|
1- ŞEHİT ATA HAYRULLAH
Türkmen şanın
sonsuza, ümit taşıyor Atam
Baksan ki
şimşeklerden, hızlı daha uludur
Bin yüce şan
zaferle, meydan aşıyor atam
Kerkük, şehit
gülümser, gür seslerle doludur
¨
¨
¨
On dört Temmuz
şehidin, ümit büyüdür gözde
Ata, İhsan
kurşuna, Türkmen için can verdi
Gelecek müjde
taşar, tarih koyduğu izde
Toprak, Türklük
Kerkük’le, canla pek kanla durdu
¨
¨
¨
Tanrı katına
vardı, ceza boldu düşmanı
Kahramanlık
işte bu, şerefle yatıyorlar
On dört Temmuz
şehidin, artı şanı nişanı
Şimdi şehit
yolunda, hızla koşuyor erler
¨
¨
¨
Hep askerdi
Atamı, şan Türklükle yaşardı
Korkmazdı göz
savaştan, yenilmezdi dediler
Her bir işin
görevin, mertçesine başardı
Türk’ün eri
aslandı, hiç ölmezdi dediler
2-
ŞEHİTLERİMİZ
Canda kutsal,
aşk yandıkça
Şehidi toprak,
andıkça
Al bayrak,
dalgalandıkça
Türklerin,
yüksektir başı
Utku kazandı
savaşı
¨
¨
¨
Tüm savaşta,
kazandık şan
Tarih yazdı,
müjde nişan
Birleşti
milletçin, koşan
Türk ocakları,
parlak yansın
Türk şehidin,
dünya ansın
¨
¨
¨
Erler uyandı,
uykudan
Düşmanlar
koştu, korkudan
Şehit yüreği,
okuydan
Yara Türklük,
duygusudur
Büyük, küçük,
saygısıdır
¨
¨
¨
Toprak kutsal,
şehit yatan
Ne mutlu,
millet uyutan
Türklerindi,
şirin vatan
Türkmen sizi,
yâda saldı
Bayrağını,
erler aldı
¨
¨
¨
Türkmen yaşar,
vatanında
Temiz aşk
kaynar, kanında
Kutsal savaşın,
yanında
Türk erler,
toplandı birden
Utku verdi, her
bir yerden
3-
ON DÖRT TEMMUZ ŞEHİTLER SİZİNLEYİZ
Sevincimden
ağladım, Kerkük Türk’e baktıkça
Göklerde al
bayraklar, süslü dalgalandıkça
Telafer, Tuz,
Erbil’de, yâd düşmanı yaktıkça
Kerküklüyüz,
Türkmen’iz, şehitler sizinleyiz
Musalla
unutmayız, ilkeniz sözünleyiz
¨
¨
¨
Türklükten Türk
dönmezler, Türk Turan’ı bilenler
Cennet yeri
olacak, Türk’e kanlar verenler
Büyük devlet
kurulur, bir araya gelenler
Erbli’liyiz
Türkmen’iz, şehitler sizinleyiz
Kaleni
unutmayız, ilkeniz sözünleyiz
¨
¨
¨
Türkmen köy
bucağına, başla gelmek isteriz
Fatmacık,
Mehmetçiği, yurtta görmek isteriz
Türk, Azeri,
Türkmencin, her an ölmek isteriz
Musulluyuz
Türkmen’iz, şehitler sizinleyiz
Tisin hiç
unutmayız, ilkeniz sözünleyiz
¨
¨
¨
Yakın kurtuluş
olur, bizimdi dünya sonu
Evrende
duyulacak, bütün Türklüğün ünü
Kerkük’ü yasa
dondu, şom on dört Temmuz günü
Taze Kifri
Türkmen’iz, şehitler sizinleyiz
Kuryeni
unutmayız, ilkeniz sözünleyiz
¨
¨
¨
Her günümüz
Kerkük’te, geçiri bin yıl gibi
Mert Türkmen’in
kokusu, esiri gül, gül gibi
Tüm dünyada
Türkleri, coşuru sel, sel gibi
Köprülüyüz
Türkmen’iz, şehitler sizinleyiz
Mendilli
unutmayız, ilkeniz sözünleyiz
¨
¨
¨
Azeri, Türk,
Türkmen’im, kurbanım men yurduma
Türk dünyası
ülkemdi, can atarım soyuma
Binlerce selam
olsun, Türk yıldırım orduma
Hanekın
Türkmen’iz, şehitler sizinleyiz
Beşiri
unutmayız, ilkeniz sözünleyiz
¨
¨
¨
Yorulup
çalışmaya, soğuk karda kıştayız
Kanla yazdık
tarihi, her bir zaman baştayız
Ölüm korku
bilmeden, ateşle savaştayız
Kızrabat’lı
Türkmen’iz, şehitler sizinleyiz
Türkleri
unutmayız, ilkeniz sözünleyiz
4-
ON DÖRT TEMMUZ TÜRKMEN ŞEHİTLERİ
Yollar çırağı
Emel, durmaz annen ağlıyor
Cihat, Nihat
dedikçe, can gönüllü dağlıyor
Şom on dört
Temmuz günü, çok Türkmenler kesildi
Tüm mert anne
bacılar, siyahları bağlıyor
¨
¨
¨
Gani Nakip
Kerkük’te, toprağa düştün seni
Türkmen
milletin sevip, yurduna koydun kanı
Kürt, Komünist
vurarak, ip sürdüler üstüne
Elli dokuz
yılında, çok yazık gömdük canı
¨
¨
¨
Ata Hayrullah
kardeş, nasıl gönül şad olsun
Bütün düşmana
karşı, yiğitliğin ad olsun
Savaş ateş
toplardan, korkup hiç yan durmadın
Komünistler yok
olsun, Türkçülüğün yâd olsun
¨
¨
¨
Gönlünde tek
beslenir, güzel, istek dilekler
Sizlere secde
kılar, gökte peri Melekler
İhsan Hayrullah
teksin, çok düşmana yaradın
Sen ölmedin
gelirsin, gözler yolunu bekler
¨
¨
¨
Saçılan güneş
idin, doğdun da battın Emel
Yalnız Muhtar
Fuad’ı, dert gama attın Emel
Kerkükçün şehit
oldun, Türkmen’e şanlar kattın
Söyle bacım
hayatta? Murada çattın Emel?
