|
Padişahlık Sırası |
26 |
|
Saltanatı |
16 Yıl |
|
İslâm Halifelik Sırası |
91 |
|
Cülûsu |
30 Ekim 1757 |
|
Babası |
Sultan Üçüncü Ahhmed Hân |
|
Annesi |
Mihrimah Sultan |
|
Doğumu |
28 Ocak 1717 |
|
Vefâtı |
21 Ocak 1774 |
|
Kabri |
İstanbul Lâleli
Camiî'ndedir |
|
Yirmi altıncı Osmanlı sultanı.
İslâm halifelerinin doksan
birincisidir. 28 Şubat 1717'de
İstanbul'da doğdu. Babası Üçüncü
Ahmed Han, annesi Mihrişâh
Sultandır. Şehzadeliğinde iyi
bir eğitim ve öğretim gördü.
Yüksek din ilimleri, edebiyât,
târih, coğrafya, askeri
bilgileri devrin meşhur
âlimlerinden tahsil etti. Üçüncü
Mustafa Han, Üçüncü Mustafa
Hanın vefâtıyla 30 Ekim 1757'de
hükümdar oldu. Çalışkan ve azim
sâhibiydi. Devlet işlerini iyi
tâkip ederek, mâli ve askeri
sahâlarda ıslâhatlar yapmak
istedi. Saltanatının ilk yılları
sulh ve sükûn içinde geçti. İlk
sadrazamı Koca Râgıb paşayı
tahta çıkışından vefâtına kadar
vazifesinde tuttu. Avrupa
devletleri arasında cereyân eden
(1756-1763) ''Yedi Yıl Harbleri''nde
müttefiklerden her biri Osmanlı
Devletinin kendi safına
katılmasını teklif etti. Prusya
ve Fransa ittifaklarına
katılmaları hâlinde, siyasi,
askeri ve mâli vaadlerde
bulundular. Teklifleri dikkatle
tâkip eden Mustafa Han ve devlet
adamları, ittifak sâhiplerinin
menfaâkar ve plânlı
hareketlerini yerinde teşhis
edip, onları ustalıkla
oyaladılar. Süratle ordunun,
donanmanın techizine ve
yenilenmesine, mâliyenin iyice
düzeltilip, takviyesine
başlanıldı. Hudutdaki Hotin,
Bender ve Özü kaleleri ihtiyaten
takviye kuvvetlerle tahkim
edildi. İstanbul'da bulunan
Baren de Tott, Tophâneyi tanzim
etmekle vazifelendirildi. Baren
de Tott, Tophâneyi ıslah ederek
yeni toplar döktürdü. İstanbul
ve Çanakkale boğazlarının tahkim
ve müdâfaası için boğaz içindeki
kalelerin plânlarının tanzimiyle
Hasköy'de yeni bir top
dökümhânesi yapılması, orduda
kullanılan kayık köprü
sisteminin tâdili ve top
arabalarının yeni tertip üzere
düzenlenmesi gibi yenilikler
yapıldı. Üçüncü Mustafa Han
yapılan işleri bizzat kontrol
eder ve görürdü.
Avrupa'da Yedi Yıl Harpleri
bitip, iki ayrı ittifaktan
olmalarına rağmen, Prusya ve
Rusya'nın antlaşmasıyla,
Lehistan paylaşıldı. Rus işgâl
ve zulmüne karşı hürrüyet ve
istiklâlin vazgeçilez savunucusu
Osmanlı Devletinden yardım
isteyen Leh milliyetçileri (Polonezk)
Osmanlı hu^dûdundan geçerek
Balta'ya sığındılar. Bunları,
rus ordusunun tâkip etmesi ve
tecâvüz etikleri topraklarda
Lehlilerle berâber Osmanlı
ahâlisini de kılıçtan geçirip,
kasabayı yakıp yıkmaları 18
Eylül 1739'da Belgrad'da kabul
edilen süresiz Osmanlı-
Avusturya- Rusya Antlaşmasının
bozulmasına sebep oldu. Osmanlı
Devletinin hükümdarlık hakkını
korumak, Rusya'nın Lehistan'a
yerleşmesine engel olmak ve
sahte beyânatlarla Lehistan
işgâlini dünyâ kamuoyunun da
geçiştirmeye çalışıp dostu Kont
Stanislaw Doniatowski
vâsıtasıyla Balta da zulüm
yaptıran Rus Çariçesi İkinci
Katerina'ya haddini bildirmek
için toplanan divanda Rusya'ya
sefer için karar verildi. 8 Ekim
1768'de Rusya'ya savaş açıldı.
