14 TEMMUZ 1959 TARİHİNDE KERKÜK TÜRK ŞEHİTLERİNE YAPILAN KATLİAM  

 

 


 

Av. Sadun KÖPRÜLÜ

1- ŞEHİT ATA HAYRULLAH

Türkmen şanın sonsuza, ümit taşıyor Atam

Baksan ki şimşeklerden, hızlı daha uludur

Bin yüce şan zaferle, meydan aşıyor atam

Kerkük, şehit gülümser, gür seslerle doludur

¨ ¨ ¨

On dört Temmuz şehidin, ümit büyüdür gözde

Ata, İhsan kurşuna, Türkmen için can verdi

Gelecek müjde taşar, tarih koyduğu izde

Toprak, Türklük Kerkük’le, canla pek kanla durdu

¨ ¨ ¨

Tanrı katına vardı, ceza boldu düşmanı

Kahramanlık işte bu, şerefle yatıyorlar

On dört Temmuz şehidin, artı şanı nişanı

Şimdi şehit yolunda, hızla koşuyor erler

¨ ¨ ¨

Hep askerdi Atamı, şan Türklükle yaşardı

Korkmazdı göz savaştan, yenilmezdi dediler

Her bir işin görevin, mertçesine başardı

Türk’ün eri aslandı, hiç ölmezdi dediler

 

2- ŞEHİTLERİMİZ

Canda kutsal, aşk yandıkça

Şehidi toprak, andıkça

Al bayrak, dalgalandıkça

Türklerin, yüksektir başı

Utku kazandı savaşı

¨ ¨ ¨

Tüm savaşta, kazandık şan

Tarih yazdı, müjde nişan

Birleşti milletçin, koşan

Türk ocakları, parlak yansın

Türk şehidin, dünya ansın

¨ ¨ ¨

Erler uyandı, uykudan

Düşmanlar koştu, korkudan

Şehit yüreği, okuydan

Yara Türklük, duygusudur

Büyük, küçük, saygısıdır

¨ ¨ ¨

Toprak kutsal, şehit yatan

Ne mutlu, millet uyutan

Türklerindi, şirin vatan

Türkmen sizi, yâda saldı

Bayrağını, erler aldı

¨ ¨ ¨

Türkmen yaşar, vatanında

Temiz aşk kaynar, kanında

Kutsal savaşın, yanında

Türk erler, toplandı birden

Utku verdi, her bir yerden

 

3- ON DÖRT TEMMUZ ŞEHİTLER SİZİNLEYİZ

Sevincimden ağladım, Kerkük Türk’e baktıkça

Göklerde al bayraklar, süslü dalgalandıkça

Telafer, Tuz, Erbil’de, yâd düşmanı yaktıkça

Kerküklüyüz, Türkmen’iz, şehitler sizinleyiz

Musalla unutmayız, ilkeniz sözünleyiz

¨ ¨ ¨

Türklükten Türk dönmezler, Türk Turan’ı bilenler

Cennet yeri olacak, Türk’e kanlar verenler

Büyük devlet kurulur, bir araya gelenler

Erbli’liyiz Türkmen’iz, şehitler sizinleyiz

Kaleni unutmayız, ilkeniz sözünleyiz

¨ ¨ ¨

Türkmen köy bucağına, başla gelmek isteriz

Fatmacık, Mehmetçiği, yurtta görmek isteriz

Türk, Azeri, Türkmencin, her an ölmek isteriz

Musulluyuz Türkmen’iz, şehitler sizinleyiz

Tisin hiç unutmayız, ilkeniz sözünleyiz

¨ ¨ ¨

Yakın kurtuluş olur, bizimdi dünya sonu

Evrende duyulacak, bütün Türklüğün ünü

Kerkük’ü yasa dondu, şom on dört Temmuz günü

Taze Kifri Türkmen’iz, şehitler sizinleyiz

Kuryeni unutmayız, ilkeniz sözünleyiz

¨ ¨ ¨

Her günümüz Kerkük’te, geçiri bin yıl gibi

Mert Türkmen’in kokusu, esiri gül, gül gibi

Tüm dünyada Türkleri, coşuru sel, sel gibi

Köprülüyüz Türkmen’iz, şehitler sizinleyiz

Mendilli unutmayız, ilkeniz sözünleyiz

¨ ¨ ¨

Azeri, Türk, Türkmen’im, kurbanım men yurduma

Türk dünyası ülkemdi, can atarım soyuma

Binlerce selam olsun, Türk yıldırım orduma

Hanekın Türkmen’iz, şehitler sizinleyiz

Beşiri unutmayız, ilkeniz sözünleyiz

¨ ¨ ¨

Yorulup çalışmaya, soğuk karda kıştayız

Kanla yazdık tarihi, her bir zaman baştayız

Ölüm korku bilmeden, ateşle savaştayız

Kızrabat’lı Türkmen’iz, şehitler sizinleyiz

Türkleri unutmayız, ilkeniz sözünleyiz

 

4- ON DÖRT TEMMUZ TÜRKMEN ŞEHİTLERİ

Yollar çırağı Emel, durmaz annen ağlıyor

Cihat, Nihat dedikçe, can gönüllü dağlıyor

Şom on dört Temmuz günü, çok Türkmenler kesildi

Tüm mert anne bacılar, siyahları bağlıyor

¨ ¨ ¨

Gani Nakip Kerkük’te, toprağa düştün seni

Türkmen milletin sevip, yurduna koydun kanı

Kürt, Komünist vurarak, ip sürdüler üstüne

Elli dokuz yılında, çok yazık gömdük canı

¨ ¨ ¨

Ata Hayrullah kardeş, nasıl gönül şad olsun

Bütün düşmana karşı,  yiğitliğin ad olsun

Savaş ateş toplardan, korkup hiç yan durmadın

Komünistler yok olsun, Türkçülüğün yâd olsun

¨ ¨ ¨

Gönlünde tek beslenir, güzel, istek dilekler

Sizlere secde kılar, gökte peri Melekler

İhsan Hayrullah teksin, çok düşmana yaradın

Sen ölmedin gelirsin, gözler yolunu bekler

¨ ¨ ¨

Saçılan güneş idin, doğdun da battın Emel

Yalnız Muhtar Fuad’ı, dert gama attın Emel

Kerkükçün şehit oldun, Türkmen’e şanlar kattın

Söyle bacım hayatta? Murada çattın Emel?