¨
¨
¨
Birlikte biz
yaşasak, bırakmaz zalim zaman
Ruhum, azizim
Şakır, göz, gönlümüz, Kazım can
Kardeş, bacı
dayanmaz, gedişiniz çok acı
Enver Abbas aç
gözün, uyan uykudan uyan
¨
¨
¨
Şehit oldun
Nurettin, milletin sevgilisin
Onurla varlık
taşan, Türkmen’in tek yolusun
Canını kurban
verdin, özgür yaşasın Kerkük
Bülbüller özgün
öter, solmaz dostun gülüsün
¨
¨
¨
Kasım Neftçi
savaştın, hiç bilmedin korku sen
Birlik, sevgi,
doğruluk, insanlığın ırkı sen
Türkmen’e şan
yarattın, tarihte yerin ölmez
Adın dillerden
düşmez, bülbül öten şarkı sen
¨
¨
¨
Züheyir çaycı,
yurdun, toprak yerin korudu
Mert yiğitler
yetirip, dağa karşı yürüdü
Ümit oğlu
kızına, millet yolun öğretti
Düşmanı
çıldırmaya, tek başıyla dururdu
¨
¨
¨
Al bayrağını
sever, Erbil, Kerkük, Türkmen’i
Çalışma,
yiğitlikle, kurtarmaya vatanı
Adil, Abdullah
kardeş, her meydanda göründü
Çalışarak kaldırdı, yerde şehit yatanı
¨
¨
¨
Tükenmez saygı
sevgi, atan, annene kardeş
Onların
varlığıyla, ölmez yaşar ülküdaş
Ayrılık çok
çetindi, Fathullah Yunus şehit
Kanlar yerde
kalmadı, öç alındı arkadaş
¨
¨
¨
Biz bir olursak
gönülle, bizimle güler savaş
Kerkük,
Türkmen’e kurban, vermeliyiz canla baş
Şakır Zeynel,
Hac Necim, tarihler sizi anar
Şehitliği
kazanıp, can kanla duran kardeş
¨
¨
¨
Birleşiriz
gönülle, altında al bayrağın
Türkmen’iz hiç
ölmeyiz, tek eriyiz toprağın
Büyüdük çocuk
yaştan, yurt millet sevgisinde
Yaydık, evren
dünyaya, onur töre kaynağın
¨
¨
¨
Mert Salahattin
Avcı, karşı durdu düşmandan
Sinesin erek
etti, vazgeçti şirin candan
Mehmet Avcı
korkmadan, çıktı aslan meydana
Öldü şehit
düşerek, yazdı tarih al kandan
¨
¨
¨
Bağırdık haydi
Türkmen, orduya girmek gerek
Utkuyu
kazanırız, şanla yürü diyerek
Gökten,
denizden, yerden, düşmanı kırıp sürmek
Erler birlik
yaradır, canlar kurban vererek
¨
¨
¨
Cahit Fahrettin
kardeş, şenlik yurt düğünüdür
Her bir yana
saçılan, ümit zafer günüdür
Abdullah
Bayatlı er, nurlar içinde yatsın
Her yerde
diktik bayrak, özgür savaş sonudur
¨
¨
¨
Abdul Halik
İsmail, can verip yazık gitti
Çalıştı hep
okudu, erliğin belli etti
Söylendi Sadık
adı, bütün Türkmen içinde
Toprak Kerkük
yurduna, varlığını o koydu
¨
¨
¨
Kerkük, Musul
toprağı, açık kuzey cephesi
Zalim düşman
yakıyor, Türklükle toplar sesi
Doğu batı
konuşur, Türkmen Osman Hıdırdan
Boz kurt oğlunu
kutla, haydi şehit annesi
¨
¨
¨
Yaklaş annene
doğru, yiğit koçak Türkmen’im
Yarından ümit
alsak, güneş Saçak Türkmen’im
Gece, gündüz
bilmeden, çalışıp hem savaşmak
Düşman gözünü
oyup, vursak bıçak Türkmen’im
¨
¨
¨
Acı günlere
düşüp, ne olmuş sorduk kardeş?
Bütün zalim
düşmana, can kanla durduk kardeş
Kıyıcı Kürt,
komünist, onu iple sürdüler
Cuma da şehit
oldu, kendimiz yorduk kardeş
¨
¨
¨
Kahraman
Türkmen şehit, gönül dillerden düşmez
Kan veren
Abbas, Hasib, Bayrak ellerden düşmez
On dört Temmuz
gününde, mertlik yolun seçtiler
Kemal Abdul
Semeti, candan gönülden düşmez
¨
¨
¨
Namazını kıl
kardeş, sabah Azan okundu
Elinle zafer
yaymak, yarından çok yakındı
Altunköprü
şehidi, Salahattin ölmedin
Senin gibi
Temmuzda, çok Türkmenler yakındı
¨
¨
¨
Gönlümüzde
yaşarlar, engeller aşıyorlar
Kerkük’ün
hasretine, dağlardan koşuyorlar
Yüzlerce
kahramanlar, yazılmışlar tarihe
On dört Temmuz
şehidi, pek kanla coşuyorlar
¨
¨
¨
Ay yıldızlı
bayrağı, bulandırdık, al kana
Ölmeyen Türkmen
erler, karşı durdu düşmana
Sönmez nur ışık
onlar, yolu aydın ettiler
Nurla dolsun
mezarlar, şan vermişler meydana
5-
KERKÜK’TE KARA TEMMUZ
Elli dokuz Temmuzda, temiz Türkmen’e karşı
Ulu Tanrım
felaket, dert Kerkük’ü sarstı
Kürt Komünist
zulmü, millet ümidin kesti
Evler
yağmalandı, talana dondu çarşı
Mert Türkmen
kullarına, et çare Ulu Tanrım
Kimsesiz Kerkük
bahtı, çok kara Ulu Tanrım
¨
¨
¨
Kadın, çocuk,
yaşlıyla, kıydılar şirin cana
Selle, kasırga
gibi, el koydular vatana
Türkmen, Kerkük
karardı, döndü korku zindana
Mert Türkmen
kullarına, et çare Ulu Tanrım
Kimsesiz Kerkük
bahtı, çok kara Ulu Tanrım
¨
¨
¨
Dağdan, köyden
düşmanlar, Türk Kerkük’üme gitti
Temmuzda kimler
öldü, kimlerse öksüz kaldı
Kale, Korya,
Şaturlu, mahşer gününe döndü
Mert Türkmen
