MAGAZİN - MÜZİK

* Çocuklarımızı zararlı yayınlara karşı koruruz

* Vatanımızı bölmeye yönelik faaliyetler içeren   sanatçılara sitemizde yer verilmez.

Helin Avşar; Kanserla yatıp kanserle kalkıyorum
Nikah nedir, nikahsız yaşayana ne denir, nikahsız olan çocuğun adı nedir? Bilmeyen, fuhuşu lokanta tuvaletine kadar indirgeyen sanatçı(!)mız Helin Avşar takma adlı afişte, kurduğu internet sitesinde, Müslüman Necip Türk Milleti'nin gençlerini fikr-i iğfal'e uğratmak için, Allahsızca sözler ediyordu. Annesi gibi o da ahrete kalmadan dünyada çarpıldı!..

Kanser teşhisi konulan tiroit nodüllerini aldıran Helin Avşar, “İkinci ameliyatı oldum. İster istemez psikolojik olarak üzülüyorsunuz. Artık kanserle yatıp kalkıyorum” dedi.
Atom tedavisi görecek. Tiroit nodüllerini aldıran Helin Avşar’ın doktoru Mete Düren, “Helin Hanım’a tiroit kanseri teşhisi konuldu. Kendisine atom tedavisi uygulayacağız” demişti. Kendisini zor günlerin beklediğinin farkında olan Avşar ise şu açıklamayı yaptı: “İkinci ameliyatı oldum. Artık devamlı ilaç almak zorundayım. Bir de bu atom tedavisi var. Bu ilacı aldıktan sonra iki gün kimseyle görüşemiyorsunuz.”
Kendimi iyi hissetmeliyim
İster istemez psikolojisinin bozulduğunu belirten Avşar sözlerine şöyle devam etti: “Her geçen gün hastalıkla yaşamaya alışıyorum. Moralimi de bozmamaya çalışıyorum. Doktorum bu konuda çok iyi, bana moral veriyor ve hastalığı en ince noktasına kadar anlatıyor. Aslında bu rahatsızlığı iki yıldır biliyordum ve baktırıyordum. Ablam da üzüldü tabii, ne desin yapacak bir şey yok. Bunun için kendimi iyi hissetmem gerek. Artık kanserle yatıp kalkıyorum” dedi.

Altın Kızlar çekimlere başladı
Nisan ayında atv’de ekrana gelecek olan dizide Türkan Şoray, Fatma Girik, Hülya Koçyiğit ve Nevra Serezli başlıca rolleri paylaşıyor. Dul kadınların komik hikayelerinin konu edildiği ‘Altın Kızlar’ da dürüstlüğü ile tanınan Dorothy karakterini Hülya Koçyiğit, hazırcevap ve huysuz anne Sophia’yı ise Fatma Girik canlandırıyor. Akıl almaz saflığıyla kızları çıldırtan sevgi dolu Rose olarak karşımıza çıkan Türkan Şoray ve Nevra Serezli’nin canlandırdığı çapkın tavırları ile dikkat çeken Blanche karakteri de dizinin diğer kahramanları arasında yer alıyor. Dizinin yapımcılığını Armağan Çağlayan, yönetmenliğini ise Levent Demirkale’nin yapıyor.

Teoman’ın yeni albümü çıktı
Son zamanlarda bebeklerinin kordon kanını saklayanlar arasına Güzide Duran da eklendi. Şubat sonunda, kızını ABD’de doğuran ünlü manken, bu yöntemi uygulamaya hamileliğinin ilk aylarında karar verdi. 2 bin dolarlık yöntem sayesinde; bebeklerin ileride yakalanabileceği ölümcül hastalıktan kurtulması amaçlanıyor. Bebeklerinin kordon kanını saklatanlar arasında Angelina Jolie’den Gül Gölge’ye kadar birçok ünlü var.