¨ ¨ ¨

Birlikte biz yaşasak, bırakmaz zalim zaman

Ruhum, azizim Şakır, göz, gönlümüz, Kazım can

Kardeş, bacı dayanmaz, gedişiniz çok acı

Enver Abbas aç gözün, uyan uykudan uyan

¨ ¨ ¨

Şehit oldun Nurettin, milletin sevgilisin

Onurla varlık taşan, Türkmen’in tek yolusun

Canını kurban verdin, özgür yaşasın Kerkük

Bülbüller özgün öter, solmaz dostun gülüsün

¨ ¨ ¨

Kasım Neftçi savaştın, hiç bilmedin korku sen

Birlik, sevgi, doğruluk, insanlığın ırkı sen

Türkmen’e şan yarattın, tarihte yerin ölmez

Adın dillerden düşmez, bülbül öten şarkı sen

¨ ¨ ¨

Züheyir çaycı, yurdun, toprak yerin korudu

Mert yiğitler yetirip, dağa karşı yürüdü

Ümit oğlu kızına, millet yolun öğretti

Düşmanı çıldırmaya, tek başıyla dururdu

¨ ¨ ¨

Al bayrağını sever, Erbil, Kerkük, Türkmen’i

Çalışma, yiğitlikle, kurtarmaya vatanı

Adil, Abdullah kardeş, her meydanda göründü

Çalışarak kaldırdı, yerde şehit yatanı

¨ ¨ ¨

Tükenmez saygı sevgi, atan, annene kardeş

Onların varlığıyla, ölmez yaşar ülküdaş

Ayrılık çok çetindi, Fathullah Yunus şehit

Kanlar yerde kalmadı, öç alındı arkadaş

¨ ¨ ¨

Biz bir olursak gönülle, bizimle güler savaş

Kerkük, Türkmen’e kurban, vermeliyiz canla baş

Şakır Zeynel, Hac Necim, tarihler sizi anar

Şehitliği kazanıp, can kanla duran kardeş

¨ ¨ ¨

Birleşiriz gönülle, altında al bayrağın

Türkmen’iz hiç ölmeyiz, tek eriyiz toprağın

Büyüdük çocuk yaştan, yurt millet sevgisinde

Yaydık, evren dünyaya, onur töre kaynağın

¨ ¨ ¨

Mert Salahattin Avcı, karşı durdu düşmandan

Sinesin erek etti, vazgeçti şirin candan

Mehmet Avcı korkmadan, çıktı aslan meydana

Öldü şehit düşerek, yazdı tarih al kandan

¨ ¨ ¨

Bağırdık haydi Türkmen, orduya girmek gerek

Utkuyu kazanırız, şanla yürü diyerek

Gökten, denizden, yerden, düşmanı kırıp sürmek

Erler birlik yaradır, canlar kurban vererek

¨ ¨ ¨

Cahit Fahrettin kardeş, şenlik yurt düğünüdür

Her bir yana saçılan, ümit zafer günüdür

Abdullah Bayatlı er, nurlar içinde yatsın

Her yerde diktik bayrak, özgür savaş sonudur

¨ ¨ ¨

Abdul Halik İsmail, can verip yazık gitti

Çalıştı hep okudu, erliğin belli etti

Söylendi Sadık adı, bütün Türkmen içinde

Toprak Kerkük yurduna, varlığını o koydu

¨ ¨ ¨

Kerkük, Musul toprağı, açık kuzey cephesi

Zalim düşman yakıyor, Türklükle toplar sesi

Doğu batı konuşur, Türkmen Osman Hıdırdan

Boz kurt oğlunu kutla, haydi şehit annesi

¨ ¨ ¨

Yaklaş annene doğru, yiğit koçak Türkmen’im

Yarından ümit alsak, güneş Saçak Türkmen’im

Gece, gündüz bilmeden, çalışıp hem savaşmak

Düşman gözünü oyup, vursak bıçak Türkmen’im

¨ ¨ ¨

Acı günlere düşüp, ne olmuş sorduk kardeş?

Bütün zalim düşmana, can kanla durduk kardeş

Kıyıcı Kürt, komünist, onu iple sürdüler

Cuma da şehit oldu, kendimiz yorduk kardeş

¨ ¨ ¨

Kahraman Türkmen şehit, gönül dillerden düşmez

Kan veren Abbas, Hasib, Bayrak ellerden düşmez

On dört Temmuz gününde, mertlik yolun seçtiler

Kemal Abdul Semeti, candan gönülden düşmez

¨ ¨ ¨

Namazını kıl kardeş, sabah Azan okundu

Elinle zafer yaymak, yarından çok yakındı

Altunköprü şehidi, Salahattin ölmedin

Senin gibi Temmuzda, çok Türkmenler yakındı

¨ ¨ ¨

Gönlümüzde yaşarlar, engeller aşıyorlar

Kerkük’ün hasretine, dağlardan koşuyorlar

Yüzlerce kahramanlar, yazılmışlar tarihe

On dört Temmuz şehidi, pek kanla coşuyorlar

¨ ¨ ¨

Ay yıldızlı bayrağı, bulandırdık, al kana

Ölmeyen Türkmen erler, karşı durdu düşmana

Sönmez nur ışık onlar, yolu aydın ettiler

Nurla dolsun mezarlar, şan vermişler meydana

 