Rusya'da bulunan Osmanlı ticâret
heyetinin iâdesi için
İstanbul'daki Rus sefiri
Obreskoff Yedikule'de
hapsedildi. Osmanlı Devletine
tâbi Kırım Hanı Kırım- Giray'ın
orduları 1769 Şubatında Güney
Rusya'ya girerek Rusları yendi
ve yüz binden çok esir alarak,
döndü. Târihte ahlaksızlığı ile
meşhur olan Çariçe Katerina
Kırım- Giray Hanı, Bağçesaray
şehrinde saray hekimi olan bir
Rum doktoru vâsıtası ile
zehirleterek öldürttü. 27 Mart
1769'da serdâr-ı ekrem
vazifesiyle Rus seferine çıkan
Sadrazam Yağlıkçızâde Mehmed
Emin paşa, 1 Mayıs 1769'da ilk
Hotin Zaferini kazandı.
Lehistan'ı himâye için girişilen
savaşta BirinciHotin Zaferinin
ardından tekrar saldıran Ruslara
karşı 12 Ağustos 1769'da
Hotin'de ikinci bir zafer daha
kazanıldı. Yağlıkçızâde'den
sonra sadrazamlığa getirilen
Moldovanlı Ali paşa, Rus
seferine serdâr tâyin edildi.
Ali paşa, Turla Nehrinden orduyu
geçirirken köprünün yıkılmasıyla
büyük bir fâcia meydana geldi.
Ayrıca yeniçerilerin artan
itâatsizliği ile muhârebelerden
kaçması, ateşli sşlahların
gereği gibi kullanılmamasından,
rus orduları Kırım Hanlığı
topraklarına ve Romanya'ya
girdi. 21 Eylül 1769'da Hotin
Rusların işgâline uğradı.
İngiltere ve Fransa'nın askeri
yardım ve siyasi desteğiyle,
Baltık Denizinden gönderilen Rus
Donanması Cebelitârık Boğazını
geçerek Akdeniz'e girdi.
Bununla, Çar Deli Petro (1682-
1725) tarafından
sistemleştirilen sıcak denizlere
inme projesi Batıdan da destek
ve yardım görmüş oldu. Bir
Osmanlı ülkesi olan Mora
Yarımadasında ortodoksluğun
hâmisi rolüyle slavlık
propagandası yapan Rus
donanmasındaki subaylar, Koron,
Modon, Navarin, Patras, Anabolu,
Tripoliçe, Kalamota ve
Isparta'da âsi Rumlar ile
işbirliğine girerek, buradaki
Müslüman ahâliye müttefükleri
Avrupa devletlerince de tepki
gören vahşice katliamlar
yaptırdılar. Bunun üzerine Mora
Serdarlığına tâyin edilen
Kaptan-ı Deryâ Mandalzâde
Hüsâmeddin paşanın Mora
çıkartmasıyla Rumlar geri
çekilip, yetmiş bin kişilik
Maynot- Rum ordusu, Tripoliçe'de
9 nisan 1770'de bozuldu.
Hüsâmeddin paşaya ''Mora
Fâtihi'' ünvânı verilip,
bölgedeki âsiler temizlendi.
Ruslar geri çekildi.
Akdeniz'deki Rus donanmsı,
Osmanlılar tarafından devamlı
tâciz edildiyse de fırsatlardan
istifâde eden Ruslar, İngiliz
subaylarının da yardımı ile
Çeşme limanındaki Osmanlı
donanmasını yaktılar.