Acun'un ofisi tam bir cennet
Acun Ilıcalı'nın ofisi odasıyla, mutfağıyla ve bahçesiyle ev ortamından farksız. Hatta Ilıcalı sık sık bu ofiste playstation partileri vererek dostlarıyla buluşuyor.....
Ünlü televizyoncu Acun Ilıcalı'nın harika işlere imza attığı şirketi Acun Medya, ev ortamını aratmayan bir dekorasyona sahip.
Dört katlı ofis; mutfağıyla, bahçesiyle, toplantı odasıyla ve aksesuvarlarıyla çalışanlarına evlerindeki konforu yaşatıyor. Hatta Acun Ilıcalı fırsat buldukça bu ofiste yemek ve playstation partileri vererek dostlarını ağırlıyor.
ACUN ILICALI FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYINIZ...
İşte Ilıcalı'nın Marie Claire Maison dergisinde yayınlanan ofisi...
Dostları ile playstation oynuyor!
Acun Ilıcalı ev ortamını aratmayan bu dört katlı ofisinde dostlarını da misafir ediyor. Ilıcalı fırsat buldukça aralrında ünlü futbolcu Emre Belezoğlu'nun da bulunduğu en yakın arkadaşları ile playstation oynuyor.
Acıkan buraya koşuyor
Ahşap ve çeliğin ağırlıklı olarak kullanıldığı mutfakta bakliyatların bulunduğu özel raflar dikkat çekiyor. Minumum alanda maksimum kullanım sağlayan masa mekana sıradışı bir hava katmış. Mutfağın Bolulu aşçısı Serdar Çiftçi burada insanların canı ne isterse onun yapıldığını, pastaların ise hiç eksik olmadığı söylüyor.
Nostaljiyi çok seviyor
Ilıcalı'nın ofisindeki her şey önceki yıllarda kullanmaktan çok hoşlandığı eski eşyalarından oluşuyor. Odadaki kadife kumaşla kaplanmış geniş kanepe ise eve gelen misafirlerin rahat etmesini sağlıyor.
Barbekü keyfi
Binadaki bütün camlar bu yemyeşil bahçeye açılıyor. Yaz aylarında barbekü partilerinin verildiği bahçe hem şık hem de salaş bir görünüme sahip...
Motosikletten vazgeçemiyor!
Eğimli duvarlar ve camlarla daha geniş hale gelen toplantı odasının sandalyeleri ve masası özel tasarlanmış. Ahşap alanlarda meşe tercih edilirken sandalyelerde rahatlık ön planda tutulmuş. Raftaki oyuncak motosiklet ise Ilıcalı'nın motor tutkusunu vurguluyor.

’Abur cubur tutkunuyum’
Pınar Altuğ, samimi açıklamalarda bulundu. Evliliğinin ve aile yaşantısınınçok güzel gittiğini dile getiren Altuğ, Su bebeğin hayatlarına kattığı renkleri paylaşırken, bir de ilginç bir tutkusundan bahsetti Altuğ, "Ben bir abur cubur tutkunuyum" diyen güzel yıldız yemekten çok abur cubur yediğini, özellikle cips ve çikolatanın olmadığı bir dünya düşünemediğini dile getirdi

 