5- KERKÜK’TE KARA TEMMUZ

Elli dokuz Temmuzda, temiz Türkmen’e karşı

Ulu Tanrım felaket, dert Kerkük’ü sarstı

Kürt Komünist zulmü, millet ümidin kesti

Evler yağmalandı, talana dondu çarşı

Mert Türkmen kullarına, et çare Ulu Tanrım

Kimsesiz Kerkük bahtı, çok kara Ulu Tanrım

¨ ¨ ¨

Kadın, çocuk, yaşlıyla, kıydılar şirin cana

Selle, kasırga gibi, el koydular vatana

Türkmen, Kerkük karardı, döndü korku zindana

Mert Türkmen kullarına, et çare Ulu Tanrım

Kimsesiz Kerkük bahtı, çok kara Ulu Tanrım

¨ ¨ ¨

Dağdan, köyden düşmanlar, Türk Kerkük’üme gitti

Temmuzda kimler öldü, kimlerse öksüz kaldı

Kale, Korya, Şaturlu, mahşer gününe döndü

Mert Türkmen kullarına, et çare Ulu Tanrım

Kimsesiz Kerkük bahtı, çok kara Ulu Tanrım

¨ ¨ ¨

Çok Türkmen aileler, Sürülüşte yok oldu

Geride kimsesizler, tutuk çaresiz kaldı

Emel, Fuat, Nihat’ı, düşman geriden vurdu

Mert Türkmen kullarına, et çare Ulu Tanrım

Kimsesiz Kerkük bahtı, çok kara Ulu Tanrım

¨ ¨ ¨

Tarih yıl elli dokuz, kara Temmuzun ayı

Acı zulme kaplandı, her Türkmen bucak köyü

Düşmana haram olsun, ekmekle, Kerkük suyu

Mert Türkmen kullarına, et çare Ulu Tanrım

Kimsesiz Kerkük bahtı, çok kara Ulu Tanrım

¨ ¨ ¨

Namert piç olan düşman, Türk’e karşı çıkıyor

Yazık Kerkük’ü koyup, Türkmen bu gün kaçıyor

Cellât Saddam Kürt’lerle, Türkmen evin yıkıyor

Mert Türkmen kullarına, et çare Ulu Tanrım

Kimsesiz Kerkük bahtı, çok kara Ulu Tanrım

¨ ¨ ¨

Millet çalışmaz yasak, aydın ışıklar söndü

Bütün Türkmen bölgesi, kara zindana döndü

Dükkân, evler yıkıldı, mal mülkümüz bölündü

Mert Türkmen kullarına, et çare Ulu Tanrım

Kimsesiz Kerkük bahtı, çok kara Ulu Tanrım

¨ ¨ ¨

Musul, Kerkük, Erbil’di, bizim Türkmen diyarı

Yükseldi çocuk, anne, baba, kardeş havari

Gönlümüz dert düşmanla, gam gurbetle yaralı

Mert Türkmen kullarına, et çare Ulu Tanrım

Kimsesiz Kerkük bahtı, çok kara Ulu Tanrım

¨ ¨ ¨

Kerkük’ün her yerinde, dertli yürekler sızlar

Gamlı Türkmen annesi, gözü yavrusun gözler

Her bir yere bakarsan, Türk şanıyla Türk izler

Mert Türkmen kullarına, et çare Ulu Tanrım

Kimsesiz Kerkük bahtı, çok kara Ulu Tanrım

¨ ¨ ¨

İçimizde yaralar, gözden yaşlar taşıyor

İlkemiz başarmaya, Türklük ile coşuyor

Bütün Türkmen kardeşler, Kerkük için koşuyor

Mert Türkmen kullarına, et çare Ulu Tanrım

Kimsesiz Kerkük bahtı, çok kara Ulu Tanrım

¨ ¨ ¨

Korkmayan Türk milleti, düşmana karşı durdu

Zalim Komünist Kürtler, kadın, kız, çocuk vurdu

Birde bize dönecek, Türkmen’in Kerkük yurdu

Mert Türkmen kullarına, et çare Ulu Tanrım

Kimsesiz Kerkük bahtı, çok kara Ulu Tanrım

¨ ¨ ¨

Yuvan dağılsın Saddam, bunca zulümler yeter

Çok gördük kara günler, düşmanlar görsün beter

Hakkımız alınacak, acı gün dertler biter

Mert Türkmen kullarına, et çare Ulu Tanrım

Kimsesiz Kerkük bahtı, çok kara Ulu Tanrım

 

6- HİÇ BİZLER UNUTMAYIZ

Kimyasal silahları, Saddam Türkmen’e attı

Tisin, Beşir, Köprüde, bomba, kurşun patlattı

Kerkük, Erbil Türkleri, büyük tarih yarattı

Şom Temmuz şehitlerin, bizler hiç unutmayız

¨ ¨ ¨

Türkmen’i hiç bırakmaz, toprak, bayrak sevenler

Dünyanın her Türk’üne, kanlar, canlar verenler

Millete hatırlatsın, kara günler görenler

Şom Temmuz şehitlerin, bizler hiç unutmayız

¨ ¨ ¨

Türkmenler toprağında, yasak konuşmak gülmek

Hiç bir insan hakkı yok, Türk’ün soyundan gelmek

Öz yerimizde bile, suçsuz, günahsız ölmek

Şom Temmuz şehitlerin, bizler hiç unutmayız

¨ ¨ ¨

Ne vahşet Kerkük halı, zulme canlar dayanmaz

Komünistin ettiğin, görmeyenler inanmaz

Uykuda yatan Türk’üm, neden kalkıp uyanmaz

Şom Temmuz şehitlerin, bizler hiç unutmayız

¨ ¨ ¨

Türkmen erler asıldı, Kerkük, Köprü içinde

Etler bile kesildi, Türk olmaktı suçunda

Hiç yüreği yanmadı, baas, Saddam piçinde

Şom Temmuz şehitlerin, bizler hiç unutmayız

¨ ¨ ¨

Gencecik mert bacılar, hoşluk yüzün görmeden

Kardeşini astılar, üzerine girmeden

Komünist, hem Kürtleri, akın yaptı durmadan

Şom Temmuz şehitlerin, bizler hiç unutmayız

¨ ¨ ¨

Çoluk çocuk sokakta, baba için ağlıyor

Parçalanan eşine, yüreğimiz ağlıyor

Kerkük’ün köşesinde, şirin kanlar çağlıyor

Şom Temmuz şehitlerin, bizler hiç unutmayız

¨ ¨ ¨

Korku, ölüm içinde, dost dostuna yanaşır

Dünyanın her yerinde, Türk, Türklerle kaynaşır

Kerkük’te ölen Türk’e, ne tabut, ne teneşir

Şom Temmuz şehitlerin, bizler hiç unutmayız

¨ ¨ ¨

Bu kadar zulüm dert, gam, çoğun yazamaz oldum

Yıllarca susmuş iken, uyanıp hakkım aldım

Bütün tutsak Türklerin, acı derdine daldım

Şom Temmuz şehitlerin, bizler hiç unutmayız

 