kullarına, et çare Ulu Tanrım
Kimsesiz Kerkük
bahtı, çok kara Ulu Tanrım
¨
¨
¨
Çok Türkmen
aileler, Sürülüşte yok oldu
Geride
kimsesizler, tutuk çaresiz kaldı
Emel, Fuat,
Nihat’ı, düşman geriden vurdu
Mert Türkmen
kullarına, et çare Ulu Tanrım
Kimsesiz Kerkük
bahtı, çok kara Ulu Tanrım
¨
¨
¨
Tarih yıl elli
dokuz, kara Temmuzun ayı
Acı zulme
kaplandı, her Türkmen bucak köyü
Düşmana haram
olsun, ekmekle, Kerkük suyu
Mert Türkmen
kullarına, et çare Ulu Tanrım
Kimsesiz Kerkük
bahtı, çok kara Ulu Tanrım
¨
¨
¨
Namert piç olan
düşman, Türk’e karşı çıkıyor
Yazık Kerkük’ü
koyup, Türkmen bu gün kaçıyor
Cellât Saddam
Kürt’lerle, Türkmen evin yıkıyor
Mert Türkmen
kullarına, et çare Ulu Tanrım
Kimsesiz Kerkük
bahtı, çok kara Ulu Tanrım
¨
¨
¨
Millet çalışmaz
yasak, aydın ışıklar söndü
Bütün Türkmen
bölgesi, kara zindana döndü
Dükkân, evler
yıkıldı, mal mülkümüz bölündü
Mert Türkmen
kullarına, et çare Ulu Tanrım
Kimsesiz Kerkük
bahtı, çok kara Ulu Tanrım
¨
¨
¨
Musul, Kerkük,
Erbil’di, bizim Türkmen diyarı
Yükseldi çocuk,
anne, baba, kardeş havari
Gönlümüz dert
düşmanla, gam gurbetle yaralı
Mert Türkmen
kullarına, et çare Ulu Tanrım
Kimsesiz Kerkük
bahtı, çok kara Ulu Tanrım
¨
¨
¨
Kerkük’ün her
yerinde, dertli yürekler sızlar
Gamlı Türkmen
annesi, gözü yavrusun gözler
Her bir yere
bakarsan, Türk şanıyla Türk izler
Mert Türkmen
kullarına, et çare Ulu Tanrım
Kimsesiz Kerkük
bahtı, çok kara Ulu Tanrım
¨
¨
¨
İçimizde
yaralar, gözden yaşlar taşıyor
İlkemiz
başarmaya, Türklük ile coşuyor
Bütün Türkmen
kardeşler, Kerkük için koşuyor
Mert Türkmen
kullarına, et çare Ulu Tanrım
Kimsesiz Kerkük
bahtı, çok kara Ulu Tanrım
¨
¨
¨
Korkmayan Türk
milleti, düşmana karşı durdu
Zalim Komünist
Kürtler, kadın, kız, çocuk vurdu
Birde bize
dönecek, Türkmen’in Kerkük yurdu
Mert Türkmen
kullarına, et çare Ulu Tanrım
Kimsesiz Kerkük
bahtı, çok kara Ulu Tanrım
¨
¨
¨
Yuvan dağılsın
Saddam, bunca zulümler yeter
Çok gördük kara
günler, düşmanlar görsün beter
Hakkımız
alınacak, acı gün dertler biter
Mert Türkmen
kullarına, et çare Ulu Tanrım
Kimsesiz Kerkük
bahtı, çok kara Ulu Tanrım
6-
HİÇ BİZLER UNUTMAYIZ
Kimyasal
silahları, Saddam Türkmen’e attı
Tisin, Beşir,
Köprüde, bomba, kurşun patlattı
Kerkük, Erbil
Türkleri, büyük tarih yarattı
Şom Temmuz
şehitlerin, bizler hiç unutmayız
¨
¨
¨
Türkmen’i hiç
bırakmaz, toprak, bayrak sevenler
Dünyanın her
Türk’üne, kanlar, canlar verenler
Millete
hatırlatsın, kara günler görenler
Şom Temmuz
şehitlerin, bizler hiç unutmayız
¨
¨
¨
Türkmenler
toprağında, yasak konuşmak gülmek
Hiç bir insan
hakkı yok, Türk’ün soyundan gelmek
Öz yerimizde
bile, suçsuz, günahsız ölmek
Şom Temmuz
şehitlerin, bizler hiç unutmayız
¨
¨
¨
Ne vahşet Kerkük halı, zulme canlar
dayanmaz
Komünistin
ettiğin, görmeyenler inanmaz
Uykuda yatan
Türk’üm, neden kalkıp uyanmaz
Şom Temmuz
şehitlerin, bizler hiç unutmayız
¨
¨
¨
Türkmen erler
asıldı, Kerkük, Köprü içinde
Etler bile
kesildi, Türk olmaktı suçunda
Hiç yüreği
yanmadı, baas, Saddam piçinde
Şom Temmuz
şehitlerin, bizler hiç unutmayız
¨
¨
¨
Gencecik mert bacılar, hoşluk yüzün
görmeden
Kardeşini
astılar, üzerine girmeden
Komünist, hem
Kürtleri, akın yaptı durmadan
Şom Temmuz
şehitlerin, bizler hiç unutmayız
¨
¨
¨
Çoluk çocuk
sokakta, baba için ağlıyor
Parçalanan
eşine, yüreğimiz ağlıyor
Kerkük’ün
köşesinde, şirin kanlar çağlıyor
Şom Temmuz
şehitlerin, bizler hiç unutmayız
¨
¨
¨
Korku, ölüm
içinde, dost dostuna yanaşır
Dünyanın her
yerinde, Türk, Türklerle kaynaşır
Kerkük’te ölen
Türk’e, ne tabut, ne teneşir
Şom Temmuz
şehitlerin, bizler hiç unutmayız
¨
¨
¨
Bu kadar zulüm
dert, gam, çoğun yazamaz oldum
Yıllarca susmuş
iken, uyanıp hakkım aldım
Bütün tutsak
Türklerin, acı derdine daldım
Şom Temmuz
şehitlerin, bizler hiç unutmayız
7-
ŞEHİDİM BİZ SENİNLE
İlkeniz töre,
haktır, sizdedir sağlam yürek
Adın, şanına şehit,
kocaman, cihan gerek
¨
¨
¨
Yiğit erler can
kanla, engele zulmü yardı
Aptal düşman
korkuyla, savaşı ölüm gördü
¨
¨
¨
Büyük Türkmen
milleti, tarihe koydu izi
Kayboldu
karanlığı, doğdu güneşin yüzü
¨
¨
¨
Düşmanı yok
eyledi, Atam süngü yayları