Bebeklerin ağlama şifresi çözüldü
Akay Hastanesi Pediatri Uzmanı Şükran Yıldırım, bebeklerin sıkıntı ve ihtiyaçlarına göre değişik şekillerde ağladıklarını söyleyerek, "Araştırmalar, ağlamanın da bir beden dili olduğunu gösteriyor. Bebekler acıktığında başka türlü, yorulduğunda başka türlü ağlıyor" dedi...
Akay Hastanesi Pediatri Uzmanı Şükran Yıldırım, bebeklerin sıkıntı ve ihtiyaçlarına göre değişik şekillerde ağladıklarını söyledi. Yıldırım, araştırmaların, ağlamanın da bir beden dili olduğunu gösterdiğini belirterek, "Bebekler ihtiyaç ve sıkıntılarını ağlayarak anlatıyor. Araştırmalar bebeklerin günde ortalama 1-4 saat ağladıklarını ortaya koyuyor. Doğuştan sorunlu olan çocuklar daha fazla ağlıyor" dedi.
Bebeğin oldukça sessiz olmasının bir rahatsızlığa işaret edebileceğini kaydeden Yıldırım, "Ağlama şekilleri belli gruplara ayrılıyor. Bebekler acıktığında başka türlü, yorulduğunda başka türlü ağlıyor. Bebeklerin bu şifreli ağlama türlerinin bilinmesi anneliği de kolaylaştırıyor" diye konuştu. Pediatri Uzmanı Yıldırım, bebeklerin ağlama türlerini ve ne anlatmak istediklerini şöyle sıraladı:
-Acı çektiğinde; keskin bir feryat, nefes almadan devam eden kısa periyod bir çığlık, içe doğru çekilerek ağlama.
-Acıktığında; düşen ve yükselen ses tonuyla kısa ağlama. Bebekler parmaklarını emer, yanaklarına vurur, annesi tarafından kucağa alınıncaya kadar bu ağlamasını kesmez.
-Yorulduğunda; uykusu geldiği zaman yumuşak şekilde, tıpkı şarkı söyler gibi ritmik bir şekilde ağlar.
-Sıkıldığında; yankı yapan bir ses tonu. Bu durumda ağlamasını kucağa alınıncaya kadar kesmez.
-Rahatsız olduğunda; huysuz ve aksi bir ses tonu. Bu ağlama türünde bebeğin altını ıslattığı, üşüdüğü, terlediği mesajları alınabilir."
"ALTI TEMİZ Mİ KARNI TOK MU"
Pediatri Uzmanı Şükran Yıldırım, bu ağlama durumlarından herhangi biriyle karşılaşıldığında ise yapılması gerekenlere ilişkin de bilgi verdi. Yıldırım, "En son ne zaman beslendi? Ona bakmamız lazım. Aç olduğunu düşünmek için son beslenmeden sonra en az 2-3 saat geçmiş olmalıdır, anne sütü alan 3 ayın altındaki bebekler için bu süre 1 saattir. İlk 6 ay emme ve arama bir reflekstir, her zaman açlığı göstermez" dedi. Yıldırım diğer yapılması gerekenlere ilişkin olarak ise şunları söyledi:
-Altı temiz mi? Bebeğin altı her beslenme öncesi ve sonrası mutlaka kontrol edilmelidir.
-Burnu tıkanık mı? Bebekler ağızdan nefes almayı bilmedikleri için burun tıkanıksa çok ağlarlar ve emmekte güçlük çekerler.
-Son iki gün içinde aşı yapıldı mı? Özellikle karma ve zatürre aşısından sonra 2 gün avutulması zor ağlamalar olabilir. Aralıklı ağrı kesici vermek gerekir.
-Bebeğe kim bakıyor? Bebeğe bakan bizzat anne değilse bebeğin göz önünde olmadığı sürede düşmüş, bir yerini incitmiş olabilir. Bebeğin tüm vücuduna çıplakken bakılmalı, bir şişlik, kızarıklık olup olmadığına, kol ve bacaklarını eşit hareket ettirip ettirmediğine dikkat edilmelidir.
-Gazı var mı? Özellikle 3 ayın altındaki bebeklerin en sık ağlama nedeni gazdır. Gazı olan bebeğin karnı şiştir, ayaklarını karnına çekerek ağlar. Ikınır veya hıçkırır. Gaz olan bebekte karın masajı, karna ılık havlu koymak, omza alınarak sırtı bebek geğirene kadar pışpışlamak, kolikli bebeklere özel yapılan müzik dinletmek, araba da gezdirmek faydalı olabilir.
MUTSUZ ANNENİN BEBEĞİ DE HUZURSUZDUR
Uzman Yıldırım, bebekle yeterince konuşmak, sevgi göstermek, ona yalnız olmadığını hissettirmenin de oldukça önemli olduğunu vurguladı. Hava koşulları uygunsa temiz havada gezdirmenin bebeğin gece rahat uyumasını sağlayacağını ifade eden Yıldırım, "Bebekler sandığımızdan daha duyarlıdır, aile içi gerginlikleri hissederler. Mutsuz bir annenin bebeği de huzursuzdur" dedi. Bebeğin yanında yüksek sesle konuşmamak, kavga etmemek ve gerginliği hissettirmemeye çalışmak gerektiğinin altını çizen Yıldırım, "Ağlayan bir bebeğe panik içinde yaklaşmak da bebeğin huzursuzluğunu artırır. Bebekle birlikte ağlanmamalıdır, bebeğe bakan kişi mümkünse sakin bir yaklaşım göstermelidir" diye konuştu.