7- ŞEHİDİM BİZ SENİNLE

İlkeniz töre, haktır, sizdedir sağlam yürek

Adın, şanına şehit, kocaman, cihan gerek

¨ ¨ ¨

Yiğit erler can kanla, engele zulmü yardı

Aptal düşman korkuyla, savaşı ölüm gördü

¨ ¨ ¨

Büyük Türkmen milleti, tarihe koydu izi

Kayboldu karanlığı, doğdu güneşin yüzü

¨ ¨ ¨

Düşmanı yok eyledi, Atam süngü yayları

Pek ulu zaferlerle, geçti günler ayları

¨ ¨ ¨

Yıldırım gibi koşup, erler sınırlar açtı

Yurdum üstünde güneş, sönmeyecek bir taçtı

¨ ¨ ¨

Şehide çok hoş gelir, Türklüğe yurtta ölüm

Ey İlahi sen kaldır, Kerkük üstünden zulüm

¨ ¨ ¨

Toprağa sarıldı can, kanlar verdik bayrağa

Umudumuz var bizim, şan katarız bu çağa

¨ ¨ ¨

Ey kardeş Türk sevgisi, çırak gibi yanırı

Gören Türklük bayrağın, yeni utku sanırı

¨ ¨ ¨

Millet, toprak, inancın, kılıçtan kan damlıyor

Atam sert duruşuyla, savaşın tamamlıyor

¨ ¨ ¨

Ordumuzu saldırsa, düşman alan yerlere

Bütün dünya sevinir, şanlı Türkmen erlere

¨ ¨ ¨

Kır atlarla, Oğuzlar, Düşman üste gürlerdi

Bu millet hiç yıkılmaz, ölemezde derlerdi

¨ ¨ ¨

Temiz kanın toprakla, göklerde tuttu ağıt

Türklerin tek ümidi, sendin ey sanlı şehit

¨ ¨ ¨

Haydi kardeş Boz kurtla, millet, yurt bekler seni

Kerkük Turan ülkesi, gözlerde özler seni

 

8- MERT KERKÜK TÜRKLERİ

Sağ olsunda var olsun, yiğit Türkmen gençliği

Çalışarak savaştı, korkup dönmeden geri

Haykırdı her düşmana, etti cephe birliği

Kerkük’ü candan kurup, oldu millet askeri

¨ ¨ ¨

Kasım önünde Türkmen, hep saygıyla durulur

Şehit olmasın doyup, içten ağlayıp kalktık

Kötü, hain düşmanın, umutları kırılır

On dört Temmuz gününde, Kürt, Komünisti yıktık

¨ ¨ ¨

Sınırdan hep sınıra, Türklükle tut bayrağı

Yerde yatan şehide, müjde vermek yarından

Biz Türkmen iz yaşarız, bekleriz Türk toprağı

Güneş kimin doğduk biz, koştuk dağlar ardından

¨ ¨ ¨

Her bir Türk toprağında, İhsan adı olaşır

Her yön mutlu şenlikle, savaş günü düğündür

Emel, Fuat, Nihat’la, güzelleşir gülleşir

İşte bu gün Türklüğün, Şeref, Ahlak günüdür

¨ ¨ ¨

Gitti Ata,  Zühari, nurdan dolsun yatağı

Çalışırdı durmazdı, ümit vardı gönlünde

Dedi Adil Türk bekler, bu yurdu bu toprağı

Gün gelir tüm Türkmenler, yaşar Kerkük ilinde

¨ ¨ ¨

Türkmen Altunköprü de, Salah yiğit var idi

Her yöne ışık saçıp, korkmazdı hep yürürdü

Komünist, şehit eti, meydanda tek er idi

On dört Temmuz gününde, toprağını korudu

¨ ¨ ¨

Çalışırdı hac Necim, yiğit el birliğiyle

İnançlı milliyetçi, Türkmen’di varlığıyla

Kemal düşman sürdükçe, coşar diriliğiyle

Binlerce can Osman’ın, azdır kurbanı ola

¨ ¨ ¨

Erlere kalkın dedi, Türklükçün ölmek gerek

Hasretle Hasa suyun, doya, doya içerek

Zafer bizim yurt bizim, ölüme yok diyerek

Kasım hakkın almaya, her alana geçerek

¨ ¨ ¨

Altun Köprü Telafer, Türkmen’e kan ağladı

Yaman oldu halımız, düşmanlar can dağlamış

Şehit oldu Fathullah, millete bel bağladı

Elli dokuz Temmuz de, çok Türkmenler boğulmuş

¨ ¨ ¨

Kerkük, Erbil ayrılmaz, Al bayrakla Türkmen’den

Geçenseler şirin candan, yer toprağın vermezler

Kara Temmuz gününü, ölürsek unutmayız

Her düşman piçlerinin, dökmüş olduğu kandan

¨ ¨ ¨

Hasib diye şandandı, doğu batıyla kuzey

Ulu Tanrım sen acı, geçinecek nasıl hal

Şehit yer, gök, toprakla, duygunu aşan uzay

Aç İbrahim gözünü, yaşa yanımızda kal

¨ ¨ ¨

Musalla, hem Koryadan, gelir Türkmen’in sesi

Türk Kerkük toprağında, hakkı var bayan, beyin

Her gönülde her gözde, yaşar şehit duygusu

Köprülüyle dost kardeş, var olsun Turan deyin

¨ ¨ ¨

Günden, güne gönülde, artı şanı şehidin

Kemal bizden kayıp oldu, yeri aydın nur olsun

Kutsal toprağa girdi, temiz canı şehidin

Şehit adı üstündür, adı dilde var olsun

ŞİİRLER: SADUN KÖPRÜLÜ

 

 