Pek ulu
zaferlerle, geçti günler ayları
¨
¨
¨
Yıldırım gibi
koşup, erler sınırlar açtı
Yurdum üstünde
güneş, sönmeyecek bir taçtı
¨
¨
¨
Şehide çok hoş
gelir, Türklüğe yurtta ölüm
Ey İlahi sen
kaldır, Kerkük üstünden zulüm
¨
¨
¨
Toprağa sarıldı
can, kanlar verdik bayrağa
Umudumuz var
bizim, şan katarız bu çağa
¨
¨
¨
Ey kardeş Türk
sevgisi, çırak gibi yanırı
Gören Türklük
bayrağın, yeni utku sanırı
¨
¨
¨
Millet, toprak,
inancın, kılıçtan kan damlıyor
Atam sert
duruşuyla, savaşın tamamlıyor
¨
¨
¨
Ordumuzu
saldırsa, düşman alan yerlere
Bütün dünya
sevinir, şanlı Türkmen erlere
¨
¨
¨
Kır atlarla,
Oğuzlar, Düşman üste gürlerdi
Bu millet hiç
yıkılmaz, ölemezde derlerdi
¨
¨
¨
Temiz kanın
toprakla, göklerde tuttu ağıt
Türklerin tek
ümidi, sendin ey sanlı şehit
¨
¨
¨
Haydi kardeş
Boz kurtla, millet, yurt bekler seni
Kerkük Turan
ülkesi, gözlerde özler seni
8-
MERT KERKÜK TÜRKLERİ
Sağ olsunda var olsun, yiğit Türkmen
gençliği
Çalışarak
savaştı, korkup dönmeden geri
Haykırdı her
düşmana, etti cephe birliği
Kerkük’ü candan
kurup, oldu millet askeri
¨
¨
¨
Kasım önünde
Türkmen, hep saygıyla durulur
Şehit olmasın
doyup, içten ağlayıp kalktık
Kötü, hain
düşmanın, umutları kırılır
On dört Temmuz
gününde, Kürt, Komünisti yıktık
¨
¨
¨
Sınırdan hep
sınıra, Türklükle tut bayrağı
Yerde yatan şehide, müjde vermek yarından
Biz Türkmen iz
yaşarız, bekleriz Türk toprağı
Güneş kimin
doğduk biz, koştuk dağlar ardından
¨
¨
¨
Her bir Türk
toprağında, İhsan adı olaşır
Her yön mutlu
şenlikle, savaş günü düğündür
Emel, Fuat,
Nihat’la, güzelleşir gülleşir
İşte bu gün
Türklüğün, Şeref, Ahlak günüdür
¨
¨
¨
Gitti Ata,
Zühari, nurdan dolsun yatağı
Çalışırdı
durmazdı, ümit vardı gönlünde
Dedi Adil Türk
bekler, bu yurdu bu toprağı
Gün gelir tüm
Türkmenler, yaşar Kerkük ilinde
¨
¨
¨
Türkmen Altunköprü de, Salah yiğit var idi
Her yöne ışık
saçıp, korkmazdı hep yürürdü
Komünist, şehit
eti, meydanda tek er idi
On dört Temmuz
gününde, toprağını korudu
¨
¨
¨
Çalışırdı hac
Necim, yiğit el birliğiyle
İnançlı
milliyetçi, Türkmen’di varlığıyla
Kemal düşman
sürdükçe, coşar diriliğiyle
Binlerce can
Osman’ın, azdır kurbanı ola
¨
¨
¨
Erlere kalkın
dedi, Türklükçün ölmek gerek
Hasretle Hasa
suyun, doya, doya içerek
Zafer bizim
yurt bizim, ölüme yok diyerek
Kasım hakkın
almaya, her alana geçerek
¨
¨
¨
Altun Köprü
Telafer, Türkmen’e kan ağladı
Yaman oldu
halımız, düşmanlar can dağlamış
Şehit oldu
Fathullah, millete bel bağladı
Elli dokuz
Temmuz de, çok Türkmenler boğulmuş
¨
¨
¨
Kerkük, Erbil
ayrılmaz, Al bayrakla Türkmen’den
Geçenseler
şirin candan, yer toprağın vermezler
Kara Temmuz
gününü, ölürsek unutmayız
Her düşman
piçlerinin, dökmüş olduğu kandan
¨
¨
¨
Hasib diye
şandandı, doğu batıyla kuzey
Ulu Tanrım sen
acı, geçinecek nasıl hal
Şehit yer, gök,
toprakla, duygunu aşan uzay
Aç İbrahim
gözünü, yaşa yanımızda kal
¨
¨
¨
Musalla, hem
Koryadan, gelir Türkmen’in sesi
Türk Kerkük
toprağında, hakkı var bayan, beyin
Her gönülde her gözde, yaşar şehit duygusu
Köprülüyle dost
kardeş, var olsun Turan deyin
¨
¨
¨
Günden, güne
gönülde, artı şanı şehidin
Kemal bizden
kayıp oldu, yeri aydın nur olsun
Kutsal toprağa girdi, temiz canı şehidin
Şehit adı
üstündür, adı dilde var olsun
ŞİİRLER: SADUN KÖPRÜLÜ
14 TEMMUZ 1959 TARİHİNDE
KERKÜK TÜRKLERİNE KARŞI
İŞLENEN KANLI KATLİAM
Irak Kerkük Türklerine
karşı, Komünistlerin
yani
Marksist-Leninistlerin
ideolojik ve gayrı
ahlaki benzerlikleri
gereği iktidarı ele
geçirmiş Baasçılar la
işbirliği yaparak Irak
Türklerine karşı yapılan
saldırıların ve
acımasızca yaptıkları
katliamların tarihidir.
Oysa uzun yıllar
içerisinde Basçıların
yürüttüğü benzeri baskı
ve zulümlere karşılık,
alıp koruduğumuz,
evlerimize sakladığımız
–netice itibariyle bu
“dağlı”,”feodal güçler”
fırsat kendilerine
düştüğünde sinsice ve
kahpe davranışlar
göstermekten geri
durmamış, çok sayıda
Türkmen’i en vahşi
yöntemleri kullanarak
öldürmüş, halkı
sindirmeye, korkutmaya,
dağılmaya
çalışmışlardır. Pek çok
Türk öncüsü, genci kadın
erkek demeden
katledilmiş, mal mülk
yakılmış yağmalanmış,
talan edilmiştir.