 
 

Ölüm nedeni şüpheli, gözler otopsi raporunda
Hayatını kaybeden pop yıldızı Michael Jackson'a yapılan otopsinin tamamlandığı ancak Jakson'ın kesin ölüm nedeninin anlaşılması için sonuçlarının alınması 4-6 hafta sürecek ek testlerin yapılması gerektiği bildirildi. Los Angeles Adli Tıp kurumu sözcüsü Craig Harvey, düzenlediği basın toplantısında, üç saat süren otopside Jakson'ın bedeninde görünen bir yara ya da zedelenmeye ilişkin belirti veya ölümüyle bağlantılı cinayeti düşündürecek bir işaret olmadığını söyledi.
Michael Jackson'ın kesin ölüm nedenini belirlemek için ek nöropatoloji ve akciğerle ilgili testler gerektiğini belirten sözcü, Jackson'ın reçeteli bazı ilaçlar aldığını da kaydetti.
Sözcü, pop yıldızının ölümünün adli vaka olmasının nedeninin de ölüm kağıdını imzalayacak bir doktor bulunmaması olduğunu belirtti.
Ölümüyle ilgili ilk haberlerde hastaneye ulaştırıldığında kalbinin tamamen durduğu bildirilen ünlü yıldızın kardeşi Jermaine Jackson, Jackson'ın evinde rahatsızlandığını ve özel doktorunun bütün çabalarına rağmen kalbini çalıştıramadığını kaydetmişti.

Polat yüzünden boksa başladım
Dünyada milyonlarca kişinin izlediği 24 dizisi Kurtlar Vadisi’nin taklidi mi?
Polat Alemdar’ın hangi kıyafetleri yurtdışında bile yok satıyor? Necati Şaşmaz kendisini yakışıklı buluyor mu, Uzakdoğu sporlarına neden başladı? Onu daha ne kadar Polat Alemdar olarak izleyeceğiz? Türkiye’nin fenomen dizisi Kurtlar Vadisi’nin sevilen oyuncusu Necati Şaşmaz, sorularımızı yanıtladı
Kurtlar Vadisi altı yıldır çıtasını hiç düşürmeden yoluna devam ediyor. Neye bağlıyorsunuz bunu?
Sanırım dinamik bir yapısından dolayı tam gaz devam ediyor. Ayrıca konseptinin ve asıl karakterlerin dışında diğer karakterlerinin sık sık değişmesinden de kaynaklanıyor.
Peki, daha ne kadar devam edecek dizi? Bir nokta koymayı düşünmüyor musunuz?
Aslında daha önceleri çok nokta koyduk ama devam ettik. Şimdilik güzel bir paragrafız ama bundan kompozisyon da çıkabilir, makale de çıkabilir. Ama biz yine de her cümlemizden sonra noktamızı koyuyoruz. Ama bildiğim kadarıyla hikayemiz bittiğinde dizi bitecek. Fakat hikayemiz bitmez. Sonuçta dizinin hikayesi, bu milletin hikayesi.
Altı yıldır aynı karakteri oynamaktan sıkılmadınız mı?
Karakterin çok değişimleri olduğu için hiç sıkılmadım. Mesela dizinin ilk bölümünde Elif’le olan aşkı ve evlilik sahnesini gördük. Orada da nihayetlenseydi şimdiki gibi evlilik hayatını görecektik. Ama görmedik. Şimdi Polat evlendi. Bakalım evlilik hayatı nasıl olacak? Çok sıcak ve yaşayan bir karakter, o yüzden pek sıkıcı değil. Ama değişken olmasaydı sıkılırdım.
Herkes sizi Necati Şaşmaz olarak değil Polat olarak biliyor. Kendinizi Polat Alemdar karakterine kaptırdığınız oluyor mu?
Hayır, Necati Şaşmaz olarak da seslenmeye başladılar. Aslında insanların dışarıda beni gördüklerinde Polat diye seslenmeleri ‘Ben diziyi seyrediyorum, o kadar izleyiciden biri de benim’ demek aslında, onu fark ettim. Ama şunu da söyleyebilirim ki Polat’ın benden çaldıkları var.
POLAT BENİM ZAMANIMI ÇALIYOR

 

  

Google

Copyrights (c) 2004  karunpc İzmir

www.karunpc.org