14 TEMMUZ 1959 TARİHİNDE KERKÜK TÜRKLERİNE KARŞI İŞLENEN KANLI KATLİAM

Irak Kerkük Türklerine karşı, Komünistlerin yani Marksist-Leninistlerin ideolojik ve gayrı ahlaki benzerlikleri gereği iktidarı ele geçirmiş Baasçılar la işbirliği yaparak Irak Türklerine karşı yapılan saldırıların ve acımasızca yaptıkları katliamların tarihidir. Oysa uzun yıllar içerisinde Basçıların yürüttüğü benzeri baskı ve zulümlere karşılık, alıp koruduğumuz, evlerimize sakladığımız –netice itibariyle bu “dağlı”,”feodal güçler” fırsat kendilerine düştüğünde sinsice ve kahpe davranışlar göstermekten geri durmamış, çok sayıda Türkmen’i en vahşi yöntemleri kullanarak öldürmüş, halkı sindirmeye, korkutmaya, dağılmaya çalışmışlardır. Pek çok Türk öncüsü, genci kadın erkek demeden katledilmiş, mal mülk yakılmış yağmalanmış, talan edilmiştir.

Komünist, Kürtçü peşmergeler militanlar, gerçekte bugünlere gelinen yolda işgal güçlerinin yolunu açmış, her zaman bir başka gücün oyuncağı olarak… Başta aydınları kurşuna dizmiş veya yerinden yurdundan ederek başka yerlerde yaşamak zorunda bırakmışlardır. Zulümleri anlaşılır değildir: Dipçikle dövülerek, şehit edilerek, bir bölüm Türkleri, diri, diri toprağa gömmüşlerdir, kimide direk, elektrikle asılarak, Temmuzun sıcak güneşin altında bırakılmıştı.

Irak Türklerinin çoğunun gözleri oyularak, bedenleri sokak, sokak sürüklenerek, kamyon, Traktörler üzerlerinden geçmişti. Kerkük Türklerine karşı, canavarca işlenen bu toplu soykırım, katliam düşünce aklımızda en çok içli derin yer almakla iz bırakmıştı.

Irak’ta kraliyet rejimine son vermekle, devrildikten sonra, bir cumhuriyet rejim kurulmuştu, Irak Türkleri bu yeni devrimden, cumhuriyetten, mutlu, hayırlı, kurtuluş günlerin, sevinçli, anlarını yaşamakla, bir hayal kurmak üzere, özgürlüklerine kavuşmalarının, en güzel günlerini yaşamakla, sevinçliydiler.

Bu sevinç, mutluluk çok sürmeden, kızıl komünistler, Feodalitenin esiri olduğu halde Barzani-Talabani Kızıl diktatörlüğün kıyıcı, cellât canavarlarına karşı, Kerkük -Irak Türkleri direnerek, özgürlüklerini, anadillerini, yüce tarihlerini savunarak, ercesine, aslancasına durarak, bunun karşılığını, bu korkunç katliam sonucu şehitlerin kanı dökülerek, bu atılgan, kahraman Türk milleti için canlarından vazgeçirerek, Kerkük’ün mas mavi göğünde, bir Ay yıldız olarak parladılar, Bu kara şom gün akşamdan başlayarak üç gün, üç gece sürmüştü.

Şehitlerimiz düşmanlara, kızıl Kürtlere karşı, birer Boz kurt, yiğit Mehmetçik, Türk eri idiler.

Kerkük ve etrafı, yüzde yüz Türk olarak, başka yerlerden gelen Kürt, En son da Saddam rejiminin, her türlü yardımıyla, Arap devletlerinden gelen Araplar, Kerkük nüfusuna girmekle, kendilerini Kerküklü Arap, yoksa Kerküklü Kürt saymakla, uzun yıllardan dedelerin, ataların kanları, canlarıyla kurulan, Kerkük boş sözle, boş kafayla, yalan uydurmayla değişilemez, Kerkük’ün Türklüğüne Tarihi, gömütler, hanlar, hamamlar, kale, mezarlar birer kanıt diye görülmektedir.

Kerkük Türklerin kendi milletinin idaresinde olduğu zaman, başka her bakımdan ilerlemiş, bir yurt idi bu topraklarda, Türkmen milletinin kurmuş oldukları devletlerde göz önündeydi, Kerkük Irak’ta başka milletlerin, Türk düşmanlarının yönetimi altına girdiği andan, şimdiye kadar Kerküklü ve tüm Irak Türkleri her türlü baskı, zulüm, işkence uzaklaşma, sürgün, mahpushane, idam, katliamlara, uğramaktadırlar.

Buna karşın Irak Türkleri, hiç bir zaman ümitsiz ve anavatan tüm dünya Türklerinin, biricik vatanları olan, Türk bağımsız, Türkiyesiz olamadılar ve Türkiye’den ümitlerini kesmediler, tüm baskı, zulüm içinde de, yüce tarihlerini kültür, benliklerini, dillerini, gelenek, görenek, adetlerini korudular.

Ve mücadelelerini sürdürmüşlerdir, Kerkük katliamını Kürtler, Komünistler Türklere karşı birleşerek, planlarından Kerkük Türk’ünü, Turancıları yok etmeyi yıllar boyu çizerek, tam zamanı 14 Temmuz 1959 olarak seçmişlerdir.

Türk’ün en büyük düşmanı, olan Barzani ve yüksek komünist şurası, Irak cumhurbaşkanı, diktatör Abdülkerim Kasımla temasa geçerek, yönerge aldıktan sonra harekete geçmişlerdir.