Komünist, Kürtçü
peşmergeler militanlar,
gerçekte bugünlere
gelinen yolda işgal
güçlerinin yolunu açmış,
her zaman bir başka
gücün oyuncağı olarak…
Başta aydınları kurşuna
dizmiş veya yerinden
yurdundan ederek başka
yerlerde yaşamak zorunda
bırakmışlardır.
Zulümleri anlaşılır
değildir: Dipçikle
dövülerek, şehit
edilerek, bir bölüm
Türkleri, diri, diri
toprağa gömmüşlerdir,
kimide direk, elektrikle
asılarak, Temmuzun sıcak
güneşin altında
bırakılmıştı.
Irak
Türklerinin çoğunun
gözleri oyularak,
bedenleri sokak, sokak
sürüklenerek, kamyon,
Traktörler üzerlerinden
geçmişti. Kerkük
Türklerine karşı,
canavarca işlenen bu
toplu soykırım, katliam
düşünce aklımızda en çok
içli derin yer almakla
iz bırakmıştı.
Irak’ta kraliyet
rejimine son vermekle,
devrildikten sonra, bir
cumhuriyet rejim
kurulmuştu, Irak
Türkleri bu yeni
devrimden,
cumhuriyetten, mutlu,
hayırlı, kurtuluş
günlerin, sevinçli,
anlarını yaşamakla, bir
hayal kurmak üzere,
özgürlüklerine
kavuşmalarının, en güzel
günlerini yaşamakla,
sevinçliydiler.
Bu sevinç, mutluluk çok
sürmeden, kızıl
komünistler,
Feodalitenin esiri
olduğu halde
Barzani-Talabani Kızıl
diktatörlüğün kıyıcı,
cellât canavarlarına
karşı, Kerkük -Irak
Türkleri direnerek,
özgürlüklerini,
anadillerini, yüce
tarihlerini savunarak,
ercesine, aslancasına
durarak, bunun
karşılığını, bu korkunç
katliam sonucu
şehitlerin kanı
dökülerek, bu atılgan,
kahraman Türk milleti
için canlarından
vazgeçirerek, Kerkük’ün
mas mavi göğünde, bir Ay
yıldız olarak
parladılar, Bu kara şom
gün akşamdan başlayarak
üç gün, üç gece
sürmüştü.
Şehitlerimiz düşmanlara,
kızıl Kürtlere karşı,
birer Boz kurt, yiğit
Mehmetçik, Türk eri
idiler.
Kerkük ve etrafı, yüzde
yüz Türk olarak, başka
yerlerden gelen Kürt, En
son da Saddam rejiminin,
her türlü yardımıyla,
Arap devletlerinden
gelen Araplar, Kerkük
nüfusuna girmekle,
kendilerini Kerküklü
Arap, yoksa Kerküklü
Kürt saymakla, uzun
yıllardan dedelerin,
ataların kanları,
canlarıyla kurulan,
Kerkük boş sözle, boş
kafayla, yalan
uydurmayla değişilemez,
Kerkük’ün Türklüğüne
Tarihi, gömütler,
hanlar, hamamlar, kale,
mezarlar birer kanıt
diye görülmektedir.
Kerkük Türklerin kendi
milletinin idaresinde
olduğu zaman, başka her
bakımdan ilerlemiş, bir
yurt idi bu topraklarda,
Türkmen milletinin
kurmuş oldukları
devletlerde göz
önündeydi, Kerkük
Irak’ta başka
milletlerin, Türk
düşmanlarının yönetimi
altına girdiği andan,
şimdiye kadar Kerküklü
ve tüm Irak Türkleri her
türlü baskı, zulüm,
işkence uzaklaşma,
sürgün, mahpushane,
idam, katliamlara,
uğramaktadırlar.
Buna karşın Irak
Türkleri, hiç bir zaman
ümitsiz ve anavatan tüm
dünya Türklerinin,
biricik vatanları olan,
Türk bağımsız,
Türkiyesiz olamadılar ve
Türkiye’den ümitlerini
kesmediler, tüm baskı,
zulüm içinde de, yüce
tarihlerini kültür,
benliklerini, dillerini,
gelenek, görenek,
adetlerini korudular.
Ve mücadelelerini
sürdürmüşlerdir, Kerkük
katliamını Kürtler,
Komünistler Türklere
karşı birleşerek,
planlarından Kerkük
Türk’ünü, Turancıları
yok etmeyi yıllar boyu
çizerek, tam zamanı 14
Temmuz 1959 olarak
seçmişlerdir.
Türk’ün en büyük
düşmanı, olan Barzani ve
yüksek komünist şurası,
Irak cumhurbaşkanı,
diktatör Abdülkerim
Kasımla temasa geçerek,
yönerge aldıktan sonra
harekete geçmişlerdir.
Kerkük ikinci tümen
kumandanı olan Nazım
Tabakçalı vatana hıyanet
suçuyla Mehdavı yargı
evi tarafından idam
etmişlerdir, Yerine
Barzani’nin dostu aşırı
kızıl komünist Davut El
Cenabı, yıllarca
Rusya’da kalarak,
sonradan kurşuna
dizilmiştir ve Irak
yüksek komünist şurası
başkanı, Türk düşmanı,
kızıl Kürt Maruf
Benzenci atılmıştı,
kendileri gibi, kıyıcı
komünist Cebbar Pıruz
han, Nuri Molla Veli,
Kitapçı Ojen Ermeni
komünist birleşerek,
Kerkük’te olan Emniyet,
yönetmenleri, başka
yerlere göndermekle,
Komünistleri
götürmüşlerdir ve Kerkük
şehrinin her bir yerine
Kürtler, Komünistler
yerleşerek, türlü
silahlarla [Halk
Mukavemet ] Teşkilatı,
üç bin Kerküklü Türk
gencini tutuk evine
atarak, planlarını
uygulamaya başladılar,
Irak’ın İhtilalının yıl
dönümünü 14 Temmuz 1959
günü Komünist, Kürtler,
ellerinde iplerle
dolaşmakla, bir avuç
olarak bir Türkmen
gazinosuna saldırıda
bulunarak, Osman Hıdır
Türk’ü şehit etmişlerdi.
