
aylarında tekrar içeri girmeli, tüm PKK kamplarına Türk
bayrağı dikilerek bu kampların karakol haline
getirilmesi sağlanmalıdır. Buna ABD ve Barzani
çapulcuları itiraz ederlerse, bu karakollara gözlemci
koymalarına izin verilmeli ve haklılığımız dünya
kamuoyuna duyurulmalıdır. Mademki bu bölgelerde yönetim
boşluğu olduğunu kabul ediyorlar, ya Türk komutan
komutasında bu bölgeleri kontrol altına alırlar ya da
çatlak ses çıkartma hakkına sahip olamazlar. Hem kaldı
ki 5 nesil öncesi o topraklar bizim vatan
topraklarımızdı. Kimi kimin yurdundan kovmak istiyor bu
itler? Oy korkusuyla altına kaçırıp kırmızı
çizgilerimizi kahverengiye boyayan AKP denen bölücü
destekçisi parti artık uyanmalıdır. Siirt seçimleri
sonrası kendisini başbakan yapan kitleye verdiği
sözlerin tümü gerçekleşmiş, Zanacılar serbest kalmış,
serbestçe meydanlarımızda çemkirir hale gelmişler, eve
dönüş gibi rezil uygulamalar sık sık tekrarlanmaktadır.
Memleketimiz ve milletimiz
acılar içerisinde yutkunmaktadır. Kürt İçişleri
bakanına, Milli Eğitim Bakanına, Diyarbakır belediye
başkanına bir noktaya kadar güvenir, bir noktaya kadar
tahammül gösterir. Necip Müslüman Türk Milleti’ni
kadifeye daha fazla zorlamayın, akıllı olun!... |