Kerkük ikinci tümen kumandanı olan Nazım Tabakçalı vatana hıyanet suçuyla Mehdavı yargı evi tarafından idam etmişlerdir, Yerine Barzani’nin dostu aşırı kızıl komünist Davut El Cenabı, yıllarca Rusya’da kalarak, sonradan kurşuna dizilmiştir ve Irak yüksek komünist şurası başkanı, Türk düşmanı, kızıl Kürt Maruf Benzenci atılmıştı, kendileri gibi, kıyıcı komünist Cebbar Pıruz han, Nuri Molla Veli, Kitapçı Ojen Ermeni komünist birleşerek, Kerkük’te olan Emniyet, yönetmenleri, başka yerlere göndermekle, Komünistleri götürmüşlerdir ve Kerkük şehrinin her bir yerine Kürtler, Komünistler yerleşerek, türlü silahlarla [Halk Mukavemet ] Teşkilatı, üç bin Kerküklü Türk gencini tutuk evine atarak, planlarını uygulamaya başladılar,

Irak’ın İhtilalının yıl dönümünü 14 Temmuz 1959 günü Komünist, Kürtler, ellerinde iplerle dolaşmakla, bir avuç olarak bir Türkmen gazinosuna saldırıda bulunarak, Osman Hıdır Türk’ü şehit etmişlerdi.

Türkmenler bu Kürtlere, Komünistlere karşı durmak, savaşmaya katılmak isteyerek, ikindi tümen tarafından bir bildiri yayınlanarak, dışarı sokağa çıkma yasaklanması bildirildi, Bu yasaklık belli oldu ki, yalnız Kerkük Türk’ü için imiş, Türklerde yasaya, sisteme, düzene saygı gösteren millet oldukları için, buyruğa uyarak her kes evine yüzleştiler.

Kürt Komünist subay, askerleri Kerkük’ün her bir yerini, ablukaya silahlılarla sardıktan sonra, tüm Kürt yerlerinden gelen Komünist, Kürtler, Türkmen evlerine saldırdılar, doğru Türk olanların adları, yanlarında yazılarak, askeri Kışlaya götürerek, kurşuna dizdiler, önde tanılan Türkçü şehit Ata, İhsan Hayrullah kardeşler, Kasım, Ali Neftçi, Mehmet Selahattin avcı kardeşler, Nihat, Cihat, Emel Fuat Muhtar üç kardeşlerle, çok sayıda Milliyetçi, Türkçü gençlerimiz, şehit olmuştu, ondan sonra ALLAH’TAN korkmayan, canavarlar cesetlerini caddede, sokaklarda sürükleyerek, kimi Türklerinde, diri, diri iki ciplere bağlamakla, ters yöne giderek, cesetlerini ikiye bölmüşlerdir. Sloganlarda atarak, yok olsun,  kahrolsun Türkiye, kahrolsun Turancılar, kahır olsun Türkler gericiler, gazino, dükkânlarda, evlerde o zaman Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye, Enver Paşa ve Boz kurtlar resimleri bulunmaktaydı, resimleri parçalamaya başladılar. Korkuları insanlık, Osmanlı, Türklük, Oğuzluk idi. Uyguladıkları bu korkunç katliam üç gün, üç gece sürmüş, feodal çeteler dağlardan gelerek, askeri araçları Kerkük şehrine götürmekle, tüm dükkân ve mağazalara saldırarak her ne varsa onu yağmalayarak, her şeyi unuturlar, yağmalara dalmasaydılar Türklerin Şehit sayısı dehada çok artardı.

Bu acı, kötü, korkunç durumu görenlerin çoğu, çıldırdı, çok gebe kadınlar çocuklarını düşürdü,  çok sayıda Türkmenler suçsuz, günahsız kıyıcı Kürt komünistler tarafından, öldürülmekle, birçok Türklerde yaralanmıştı, aile çocuklarının gözü önünde, kurşunlanarak şirin canlarını vermişlerdir, bunun yanında iki kardeşle 12 yaşında EMEL MUHTAR da,  gözyaşlarına, çığlık, feryat figanlarına aldırış edilmeden canavarca katledilmiş, yani acımadan, şehit etmişlerdi.

Küçük kız Emel, öğrencidir; bir genç kız olarak, Azize, Semire adında iki kız kardeşi vardı,  Nihat, Cihat, Kubat, adında üç ağabeyi, babası Fuat mahalle muhtarı idi, hep bir evde yaşıyordular, 15 Temmuz kapıları çalındı, silahlı peşmergeler, bunlar çakal sürüsü mevkiindeler ki aynı zamanda Marksist, tanrı tanımaz kimselerdir;  Nihat, Cihat ve Kubatı vura,  vura tutuklayarak sürüklediler, Babanın ilerlemiş yaşına, aksakalına bakmadan, yine çaresiz zavallı annenin gözyaşları, taştan olan yüreksizleri bile etkilememiştir. Ağlamak, gözyaşı dökmek, yaka yırtmak bu canilere, cellâtlara insan olmayanlara, ALLAH, PEYGAMBER tanımayanlara, ne yapacaktır? Baba, bu katillerin önüne atıldı, beni öldürün onların yerine demiştir yararsız. Aynı şekilde annenin çırpınışları.  Beni götürün, öldürün onlara kıymayın, çocuktular, anne, baba yalvarıyorlar. O eli kanlılar, zalimler ne anlarlar çocuk, anne, babalık hakkı, ciğeri ne bilirler. Adamı ve kadını o kadar döverek bir kenara atıp ardından Nihat’ı kurşuna dizerek şehit ettiler. Küçük bir kız… Ağabeycisine koşan 12 yaşında Emel de, hainler tarafından kurşunlanarak, kardeşinin yanına düşerek, şirin canını verdi. Ardından bu gaddarlar, kıyıcı ve cellâtlar kurşunu Cihatta doğru çevirmişlerdir.  Bu vahşiler, Emel ve iki kardeşi dışarıya doğru sürükleyerek, araba arkasına iple bağladıktan sonra,  Kerkük caddelerinde sürüklediler…

Gözleri kanla dolan katiller, Türk düşmanları, nerde Türkmen evi olarak bırakmadılar, aramaya başladılar, hayatını Irak ordusu, toprağına, taşına, canını adayan ve savunan, yiğit, kahraman, bir liderimiz sayılan ATA HAYRULLH 14 Temmuz katliamının ilk gecesinde, evde çocuklarıyla konuşmakla, onlara Türklükten, tarihten söz açarak, aynı an tüm aile çocuklarına, TÜRK milli kıyafetlerini giydirmelerini istemişti, kendiside onlarla, Hain Komünistler uşakları kapısını çalarak, seni komandan kışlada istiyor diye, onu Türklerin olduğu ölüm kan meydanına götürdüler.