Türkmenler bu Kürtlere,
Komünistlere karşı
durmak, savaşmaya
katılmak isteyerek,
ikindi tümen tarafından
bir bildiri
yayınlanarak, dışarı
sokağa çıkma
yasaklanması bildirildi,
Bu yasaklık belli oldu
ki, yalnız Kerkük Türk’ü
için imiş, Türklerde
yasaya, sisteme, düzene
saygı gösteren millet
oldukları için, buyruğa
uyarak her kes evine
yüzleştiler.
Kürt Komünist subay,
askerleri Kerkük’ün her
bir yerini, ablukaya
silahlılarla sardıktan
sonra, tüm Kürt
yerlerinden gelen
Komünist, Kürtler,
Türkmen evlerine
saldırdılar, doğru Türk
olanların adları,
yanlarında yazılarak,
askeri Kışlaya
götürerek, kurşuna
dizdiler, önde tanılan
Türkçü şehit Ata, İhsan
Hayrullah kardeşler,
Kasım, Ali Neftçi,
Mehmet Selahattin avcı
kardeşler, Nihat, Cihat,
Emel Fuat Muhtar üç
kardeşlerle, çok sayıda
Milliyetçi, Türkçü
gençlerimiz, şehit
olmuştu, ondan sonra
ALLAH’TAN korkmayan,
canavarlar cesetlerini
caddede, sokaklarda
sürükleyerek, kimi
Türklerinde, diri, diri
iki ciplere bağlamakla,
ters yöne giderek,
cesetlerini ikiye
bölmüşlerdir.
Sloganlarda atarak, yok
olsun, kahrolsun
Türkiye, kahrolsun
Turancılar, kahır olsun
Türkler gericiler,
gazino, dükkânlarda,
evlerde o zaman Mustafa
Kemal Atatürk, Türkiye,
Enver Paşa ve Boz
kurtlar resimleri
bulunmaktaydı, resimleri
parçalamaya başladılar.
Korkuları insanlık,
Osmanlı, Türklük,
Oğuzluk idi.
Uyguladıkları bu korkunç
katliam üç gün, üç gece
sürmüş, feodal çeteler
dağlardan gelerek,
askeri araçları Kerkük
şehrine götürmekle, tüm
dükkân ve mağazalara
saldırarak her ne varsa
onu yağmalayarak, her
şeyi unuturlar,
yağmalara dalmasaydılar
Türklerin Şehit sayısı
dehada çok artardı.
Bu acı, kötü, korkunç
durumu görenlerin çoğu,
çıldırdı, çok gebe
kadınlar çocuklarını
düşürdü, çok sayıda
Türkmenler suçsuz,
günahsız kıyıcı Kürt
komünistler tarafından,
öldürülmekle, birçok
Türklerde yaralanmıştı,
aile çocuklarının gözü
önünde, kurşunlanarak
şirin canlarını
vermişlerdir, bunun
yanında iki kardeşle 12
yaşında EMEL MUHTAR da,
gözyaşlarına, çığlık,
feryat figanlarına
aldırış edilmeden
canavarca katledilmiş,
yani acımadan, şehit
etmişlerdi.
Küçük kız Emel,
öğrencidir; bir genç kız
olarak, Azize, Semire
adında iki kız kardeşi
vardı, Nihat, Cihat,
Kubat, adında üç
ağabeyi, babası Fuat
mahalle muhtarı idi, hep
bir evde yaşıyordular,
15 Temmuz kapıları
çalındı, silahlı
peşmergeler, bunlar
çakal sürüsü
mevkiindeler ki aynı
zamanda Marksist, tanrı
tanımaz kimselerdir;
Nihat, Cihat ve Kubatı
vura, vura tutuklayarak
sürüklediler, Babanın
ilerlemiş yaşına,
aksakalına bakmadan,
yine çaresiz zavallı
annenin gözyaşları,
taştan olan yüreksizleri
bile etkilememiştir.
Ağlamak, gözyaşı dökmek,
yaka yırtmak bu
canilere, cellâtlara
insan olmayanlara,
ALLAH, PEYGAMBER
tanımayanlara, ne
yapacaktır? Baba, bu
katillerin önüne atıldı,
beni öldürün onların
yerine demiştir
yararsız. Aynı şekilde
annenin çırpınışları.
Beni götürün, öldürün
onlara kıymayın,
çocuktular, anne, baba
yalvarıyorlar. O eli
kanlılar, zalimler ne
anlarlar çocuk, anne,
babalık hakkı, ciğeri ne
bilirler. Adamı ve
kadını o kadar döverek
bir kenara atıp ardından
Nihat’ı kurşuna dizerek
şehit ettiler. Küçük bir
kız… Ağabeycisine koşan
12 yaşında Emel de,
hainler tarafından
kurşunlanarak,
kardeşinin yanına
düşerek, şirin canını
verdi. Ardından bu
gaddarlar, kıyıcı ve
cellâtlar kurşunu
Cihatta doğru
çevirmişlerdir. Bu
vahşiler, Emel ve iki
kardeşi dışarıya doğru
sürükleyerek, araba
arkasına iple
bağladıktan sonra,
Kerkük caddelerinde
sürüklediler…
Gözleri kanla dolan
katiller, Türk
düşmanları, nerde
Türkmen evi olarak
bırakmadılar, aramaya
başladılar, hayatını
Irak ordusu, toprağına,
taşına, canını adayan ve
savunan, yiğit,
kahraman, bir liderimiz
sayılan ATA HAYRULLH 14
Temmuz katliamının ilk
gecesinde, evde
çocuklarıyla konuşmakla,
onlara Türklükten,
tarihten söz açarak,
aynı an tüm aile
çocuklarına, TÜRK milli
kıyafetlerini
giydirmelerini
istemişti, kendiside
onlarla, Hain
Komünistler uşakları
kapısını çalarak, seni
komandan kışlada istiyor
diye, onu Türklerin
olduğu ölüm kan
meydanına götürdüler.
Kıyıcı canavarlar, ona
en iğrenç işkence, acıyı
gösterdiler ve onu
kışlanın önünde, bulunan
bir ağaca, bağladıktan
sonra, Kurtça diri, diri
etlerini keserek,
TURANÇILARIN,
TÜRKÇÜLERİN, LİDERİ, ATA
HAYRULLANIN ETİNİN
KİLOSU 10 FİLİZ, ALAN
VARMI?(FILIZ, “kuruş”
anlamında…) ve etlerini
etrafta olan, hayvan
önüne, atmaya
başladılar.