Osmanlı donanması yanarak imhâ
olunca İngiliz amirali ve Rus
donanma komutanı, Boğazları
tehdit etmek istediler. Fakat
tahkim ve müdâfaadan ürkûp,
cesâret edemediler. Çeşme
fâciasından sonra, tuna
boyundaki Kartal ovasında
bulunan Osmanlı ordusu
Yeniçerilerin itaatsizliği
yüzünden 1 Ağustos 1770'de
bozguna uğradı. 1771 yazında
Kırım'ın işgâlinden başka
General Tatloben idâresindeki
Rus ordusu Ahıska bölgesinde
bozguna uğrayıp, geri çekildi. 2
Ağustos 1771'de Özü (Kırım) 12
Eylül 1771'de Yerköyü
(Romanya), 29 Haziran 1773'te
Varna (Bulgaristan), zaferleri
kazanıldı. Sultan Üçüncü Mustafa
Han, bei yıldan beri devâm eden
Rus seferini neticelendirmek
için hazırlanırken, 21 Ocak
1774'te vefât etti. 1768- 1774
Osmanlı- rus Harbi, Birinci
Abdülhamid Han devrinde, zafer
kazanılmasına bakılmaksızın, 21
Temmuz 1774'te imzâlanan Küçük
Kaynarca Antlaşmasıyla aleyhte
neticelendi. Üçüncü Mustafa Han
devrinde, Osmanlı ülkesi içeride
sulh ve sükûn içindeydi. 22
Mayıs 1766 İstanbul
zelzelesinden başka tabii afet
olmadı. Osmanlı Rus Harbi
esnâsında, Mısır'da Kölemenli
Cin Ali Beyin Suriye, Filistin
ve Arabistan'daki isyânı, 1
Mayıs 1773'te Sâlihiyyr'de
mağlubiyetiyle bastırıldı.
Balkanlarda Rus yayılma
siyâsetinde ortodoksluğun hâmisi
rolüyle Mora'da Slavlık
prapagandası yapılıp, ,syân
çıkarıldı. Kısa zamanda
bastırılıp, Osmanlı ordusunun 9
nisan 1770 zaferiyle
neticelendirilerek, bölgede sulh
ve sükûn sağlandı. Dış
politikada, devletlerin büyük
menfaatları karşılığı teklif
ettikleri siyâsi ve askeri
ittifaklar kabul edilmedi.
Osmanlı-Rus Harbinde de
görüldüğü gibi ittifak
tekliflerinin samimiyetsizce ve
menfaâtkar olduğu meydana çıktı.
Lehistan (Polonya)
milliyetçilerinin ''Türk atları
Vistül'de'' sulanmadıkça
Polonyalılara hürriyet yok sözü
Osmanlılardan yardım
istemelerinden kalmıştır.
Bütün Osmanlı sultanları gibi
yüksek din ve fen ilimlerinde
devrin en iyi hocalarından ders
görerek yetiştirilen Üçüncü
Mustafa Han, dindâr, âdil,
çalışkan, âzimli hamiyetli,
metin, hassas ve ilme, âlimlere
hürmetkârdı. Devrin âlimleri
seviyesinde ilmi vardı. Güzel
konuşur ve yazardı. ''Cihângir''
mahlasıyla yazdığı şiirleri
vardır. Çok kitap okurdu. Dış
ülkelerden yazılmış kitapları da
getirdir, incelerdi. Doğu ve
Batı kültürüne vâkıftı. Yapılan
icrâatları bizzât yerinde
kontrol ederdi. Askeri ve
donanmayı teftiş etmeyi, tebdil
gezmek, ata binmek, avlanmak ve
gezi yapmayı severdi. Askeri,
idâri ve mâli birçok
ıslahatlarda bulundu. Çok
hayırseverdi. Âlimlere ve
ahâliye cömertçe ihsânlarda
bulunurdu. Süveyş'te kanal
açmak, Sakarya Nehrini, Sapanca
Gölü üzerinden İzmit Körfezine
bağlamak gibi düşünceleri vardı.
Birçok hayır müessesesi, askeri
ve sivil eser yaptırdı. Lâleli
Câmii ve yanındaki türbesi,
Çakmakçılar'da kendi adıyla bir
câmi, Kadıköy'de İskele câmi
Paşabahçe'de İncirliköy Câmii,
Üsküdar'da Ayazma Câmii ve
zelzelelerde hasara uğraması
üzerine yenilediği Fâtih Câmii,
yaptırdığı eserlerden
bâzılarıdır. 1773'te Deniz Harp
Okulunun temelini teşkil eden
Mühendishâne'i Bahr-i Hümâyun ve
teknik üniversite mâhiyetindeki
Mühendishâne-i Berr-i Hümâyun
açıldı. Zamânında Tüfeklere
süngü takıldı. Islahatçı bir
hükümdâr olan Üçüncü Mustafa
Hanın icraatlarını oğlu Üçüncü
Selim Han (1789- 1807) devâm
ettirdi. |