Kıyıcı canavarlar, ona en iğrenç işkence, acıyı gösterdiler ve onu kışlanın önünde, bulunan bir ağaca, bağladıktan sonra, Kurtça diri, diri etlerini keserek, TURANÇILARIN, TÜRKÇÜLERİN, LİDERİ, ATA HAYRULLANIN ETİNİN KİLOSU 10 FİLİZ, ALAN VARMI?(FILIZ, “kuruş” anlamında…) ve etlerini etrafta olan, hayvan önüne, atmaya başladılar.

Katiller bu defa aynı durumu, kardeşi yarbay Doktor, İHSAN HAYRULLA da bu biçimde şehit oldu, kardeşinin önünde işkence yaparak, yüreği insan sevgisine dolu kendisine zulüm, işkence, eden bu cellatları defalarca bedava olarak ilaç ederek evinde yaşatmıştı, onlara yemek, su vermişti.

Kimsesiz olan Türkmenlerin yalnız dillerinde, ALLAH, PEYGAMBER diye bağırmakla, çağırmaktaydılar, buna karşın tanrı tanımaz komünisti, soyguncusu, insan nesline zulümden zevk duyan hasta ruhlular… Bu duruma geçmişleri “suç işlemek”,”medeni yaşantıya intibak etmemek, edememek”,”gayrı meşru yaşamak”,”başka güçlerin emrinde olmaktan geçen Barzani ve Talabani emrindeki sürüler, Abu Cehil azgınlığını geride bırakmış, kâfire rahmet okutur bir cehalet salyasıdır dudaklarında:-Hâşâ- “ALLAH YOK, İZİNE GİTMİŞ” “PEYGAMBER SİHİRBAZ. BÜYÜCÜYDÜ”  “Sizi kimse kurtaramaz, bakalım Sevdiğiniz Türkiye gelsin, Mustafa Kemal Atatürk te öldü, kim kurtaracak sizleri. Bizlerden başka Kerkük’te başka bir kimse yaşayamaz, Çıkın buradan… “

Kerkük katliamı, soydaşlarımızın, şehit edilmesi toplu, yok etme planı komünist militanları, organize etmekle, birçok etnik grupların, işbirliğiyle, gerçekleşmişti ve Irak hükümeti, yardımıyla yapılmıştı, ikinci ordu komutanlığı, birliklerinde katılmıştı.

Ve Kerkük katliamına, önde gelen Türkmen düşmanlarından, Kürt liderlerinden Celal Talabani’nin de elinde silahla, Kerkük cadde, sokaklarında, Türkmen’e ateş açarak, sürekli ordu karargâhında bulunmaktaydı. Ayrıca Komünist Kürt çıldırmış ırkçı Nuri Talabani de büyük rol oynamıştı, Celal ile Mustafa Barzani, önde gelen sorumlular arasındadırlar.

Yıllar süren Arap Kürt düşmanlığı ve Kürt, Kürt düşmanlığı çatışması Irak Türklerine karşı birden unutularak, dost kardeş olarak, birbirlerine sarınarak, Türkleri yok etmeye çalıştılar, Mustafa Barzani, ileri gelen Kürtlerin evinde, toplantı yaparak, Türklere karşı plan çizmekteydi, Bilgi, yönerge veriyordu, ertesi gün Barzani, Bağdat’a büyük kalabalıkla uğurluyorlar ve Bağdat’ta planlarını yeniliyor, elemanlarda olaylar çıkarıyor, büyük kavgalar olarak, Türklerin dükkân, mağazalarını, yağma, paramparça olarak Türkçe yazılan tabelalar indiriliyorlar, Turancılara ölüm, Kerkük Kürtlerindir, Türk yok, boş sözleri bağırarak, sokaklarda koşuyorlardı.

Düşmanların amaçları, Bu katliamdan Kerkük’ün en aydın, yetişmiş atılgan kahraman liderlerini, yok etme, onları sahipsiz, başsız bırakmak, Türkleri zulüm işkence, baskıyla, korkutma topraklarından kaçırmak, yerlerini almak, Türklerin sahip oldukları, varlı zengin petrol bölgesinden, uzaklaştırmak, kendi ellerine geçirmek, Türkmen ocaklarını söndürmek istiyorlardı. çünkü Irak Türkleri, her bir bakımdan, başkalarından dehada iyi, şerefli, töreli, erdemli, efendi, tarihi yüce, eski bir millet, büyük uzun yıllar hüküm eden, devletler kuran, yiğit kahramanlıkla, tanılan, doğru Müslüman, Ulu Tanrıya inanan, bir millet olduğundan dolayı, kendileri boş hayale, yaşamakla, devlet kurma, ve Kerkük benim olacak diye, kendilerini aldatmakla, eziklik, psikolojik hastalığına, düşerek, karmaşık Türk düşmanlığını yaşamaktadırlar.

Bu planlara karşı, Türkmen milleti, bu gün deha da uyanık, düşmanını tanımakla, Bağdat yönetimi ve tüm düşmanlar iyice bilmelidir. Bizim birlik beraberliğimizi bozmak isteyeceklerdir. Yöntemleri ekseri bellidir, ama bunda başarılı olamayacaklardır. Milletimizdeki tarih ve yaşama şuuru çok derinlerdedir;  doğru, babalı anneli, temiz, şerefli ahlaklı, Türkmenlerde senlik, benlik, Sünni, Şiilik, köylü, şehirli, Kerküklü, Erbilli, Telaferli, Tuzlu yoktur ve olmayacaktır.

Tüm saldırı ve yok etmeye karşı bir olmalı, sımsıkı sarılmalı, Türkmen’in göz ışığı, gönlü olan ANAYURDUMUZ KERKÜK’Ü, bağrımıza, kucağımıza sarmalı, o bizim ümidimiz, BAŞ GÖLGEMİZ, BAŞ ŞEHRİMİZ, GÖZYAŞIMIZ, SEVİNCİMİZ, TEK VARLIĞIMIZDIR.