Katiller bu defa aynı
durumu, kardeşi yarbay
Doktor, İHSAN HAYRULLA
da bu biçimde şehit
oldu, kardeşinin önünde
işkence yaparak, yüreği
insan sevgisine dolu
kendisine zulüm,
işkence, eden bu
cellatları defalarca
bedava olarak ilaç
ederek evinde
yaşatmıştı, onlara
yemek, su vermişti.
Kimsesiz olan
Türkmenlerin yalnız
dillerinde, ALLAH,
PEYGAMBER diye
bağırmakla,
çağırmaktaydılar, buna
karşın tanrı tanımaz
komünisti, soyguncusu,
insan nesline zulümden
zevk duyan hasta
ruhlular… Bu duruma
geçmişleri “suç
işlemek”,”medeni
yaşantıya intibak
etmemek,
edememek”,”gayrı meşru
yaşamak”,”başka güçlerin
emrinde olmaktan geçen
Barzani ve Talabani
emrindeki sürüler, Abu
Cehil azgınlığını geride
bırakmış, kâfire rahmet
okutur bir cehalet
salyasıdır
dudaklarında:-Hâşâ-
“ALLAH YOK, İZİNE
GİTMİŞ” “PEYGAMBER
SİHİRBAZ. BÜYÜCÜYDÜ”
“Sizi kimse kurtaramaz,
bakalım Sevdiğiniz
Türkiye gelsin, Mustafa
Kemal Atatürk te öldü,
kim kurtaracak sizleri.
Bizlerden başka
Kerkük’te başka bir
kimse yaşayamaz, Çıkın
buradan… “
Kerkük katliamı,
soydaşlarımızın, şehit
edilmesi toplu, yok etme
planı komünist
militanları, organize
etmekle, birçok etnik
grupların, işbirliğiyle,
gerçekleşmişti ve Irak
hükümeti, yardımıyla
yapılmıştı, ikinci ordu
komutanlığı,
birliklerinde
katılmıştı.
Ve Kerkük katliamına,
önde gelen Türkmen
düşmanlarından, Kürt
liderlerinden Celal
Talabani’nin de elinde
silahla, Kerkük cadde,
sokaklarında, Türkmen’e
ateş açarak, sürekli
ordu karargâhında
bulunmaktaydı. Ayrıca
Komünist Kürt çıldırmış
ırkçı Nuri Talabani de
büyük rol oynamıştı,
Celal ile Mustafa
Barzani, önde gelen
sorumlular
arasındadırlar.
Yıllar süren Arap Kürt
düşmanlığı ve Kürt, Kürt
düşmanlığı çatışması
Irak Türklerine karşı
birden unutularak, dost
kardeş olarak,
birbirlerine sarınarak,
Türkleri yok etmeye
çalıştılar, Mustafa
Barzani, ileri gelen
Kürtlerin evinde,
toplantı yaparak,
Türklere karşı plan
çizmekteydi, Bilgi,
yönerge veriyordu,
ertesi gün Barzani,
Bağdat’a büyük
kalabalıkla uğurluyorlar
ve Bağdat’ta planlarını
yeniliyor, elemanlarda
olaylar çıkarıyor, büyük
kavgalar olarak,
Türklerin dükkân,
mağazalarını, yağma,
paramparça olarak Türkçe
yazılan tabelalar
indiriliyorlar,
Turancılara ölüm, Kerkük
Kürtlerindir, Türk yok,
boş sözleri bağırarak,
sokaklarda koşuyorlardı.
Düşmanların amaçları, Bu
katliamdan Kerkük’ün en
aydın, yetişmiş atılgan
kahraman liderlerini,
yok etme, onları
sahipsiz, başsız
bırakmak, Türkleri zulüm
işkence, baskıyla,
korkutma topraklarından
kaçırmak, yerlerini
almak, Türklerin sahip
oldukları, varlı zengin
petrol bölgesinden,
uzaklaştırmak, kendi
ellerine geçirmek,
Türkmen ocaklarını
söndürmek istiyorlardı.
çünkü Irak Türkleri, her
bir bakımdan,
başkalarından dehada
iyi, şerefli, töreli,
erdemli, efendi, tarihi
yüce, eski bir millet,
büyük uzun yıllar hüküm
eden, devletler kuran,
yiğit kahramanlıkla,
tanılan, doğru Müslüman,
Ulu Tanrıya inanan, bir
millet olduğundan
dolayı, kendileri boş
hayale, yaşamakla,
devlet kurma, ve Kerkük
benim olacak diye,
kendilerini aldatmakla,
eziklik, psikolojik
hastalığına, düşerek,
karmaşık Türk
düşmanlığını
yaşamaktadırlar.
Bu planlara karşı,
Türkmen milleti, bu gün
deha da uyanık,
düşmanını tanımakla,
Bağdat yönetimi ve tüm
düşmanlar iyice
bilmelidir. Bizim birlik
beraberliğimizi bozmak
isteyeceklerdir.
Yöntemleri ekseri
bellidir, ama bunda
başarılı
olamayacaklardır.
Milletimizdeki tarih ve
yaşama şuuru çok
derinlerdedir; doğru,
babalı anneli, temiz,
şerefli ahlaklı,
Türkmenlerde senlik,
benlik, Sünni, Şiilik,
köylü, şehirli,
Kerküklü, Erbilli,
Telaferli, Tuzlu yoktur
ve olmayacaktır.
Tüm saldırı ve yok
etmeye karşı bir olmalı,
sımsıkı sarılmalı,
Türkmen’in göz ışığı,
gönlü olan ANAYURDUMUZ
KERKÜK’Ü, bağrımıza,
kucağımıza sarmalı, o
bizim ümidimiz, BAŞ
GÖLGEMİZ, BAŞ ŞEHRİMİZ,
GÖZYAŞIMIZ, SEVİNCİMİZ,
TEK VARLIĞIMIZDIR.
