Bu milli
Türkçülük davasının yolunda
bilim adamı, aydın,
politikçi, asker ve
üniversite öğrenciler
bulunmakla, bu milli davayı
canlarıyla, kanlarıyla
yürütmektedirler, Türk
milliyetçileri, o dönemde
ırkçılık" Turancılık
yaptıkları gerekçesiyle
tutuklanmışlardır ve
yargılamışlardır.
Tutuklarların arasında büyük
Türkçü
Hüseyin Nihal
Atsız, Başbuğ Alparslan
Türkeş ve beraberindeki Türk
milliyetçilerin
yargılanmaları Millet
tarafından büyük tepki
görmüştür ve Türkçü
gençliğimiz “Türklüğe,
Türkçülüğe, Turancılığa,
milliyetçiliğe” yönelik
iftiralara karalama karşı “
Türk milletini savunarak,
tek yürek, tek gönül, tek el
olmuşlardır
ve
kendilerini bu yola
adamışlardır.
3 Mayıs 1944 tarihinde
Yargılanan Türkçüler tutuk
evine atılmalarına reğman
kutlu milli mücadeleleri
sürdürmüşlerdir.
Dünyanın her
yerinde Türk Milletini her
türlü diktatör kıyıcı rejim
emperyalizmden korumak
için; tüm Türk
topraklarında Türkçüler
inandıkları milli ilke
prensiplerine bağımsız
olmalarına tutsaklıktan
kurtarmak için bir bayrak
altında, Ay yıldız
bayraklarının altında
yaşamayı umut ederek, büyük
Türk milletinin varlığını
tüm dünyaya karşı
haykırarak, günümüze kadar
tüm Türk dünyasında Türk
milliyetçilerinin verdikleri
bu milli dava mücadeleye
daha net olarak değir
kazanmaktadır.
3 Mayıs
1944’ü doğuran bu kutsal gün
gelişmeler önemini ve
sıcaklığını Ülkücü gençler
korumaktadır.
Tüm Türklük
dünyasında “3 Mayıs
Milliyetçiler Günü’nün”
önemi bin kat daha
bağımsızlığına kavuşan Türk
Cumhuriyetlerinde ve Irak
Kerkük Türklerinde Türk olan
ülkelerde artmaktadır, bu
milli günde her milliyetçi,
Türkçü Türk’ün bu iç
duygusunu idrak etmesi
gerekmektedir.
Tutsak Türkler davasını
savunan Türk
Milliyetçileri, Türklüğünü
korumakla bedelini
işkencelerle, idam, Hapisle
vermektedirler, dünya
Türkleri eskiden olduğu
gibi, bugünde nice çile,
acı, baskı, işkencelere ve
sıkıntılara göğüs açarak,
kanlarıyla görevlerini
ödemişlerdir. Türk
milliyetçileri, Türkçüler
ölüme, baskılara ve
suçlamalara karşı Türklük
duygusunu, Türkiye, Al
bayrak, Türk toprağı
sevdasından, aşkından ve
Türk birliği ülküsünden
ayrılmadılar,
vazgeçmemişlerdir.
Türk milletini seven
gençlerimiz 3 Mayıs bu kutlu
günde mücadelecini
sürdürmekle, bu kutsal günü
anlamalıdırlar.
Türklüğü,
Türk milliyetçiliğini doğru
okumak, geçmişten Türk
tarihinden ders alarak,
büyük Türk Milleti’nin
onurlu geleceğini kurmak
amacıyla, daha çok
çalışmalı, yorulmalıyız.
Türkiye,
Türk Milleti, Atasını,
büyüklerini bilmelidir,
anlamalıdır ve yüce tarihini
unutmamalıdır, bugün, yarın
Türk dünyasının liderliğini
yapabilecek gücü olmalıdır,
Ülkü, Türk Ocakları, bugün
milli politikalara karşı,
Yüce Türk Milletine hizmet
ederek, Ülkücü Hareket bütün
baskı, acılara karşı, Türk
milleti ile birlikte,
beraberce, bu kutlu
mücadeleyi Ulu Atatürk’ün
izinde yürüterek
başarmaktadır.
Bu Türkçü, milliyetçi
gençlerin
içlerindeki milli duygu,
Türk sevdası iman ateşi bir
an olsun sönmeyecektir, Türk
milliyetçiliği yüce tarihini
oluşturan milli Türkçülük
duygusu, Başbuğumuz
Alparslan Türkeş, Hüseyin.
Nihal Atsız, Ziya gök alp,
Orhan Şaik Gökyay, Necdet
Sançar, Fethi Tevetoğlu,
Zeki Velidi Togan, Muzaffer
Eriş, İsmet Tümtürk, Necdet
Koçak, Cemil oğlu, Şah Şamil
gibi büyük liderler Türk
yolumuzu aydınlatarak,
bizlere güç vererek,
Türkçülük davamızı gelecek
kuşaklara anlatmışlardır.
Bu kutsal günde, Türkçülük
duygularımız düşüncelerle,
Türk milletinin geleceğini
sağlamak için, birlikte, bir
alanda alışarak,
Milliyetçiler Gününü
bilerek, anlayarak
Türkçüler, Milliyetçiler
gününün Türkiye devletimize
ve Türk milletimize hayırlı
olmasını Ulu Tanrıdan umut
dileriz.