Düşmanlar, yurdumuzu, atadan kalma kutsal topraklarımızı, kendi malı, saymakla, milletimizi sildirmekle ve birbirlerinden ayırmakla, Milli Türklük, ruhunu yok etmeye yönelmişlerdir ve çok insanlarımızı, aydınlarımızı nedensiz yere yalnız Türk olduklarından dolayı, idam ederek, uzun yıllar mahpushaneye atmışlardır, bunun yanında, sürekli tutuklamalarla, işkence, Sürgün, malları üstüne, el koyma, ve başka terör Saddam Barzani, Talabani’ler soydaşlarımıza, çok ziyan vermişler. Ve vermektedirler.

14 Temmuz 1959 tarihinde, çok önemli yeri olan, şehit Albay Abdullah Abdulrahman 1913 Yılında Kerkük’te dünyaya gelmişti, Bağdat Harbi okulundan mezun olarak, 1941 yılında İngilizlere, karşı milli harekette yer alarak, 1948 yılında General Mustafa Regaip, Ve Ömer Aliyle birlikte, başarılı olarak FİLİSTİNİ kurtarma harekatına katılarak, yanlarında savaşa katılmıştı, 1958 ihtilalından sonra, Kerkük’te ikinci tümen komutan yardımcısı, olmuştu, içi dürüst, temiz Milliyetçi, mert, atılgan, yiğit, Türk sever yardıma koşan bir Türkçüydü, 1959 yılında Kerkük Katliamından ALLAH’IN yardımı ile mucizeyle, kurtularak, Türkmen Tazehurmatu yoluyla, Bağdada General Abdul Kerim Kasıma, gizli olarak, ulaştıktan sonra, Kerkük’teki katliamdan haber vererek, kan kardeşlerini, Türkmen Milletini, büyük felaketten çabasıyla kurtarmıştır. Kerkük’te katliamı yapan Kürt, komünistlerse Abdul Kerim Kasıma, TÜRKLER KERKÜK KALESINDA, ayaklanmışlardır, ABDULLA ABDURRAHMAN başkanlığında ve Silaha sarılmışlardır, Bu yalanı uydurmakla, Abdul Kerimin yanında olan şehidimiz, düşmanın sözünü yalanlamakla, Abdul Kerim bildiri vererek, katliam durdurulmuştu, ikinci ordu komutanı ve Kürt Komünistlerle, birliklerine gelince, Kerkük Kalasına ateş açarak, toplar atarak, çok sayıda Türkleri şehit ve yaralamışlardır.

Büyük Türkçü şehit Albay 1964- 1973 ve 1974- 1976 yıllarında, Türkmen Kardeşlik ocağının başkanlığını, milli Türklük duygusuyla başararak, ocağa bağlı bir öğrenci yurdu, yoksun ve Arap Baas partisine katılmayan, Türk öğrencileri için 35 kişiyi yerleştiren, bir öğrenci yurdu, doktor şehit Rıza Demirci açarak, Türkçe, Kardeşlik dergisini sürekli olarak yayınlamıştı. Irak Türklerinin durum, meselesiyle, yakından ilgilenerek, milleti için çalışmıştı, tüm Türkmen köy kasaba, şehirler, bölgelerini gezerek, ocağın milletin, ilkelerini, tarih, kültürünü, dilini yaymaya çalışmakla çaba sarf etmişti.

Kaç defa, Saddam rejimi, Türkmen Kardeşlik Ocağı için seçimler yaparak, kendi Arap Baas partisinden adamlarını seçime göndermekle, zorlayarak, ama millet tüm korku, işkence, tutuklamaya karşı, kendi albayı Abdullah Abdulrahman seçmişti, en son Irak terör hükümeti bir bildiriyle, kendi elemanlarını, Saddamcıları iş Başına atarak, 1976 yılında Saddam Baas rejimi, Türkleri yok etmek için, kıyıcı  politikasına, dayanarak şehit Albayı Ocağın başından uzaklaştırmakla, 1979 yılında mart ayında arkadaşları, Milliyetçi,Ülkücü, Türkçü şehitlerimiz NECDET KOÇAK, ADİL ŞERİF, ve şimdiye kadar yeri pek belli olmayan, bilim adamımız RIZA DEMİRCİ ile birlikte, tutuklanarak 67 yaşında 16 Ocak 1980 tarihinde, Türklük tutkusundan  dolayı, türlü işkencelerle  gözlerini oyulmuş ve  idam edilerek şehitler kervanına katılmıştır.

Kerkük etrafını, türlü araçlarla, Silahlarla, abluka eden düşman, öteki Türkmen şehir, ilçe, köy kasaba, bucaklarla, ilişkisini keserek, Türkmen milleti KERKÜK Türklerinin, çile işkence, yardımına ulaşmasın diye, buna rağmen yiğit atılgan Türkmen sever kardeşler, Tazehurmatu, Altunköprü, Telaferden çok yerlerden kardeşler hazırlık görmekle, Kerkük sınırına dayanmışlardır. buda belli ki, Türkmen milleti, her bir zaman, her bir alanda, ayrımsız düşmanlara karşı, korkmadan savaşacaklar, Silahı, Kalem, Kültür, Efendilik, Töre, şerefle, Bilgiyle, İslam Diniyle, Kan, Can, Gönül, Duygu, İlke, Birliğiyle, duracaklar.

Adı geçen Türklük, Kerkük hak yolunda şehit olan kan kardeşlerimizi anarken ULU TANRIDAN, Bol, bol rahmet dileriz. Yerleri Cennet olsun.

Kalan yakınlarına ve tüm Türk dünyasına, bağımsızlık, özgürlük, sağlık mutluluk diler.

Her bir çağda, şehitlerimizin yakmış, olduğu Meşale, çırağı elden ele, iç Türklük, Turancılık, umuduyla taşarak, milli davayı, el gönül fikir ülkücülük ilke, prensibiyle, yürütmeliyiz. Yıllar boyu, Irak Türklerinin vermiş olduğu, tarihi mücadelenin çok büyük yeri vardır, Kerkük Türklüğün önde gelen en büyük Türkçü, Milliyetçi kahramanları idam edilmekle, TÜRKMEN Milletini çile, acı, mat