Düşmanlar, yurdumuzu,
atadan kalma kutsal
topraklarımızı, kendi
malı, saymakla,
milletimizi sildirmekle
ve birbirlerinden
ayırmakla, Milli
Türklük, ruhunu yok
etmeye yönelmişlerdir ve
çok insanlarımızı,
aydınlarımızı nedensiz
yere yalnız Türk
olduklarından dolayı,
idam ederek, uzun yıllar
mahpushaneye
atmışlardır, bunun
yanında, sürekli
tutuklamalarla, işkence,
Sürgün, malları üstüne,
el koyma, ve başka terör
Saddam Barzani,
Talabani’ler
soydaşlarımıza, çok
ziyan vermişler. Ve
vermektedirler.
14 Temmuz 1959
tarihinde, çok önemli
yeri olan, şehit Albay
Abdullah Abdulrahman
1913 Yılında Kerkük’te
dünyaya gelmişti, Bağdat
Harbi okulundan mezun
olarak, 1941 yılında
İngilizlere, karşı milli
harekette yer alarak,
1948 yılında General
Mustafa Regaip, Ve Ömer
Aliyle birlikte,
başarılı olarak
FİLİSTİNİ kurtarma
harekatına katılarak,
yanlarında savaşa
katılmıştı, 1958
ihtilalından sonra,
Kerkük’te ikinci tümen
komutan yardımcısı,
olmuştu, içi dürüst,
temiz Milliyetçi, mert,
atılgan, yiğit, Türk
sever yardıma koşan bir
Türkçüydü, 1959 yılında
Kerkük Katliamından
ALLAH’IN yardımı ile
mucizeyle, kurtularak,
Türkmen Tazehurmatu
yoluyla, Bağdada General
Abdul Kerim Kasıma,
gizli olarak, ulaştıktan
sonra, Kerkük’teki
katliamdan haber
vererek, kan
kardeşlerini, Türkmen
Milletini, büyük
felaketten çabasıyla
kurtarmıştır. Kerkük’te
katliamı yapan Kürt,
komünistlerse Abdul
Kerim Kasıma, TÜRKLER
KERKÜK KALESINDA,
ayaklanmışlardır,
ABDULLA ABDURRAHMAN
başkanlığında ve Silaha
sarılmışlardır, Bu
yalanı uydurmakla, Abdul
Kerimin yanında olan
şehidimiz, düşmanın
sözünü yalanlamakla,
Abdul Kerim bildiri
vererek, katliam
durdurulmuştu, ikinci
ordu komutanı ve Kürt
Komünistlerle,
birliklerine gelince,
Kerkük Kalasına ateş
açarak, toplar atarak,
çok sayıda Türkleri
şehit ve
yaralamışlardır.
Büyük Türkçü şehit Albay
1964- 1973 ve 1974- 1976
yıllarında, Türkmen
Kardeşlik ocağının
başkanlığını, milli
Türklük duygusuyla
başararak, ocağa bağlı
bir öğrenci yurdu,
yoksun ve Arap Baas
partisine katılmayan,
Türk öğrencileri için 35
kişiyi yerleştiren, bir
öğrenci yurdu, doktor
şehit Rıza Demirci
açarak, Türkçe,
Kardeşlik dergisini
sürekli olarak
yayınlamıştı. Irak
Türklerinin durum,
meselesiyle, yakından
ilgilenerek, milleti
için çalışmıştı, tüm
Türkmen köy kasaba,
şehirler, bölgelerini
gezerek, ocağın
milletin, ilkelerini,
tarih, kültürünü, dilini
yaymaya çalışmakla çaba
sarf etmişti.
Kaç defa, Saddam rejimi,
Türkmen Kardeşlik Ocağı
için seçimler yaparak,
kendi Arap Baas
partisinden adamlarını
seçime göndermekle,
zorlayarak, ama millet
tüm korku, işkence,
tutuklamaya karşı, kendi
albayı Abdullah
Abdulrahman seçmişti, en
son Irak terör hükümeti
bir bildiriyle, kendi
elemanlarını,
Saddamcıları iş Başına
atarak, 1976 yılında
Saddam Baas rejimi,
Türkleri yok etmek için,
kıyıcı politikasına,
dayanarak şehit Albayı
Ocağın başından
uzaklaştırmakla, 1979
yılında mart ayında
arkadaşları,
Milliyetçi,Ülkücü,
Türkçü şehitlerimiz
NECDET KOÇAK, ADİL
ŞERİF, ve şimdiye kadar
yeri pek belli olmayan,
bilim adamımız RIZA
DEMİRCİ ile birlikte,
tutuklanarak 67 yaşında
16 Ocak 1980 tarihinde,
Türklük tutkusundan
dolayı, türlü
işkencelerle gözlerini
oyulmuş ve idam
edilerek şehitler
kervanına katılmıştır.
Kerkük etrafını, türlü
araçlarla, Silahlarla,
abluka eden düşman,
öteki Türkmen şehir,
ilçe, köy kasaba,
bucaklarla, ilişkisini
keserek, Türkmen milleti
KERKÜK Türklerinin, çile
işkence, yardımına
ulaşmasın diye, buna
rağmen yiğit atılgan
Türkmen sever kardeşler,
Tazehurmatu, Altunköprü,
Telaferden çok yerlerden
kardeşler hazırlık
görmekle, Kerkük
sınırına dayanmışlardır.
buda belli ki, Türkmen
milleti, her bir zaman,
her bir alanda, ayrımsız
düşmanlara karşı,
korkmadan savaşacaklar,
Silahı, Kalem, Kültür,
Efendilik, Töre,
şerefle, Bilgiyle, İslam
Diniyle, Kan, Can,
Gönül, Duygu, İlke,
Birliğiyle, duracaklar.
Adı geçen Türklük,
Kerkük hak yolunda şehit
olan kan kardeşlerimizi
anarken ULU TANRIDAN,
Bol, bol rahmet dileriz.
Yerleri Cennet olsun.
Kalan yakınlarına ve tüm
Türk dünyasına,
bağımsızlık, özgürlük,
sağlık mutluluk diler.
Her bir çağda,
şehitlerimizin yakmış,
olduğu Meşale, çırağı
elden ele, iç Türklük,
Turancılık, umuduyla
taşarak, milli davayı,
el gönül fikir ülkücülük
ilke, prensibiyle,
yürütmeliyiz. Yıllar
boyu, Irak Türklerinin
vermiş olduğu, tarihi
mücadelenin çok büyük
yeri vardır, Kerkük
Türklüğün önde gelen en
büyük Türkçü, Milliyetçi
kahramanları idam
edilmekle, TÜRKMEN
Milletini çile, acı,
mat | | | |